| Pazar 07-Eylül-2008 08:19:39 | (Sözlük 655.580 İngilizce ve Türkçe terim içermektedir.) |
| Kapitülasyonlar |
| Cuma, 29 Eylül 2006 | |
TanımıÖzellikle Osmanlı İmparatorluğu'nda yabancı uyruklulara tek taraflı olarak bahşedilen ya da anlaşmalarla verilen ekonomik, adli, idari vb. hak ve ayrıcalıklara kapitülasyonlar denir. Kapitülasyon kelimesi Latince caput'tan (baş) gelir ve baş eğmek, teslim anlaşması yapmak anlamlarını taşır. Kapitülasyonlara örnek olarak Osmanlı kentlerinde örgütlenebilme hakkı, yabancıların kendi aralarındaki anlaşmazlıklarda konsolosluklara yargı yetkisi tanınması, Osmanlı topraklarında seyahat, taşımacılık ve satış serbestliği, Osmanlı sularında gemi işletme hakkı verilebilir. Ortaya Çıkış NedenleriKapitülasyonların ortaya çıkışı öncelikle yabancı topraklara yerleşen yabancıların kendi ülkelerinde alışık oldukları güvenceden yararlanma isteğinden kaynaklandı. Diğer taraftan, Osmanlı İmparatorlu'nda hukuk sisteminin şeriata dayanması Osmanlı ile ticaret yapan yabancıları kapitülasyon arayışına itti.Ayrıca osmanlının dış ülkelere borçlanmasından dolayı da oldu. Asıl ortaya çıkış sebebi ise Coğrafi keşiflerden sonra Osmanlının Akdeniz ticaretini geliştirmek istemesindendir.ve Evre Evre KapitülasyonlarBirinci Evreİlk kapitülasyonlar Bizans, Selçuklu ve Akdeniz kıyısındaki Arap ülkeleri tarafından verildi. Bu devletlerin amacı ticareti kendi ülkelerine çekmekti. 14-15. yüzyıllarda Osmanlı İmparatorluğu da aynı nedenlerle Venedik ve Cenevizlilere kapitülasyonlar vermişti. İkinci Evreİkinci evre, 16. yüzyılda Hindistan'a deniz yolunun keşfi üzerine başladı, zamanla Avrupa'nın merkantilist politikasının aracı haline geldi Kapitülasyonlar 1740 yılında I. Mahmut ve XV. Louis arasında yapılan bir anlaşmayla sürekliliği olan devletlerarası bir ticaret sözleşmesine dönüştü. Bu evre sırasında Osmanlı hâlâ kendine yeterli bir ekonımik birimdi. Üçüncü EvreBu evre, "eşitsiz mübadele"yle başladı. 19. yüzyıldaki sanayi devrimi her şeyi değiştirdi. Osmanlı ve Avrupa arasında artık bir nitelik farkı doğmuştu. Osmanlı topraklarını Avrupa'ya tek bir pazar olarak açan 1838 ticaret anlaşması yalnızca bir ticaret değil aynı zamanda ileri düzeyde bir kapitülasyon almaşmasıydı. İhracat yasağı ve devlet tekelleri kaldırıldı. Yabancı tüccarlar yerli tüccarlarla aynı haklara sahip oldu. Bundan sonra Osmanlı artık mamül mal üretemeyecek, kumaş yerine iplik, iplik yerine ham pamuk ya da yün hatta pamuk kozası satar hale gelecektir. Yabancıların ayrıcalıkları zamanla gayrimüslim Osmanlılara da tanındı. Osmanlının borçlanmaya başlaması kapitülasyonlarla birleşince, Osmanlı kendisini önce Düyun-u Umumiye'ye teslim etmiş, ardından yabancı şirketlere çok büyük imtiyazlar vermiş (demiryollarının işletilmesi gibi) ve sonunda Sevr Antlaşması'nın Osmanlının tüm maliyesini elinde tutacak olan bir Maliye Komisyonu kurulmasını öngören 232. Madesini kayıtsız şartsız kabul etmiştir. Kapitülasyonların KaldırılmasıKapitülasyonları kaldırma sözü Kırım Savaşı'nın ardından 1856'da alınmıştır. Ancak, Osmanlıya verilen bu söz hiçbir zaman yerine getirilmemiştir. İttihat ve Terakki'nin 1914 yılında kaldırdığı kapitülasyonlar Sevr Anlaşması ile daha da güçlü bir şekilde Osmanlı'nın sırtına bindirildi. Kapitülasyonlar Kurtuluş Savaşı sırasında Sovyetler Birliği ile yapılan 16 Mart 1921 Anlaşmasının 7. Maddesiyle "geçersiz ve kaldırılmış" sayıldı. Kapitülasyonların gerçek anlamda kaldırılması ise Lausanne Anlaşması ile gerçekleşti. |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| ADnet Reklamları | Siz de reklam verin ![]() |
|