| Bursa İznik Müzesi (Nilüfer Hatun İmareti) |
| Cumartesi, 17 Kasım 2007 | |
Sultan I. Murad'ın annesi Nilüfer Hatun'un anısına 1388 yılında inşa ettirilmiştir. İmaret olarak kullanılan yapı, yoksullar için her gün yemek dağıtılan bir hayır kurumuydu. Cumhuriyet Döneminde değişik gereksinmeler için depo olarak kullanılmış, 1960 yılında müze olarak hizmete açılmıştır.Tarihsel bir yapı olan imaret 14. yüzyıl Osmanlı mimarisinin en güzel örneklerinden birisidir. Osmanlı mimarisinde ters T planı ilk kez bu yapıda görülür. Yapı, kubbe ve tonozların örttüğü sütun ve payelerin taşıyıcı oldukları bir revakla başlar. Üzerinde kitabe bulunan bir kapı ile ana bölüme girilir. Ana bölüm, merkezinde bir aydınlatma feneri bulunan bir kubbe ile örtülüdür. Ana bölümden üzerleri birer kubbeyle örtülü yan mekânlara geçilir. İmaret, Bizans'a özgü çok zengin ve renkli taş ve tuğla işçiliği ile dikkat çeker. Müze Caddesi, İznik Tel : (0224) 757 10 27 - 757 19 60 Pazartesi dışında her gün 08.00-12.00/13.00-17.00 saatlerinde ziyarete açıktır. İznik Ayasofya MüzesiAyasofya 4. yüzyılda bazilika tipinde inşa edilmiş bir kilisedir. Yapı ikonoklastik dönemde (726-842), 11 Ekim 787 tarihinde İznik'te toplanan 7. Ruhani Konsil'le anılır. İkonoklastik dönemde dinsel konuların figüratif işlenişi yasaklanmış, sembolizm etkili olmuştur. İmparatoriçe Eirene tarafından resmi yeniden sevdirmek için düzenlenen bu dini toplantı, tarihe 2. İznik Konsili olarak geçmiştir. 11. yüzyıldaki depremden sonra, mimarisinde önemli bir değişiklik yapılarak nefler payelerle sınırlandırılmıştır. Apsis'in iki yanında, üzeri kubbelerle örtülü birer oda yan mekan vardı. 1331'den sonra Orhan Gazi tarafından camiye dönüştürülmüştür. Kanuni Sultan Süleyman (1520-1566) zamanında, Mimar Sinan tarafından bir mihrap ilave edilerek, yan neflerde büyük kemer açıklıkları oluşturulmuştur. Yapı Bizans Dönemine ait bazı fresko ve mozaik kalıntıları içerir. Freskolar, postoforium odalarının kubbe ve duvarlarında, ayrıca yan nef duvarındaki mezarın üzerindedir. Mezarın üzerindeki fresk; Meryem, Hz. İsa ve Johannes tasvirlerini içerir. Döşeme mozaiği (11.yüzyıl) renkli taşların belirli geometrik şekillere göre kesilmesi ve geçmeli bir desenle birleştirilmesi suretiyle meydana getirilmiş bir yer süslemesi olup orta nefte yer alır.Osmanlı Dönemine ait bezemeler ise güneyde yer alan kemer başlangıcındaki kalem işi yazı, bitkisel motiflerle süslü şerit ve iç mihraptaki küçük bir zencerek motifli alçı kalıntısıdır. Bu eski Ayasofya Kilisesi (camii) günümüzde anıt-müze olarak ziyarete açıktır. Müze SeksiyonlarıMüzede sergilenen eserleri, İznik ve çevresinden elde edilen ve bilimsel kazılarda çıkarılan eserler oluşturmaktadır. Müze bahçesinde; Roma, Bizans, Osmanlı Dönemi eserleri sergilenmiştir. Bu eserler, sütun başlıkları, lahitler, kabartmalar, korkuluk levhaları, ambonlar, steller, yazıtlar, çörtenler, kuyu bilezikleri ve İslâmî mezar taşlarından oluşmaktadır. Kapalı teşhirde ise, arkeolojik, etnografik, sikke ve İznik çinileri sergilenmektedir.Ana bölümde sergilenen arkeolojik eserler Prehistorikten (tarih öncesi) Bizans Dönemi sonuna kadar olan döneme aittir. Yine aynı bölümdeki sikke seksiyonunda Arkaik Dönemden (M.Ö. 7. yüzyıl), Osmanlı Dönemi sonuna kadar (1923) basılmış örnekleri, etnografik seksiyonda ise yörenin yakın geçmişteki örf adetlerini, kültürel ve sosyal yapısını yansıtan örnekler yer almaktadır. Bunlar, Müzenin güney ve kuzey mekânlarında sergilenmektedir. İznik Keramik ve Çini seksiyonlarıYapıldıkları dönemde geniş kullanım alanı bulan, İznik'te üretilen 15-17.yy'lara ait eşsiz çini buluntuları, müzenin güney mekânında sergilenmektedir. 11-14.yy larda yine İznik'te üretilen İznik keramikleri kuzey mekânında teşhir edilmektedir. Halen müze seksiyonlarında, 2000'i aşkın arkeolojik eser, 300 sikke, 500 İznik çinisi ve seramiği ile 150 adet etnografik eser sergilenmektedir. Teşhirde yer alan eserlerin %98'i bilimsel kazılardan ele geçen buluntulardır.Çevrede Yapılan Bilimsel KazılarOrhangazi İlçesi sınırları içinde yer alan Ilıpınar Höyük'te, kazılara Hollanda Tarih ve Arkeoloji Enstitüsü başkanı Dr. Jacob Roodenberg başkanlığında 1987 yılında başlanmıştır. Türk-Hollanda bilim adamları ile öğrencilerin katılımı sonucunda yapılan kazılarda M.Ö. VI. bin yılı kültür tabakasına kadar inilmiştir. Çalışmalarda tarih öncesi dönemlere ait çok önemli bulgular ortaya çıkarılmıştır. Bunlar arasında yer alan çeşitli ev kalıntıları, tarih öncesi dönemlere ait pişmiş toprak, kemik, taş, bronz aletler ile çeşitli mutfak eşyaları, ziraat aletleri, kozmetik kapları ile kolyeler, yapıldıkları dönemin yaşamı hakkında geniş bilgi vermektedir. Höyükte ortaya çıkarılan mezarlar da bize ölü gömme adetlerinin nasıl olduğunu göstermektedir. Höyük buluntuları arasında yapılan C14 analizleri, ziraatin bölgede ilk başladığı yerleşim yerinin Ilıpınar Höyük olduğunu kanıtlamaktadır. |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| ADnet Reklamları | Siz de reklam verin ![]() |
|