| Peynirli sağlık |
| Perşembe, 16 Kasım 2006 | |
100 gram peynir, ortalama olarak vücudun günlük kalsiyum ihtiyacının yarısını, fosfor ihtiyacının da üçte birini karşılamaya yetecektir.Türk kahvaltı sofralarının ya da Türk rakısı için hazırlanmış olan bir sofranın vazgeçilmez bir parçası olan beyaz peynirle sınırlı değil elbette peynir türleri. Dünya üzerinde binden fazla peynir çeşidi var. Gün geçtikçe de bu çeşitlere yenileri ekleniyor. Bizim marketlerdeki peynir rafları da ithal peynirlerin gelmesiyle ve Türkiye'nin çeşitli yerlerinde üretilen peynirlerin piyasaya sunulmasıyla genişledikçe genişliyor. Peynir tüketimimiz de çeşitlilikle doğru orantılı olarak artıyor mu bilinmez. Ama peynir yaşa, cinsiyete, özel sağlık koşullarına bağlı olarak herkesin değişik miktarda ama mutlaka tüketmesi gereken bir besin maddesi. Şimdi bu "mutlaka" nın açılımına, yani peynirin içerdiği maddelere ve yararlarına bakalım. Öncelikle, peynirin yapımında kullanılan sütün yağı, peynirin olgunlaşma süresinde yağ asitlerine parçalanır ve böylece yağ daha kolay sindirilebilen bir hal alır. Yağın da vücut için hem enerji kaynağı olduğu, hem de vücut ısısını korumaktaki en önemli etkenlerden biri olduğu düşünülürse, kalp ve damar hastalıkları olan insanlar hariç, peynirin herkes tarafından tüketilmesinin zorunlu olduğu görülür. Yine peynirin olgunlaşma döneminde parçalanan bir başka madde daha vardır: Protein. Parçalanan protein daha kolay sindirilir. Protein insan vücudunda hücre yapımı, onarımı ve enfeksiyonlarla mücadele için gereklidir. Peynir ne kadar sertse, içerdiği kalsiyum ve fosfor oranı da o kadar artar. Yalnızca sütün içerdiği laktoz, bir karbonhidrat türüdür ve peynirin yapımı sırasında laktoz asidine dönüşür ya da peynirin suyuna geçer. Bu da peynirin herhangi bir nedenden ötürü karbonhidrat alması sakıncalı olan insanlar için vazgeçilmez bir süt ürünü olmasını sağlar. Peynirin içerdiği kalsiyum ve fosfor sert ya da yumuşak oluşuna göre değişir ancak 100 gram peynir, ortalama olarak vücudun günlük kalsiyum ihtiyacının yarısını, fosfor ihtiyacının da üçte birini karşılamaya yetecektir. Peynir ne kadar sertse, içerdiği kalsiyum ve fosfor oranı da o kadar artar. Kalsiyumun kemik ve diş gelişimi için ne kadar önemli olduğu düşünülürse, peynirde bulunan ve insan vücudu tarafından kolay kullanılabilen kalsiyumun önemi daha da iyi anlaşılır. Fosfor ise ancak kalsiyumla birlikte alındığında vücuda faydalı hale gelen bir mineral olduğundan, hem kalsiyum hem de fosfor içermesi nedeniyle de peynir, vücut için vazgeçilmez bir besindir. Peynirin vitamin yönünden değerli olmasını sağlayan B grubu vitaminleridir. Ki bu vitaminler suda çözünme özelliğine sahiptir. Diş sağlığının korunmasında da peynirin payı vardır. Yapısındaki kalsiyum fosfat sayesinde ağızdaki asit oluşumunu azaltır ve bu da dişlerin güçlenmesini sağlayıp diş çürümelerini engellemekte önemli bir rol oynar. Bilmiyorum, her gün yediğimiz ya da içtiğimiz şeylerin yararlarını alt alta sıralayınca, hepsi bu kadar uzun listeler oluşur mu, ama vücudumuzda bu kadar çok iş yapan peyniri yeterli derecede tüketip tüketmediğimize ve tükettiğimiz peynirin kalitesine daha çok dikkat etmemiz gerekiyor gibi geliyor bana. |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| ADnet Reklamları | Siz de reklam verin ![]() |
|