Türkçe Bilgi

(Sözlük 648.124 İngilizce ve Türkçe terim içermektedir.)
Perşembe 22-Mayıs-2008 19:52:44
Bulunduğunuz Sayfa: Anasayfa arrow Yemek İçmek arrow Yiyecekler arrow Mucize değil, soya
Mucize değil, soya
Perşembe, 16 Kasım 2006

Mucize değil, soyasoya fasulyesi, protein ve vitamin yönünden zengindir ve bu zenginlik öyle göz ardı edilebilecek çapta bir zenginlik de değildir.



Bir bitki var, etten daha çok protein barındıran, desek… Ya da kolesterolü düşürüyor desek… Hemen hepiniz kulak kesilirsiniz değil mi? Çünkü hepinizin çevresinde mutlaka kolesterolü yüksek olan birileri vardır ya da sizin kolesterolünüz yüksektir. Üstelik bu bitkinin faydası öyle saymakla bitecek gibi de değil.

Artık bilmece gibi konuşmaktan vazgeçip yazmalı bu Uzak Doğuluların "kemiksiz et" dedikleri bitkinin adını. Bazılarınız yazının ilk cümlesinden beri neden bahsettiğimi biliyorsunuz ve "sıkıldım artık" diyeli de çok oldu.

SOYA. Evet, bu bitkinin adı soya fasulyesi. Ve şimdi hep birlikte soyanın az önce "saymakla bitmez" dediğimiz yararlarını göreceğiz.

Bir kere, soyanın en büyük özelliği etten daha çok protein içermesi. Etin barındırdığı ortalama protein miktarı yüzde 15-16 iken soyada bulunan protein miktarı ise yüzde 38 civarında. Bu da soyanın hem et yemeyi tercih etmeyenler, hem de et yemesi sağlık açısından sakıncalı olanlar için önemli bir besin maddesi yapıyor.

Erkekler için belli bir yaştan sonra tehdit olmaya başlayan prostat kanserinin önlenmesinde önemli rol oynuyor soya. DHT diye bir madde var ki bu madde, erkeklerde prostat kanserinin oluşumunda etkin rol oynuyor. İşte soya fasulyesi DHT’yi etkisiz hale getiriyor ve bu işi de şöyle başarıyor. Soya fasulyesi yedikten sonra bağırsaklarda oluşan equol maddesi DHT’nin işlevini sıfıra indirgiyor.

Soya fasulyesi kolesterol içermiyor ve içerdiği yağ asitleri doymamış. İçerdiği yağlardan biri de lecitin ve bu yağ insan hücreleri tarafından ihtiyaç duyulan bir yağ. Kolesterolün kandaki yükselişini ve karaciğerde şeker birikmesini engelliyor aynı zamanda.

Folik asit B vitaminin türevi olan bir maddedir. "Şimdi nereden çıktı bu folik asit" demeyin çünkü bu madde beyin gelişiminde, özellikle bebeklerin sinir gelişiminde etkili ve vücuttaki yetersizliği kansızlığa neden olabiliyor. İşte bu madde bakımından da çok zengin soya. Hatta bu vitaminin ilk keşfedildiği gıda maddesi olan ıspanaktan daha çok folik asit barındırıyor.

İçerdiği isotlovan maddesi sayesinde orta yaş ve üzeri kadınlarda ortaya çıkabilecek, meme kanseri riskini azalttığı, kemik erimesi hastalığını ve diğer kanser türlerinin oluşmasını engellemekte etkili olduğu ve menapoz dönemindeki kadınların ateş basması gibi birtakım şikayetlerini azalttığı yapılan birtakım deneylerle kanıtlanmıştır.

Yüzyıllardır soya fasulyesi tüketen Asya toplumlarıyla soyayı daha sonra keşfetmiş olan Avrupa toplumları arasında kıyaslamalar yapılmış ve bu kıyaslamalardan şöyle bir sonuç çıkarılmıştır. Soya yukarıda saydığımız birtakım kanser türlerini engellemekte, meanpoz etkilerini minimum seviyeye indirmekte etkilidir. Dahası da var; soya fasulyesi, protein ve vitamin yönünden zengindir ve bu zenginlik öyle göz ardı edilebilecek çapta bir zenginlik de değildir.

Saymaya çalıştığımız yararlar sadece ön plana çıkmış olanlardı. Bizler henüz tam olarak keşfetmiş sayılmayız soya fasulyesini. Biz derken Türklerden söz ediyoruz. Yeni yeni giriyor mutfaklarımıza soya ve soyadan yapılan çeşitli soya ürünleri. Alternatif bir protein kaynağı ve hakkında bir sürü iyi şey söylenmiş bir besin maddesi olarak soya herhangi bir ürününden başlanarak denenmeye değer bence.
(e-kolay)


 
< Önceki   Sonraki >

 ADnet Reklamları Siz de reklam verin