| Cuma 22-Ağustos-2008 03:37:00 | (Sözlük 655.580 İngilizce ve Türkçe terim içermektedir.) |
| ağvada tatil |
| Perşembe, 13 Temmuz 2006 | |
|
Arkası orman, önü deniz ve iki nehir arasına kurulu bir köy Ağva. Ağva zaten Latincede "iki dere arasındaki köy" anlamına geliyor. Göksu ve Yeşilçay dereleri Ağva'dan geçip Karadeniz'e dökülüyor. Ağva'da yeme içme denince ilk akla gelen balık. Balık restoranlarının çoğu da Yeşilçay deresi kenarında. Ama biz bu sefer tekir ve istavritlerimizi Fener Büfe'de deniz kenarında dalga sesleri eşliğinde yiyelim diyoruz. Fener Büfe'nin sahibi Celal Keskiner, balıkların tazeliği ve lezzeti konusunda iddialı. Ağva'da yaz kış balık yersiniz diyor. Burada her kesime ve her keseye hitap eden yerler var. Zaten her lokantanın önünde girmeden önce fiyat listelerini görüyorsunuz. Göksu deresi tarafına gittikçe fiyatlar artıyor. O bölgelerde birçok yiyecek İstanbul'dan geliyor. Ama yemeğinizi nerede yerseniz yiyin, deredeki balıklara da birkaç parça atmayı unutmayın. Sanki deredeki bütün balıklar sizin attığınız yemlere geliyor. Zaten dere kenarında saatleriniz geçirebilirsiniz. Ağva'nın nüfusu 3000 kişi civarında. Ama yazın özellikle haftasonları bu rakam 10. 000'e çıkıyor. Denizde ya da derede yüzmek için buraya gelenler de var, sadece lezzetli bir yemek için gelen de... Deniz kenarına gidince, sizi Karadeniz'in dalgaları karşılıyor. Cankurtaran Necmettin, denizin her zaman böyle dalgalı olmadığını söylüyor. İki kilometrelik Ağva sahili özellikle haftasonları çok dolu oluyor. Ağva'ya gelince Şile bezi almadan dönmek olmaz. Eğer cuma gününe denk geliyorsanız ayrıca buraya köylülerin getirdiği taze süt, yumurta, sebze ve meyveden de alabilirsiniz. Hiçbir şey almasanız bile köy pazarında gezinmek bile keyifli. Biz biraz geç kalıyoruz gerçi, sabah erken saatlerde gelmek gerekiyor ama hala herşey o kadar taze görünüyor ki... Mantar... Kiraz... Peynir... Sebzeler... Hepsi civar köylerden geliyor. ![]() Pazardan sonra tabii hemen Şile bezi kıyafetler satan bir dükkana dalıyoruz. Her renkte el işlemeli birçok çeşit var. Terletmediğinden yaz için ideal bir giysi. Ağva esnafı ve halkı da güleryüzlü. Ağva'nın merkezindeki dükkanlarda da takılara bakıyoruz. Rengarenk çeşit çeşit boncuklar, kolyeler ve küpeler bizleri bekliyor. Ağva'ya gelenler, genelde bir tekne turu yapmadan gitmiyor. Turlar tekne dolunca kalkıyor ama pek sıra beklemiyorsunuz, hemen mavi ve yeşil sulara açılıyorsunuz. Biz bu kez Göksu Deresi'nde salla gezmeyi tercih ediyoruz. Yanımızdan geçen deniz bisikleti, kano ve sandallardakilerle selamlaşarak ilerliyoruz. ![]() Son yıllarda yeni açılan tesislerle, Ağva yepyeni bir kimliğe bürünmüş. Artık küçük bir sahil kasabası havasında değil. Bazı haftasonları aşırı ilgi görmeye başlaması, aslında Ağva sakinlerini pek memnun etmiyor. Çoğu işletmeci, müdavimlerimiz bize yeter diyor. Göksu deresi tam anlamıyla yeşil bir cennet. Her tarafınız yemyeşil. Su da. Ama bu renge aldanmamak gerek. Cam bir bardağı suya daldırıyoruz. Neredeyse içilecek kadar berrak bir suyu var aslında Göksu'nun. Yeşil renk etraftaki ağaçların ve derenin dibindeki yosunların renginin bir yansıması. Göksü deresinde yüzülüyor. Ama denize girmek isterseniz, dere kenarındaki otellerin hemen hepsi, sizi tekne ile koylara bırakıp, istediğiniz saatte alıyor. Su sporları meraklılarına da birçok imkan var. Balık tutmak isteyenlerin de oltası pek boş kalmıyor. İki dere ve deniz olunca, bizim gibi acemi balıkçıların bile şansı bol. Göksu deresini köprü üzerinden geçmek mümkün ama sal evlerle karşıdan karşıya geçmek çok daha keyifli. Ağva, çevresindeki Kilimli ve Kadırga koyları, korular, şelaleler ve keşfedilmeyi bekleyen doğa köşeleri ile yürüyüş yapmak isteyenlere bir çok alternatif sunuyor. Yöredeki, çadır kamp alanı da yaz aylarında ilgi görüyor. ULAŞIM Ağva'ya Şile yolu üzerinden birkaç farklı güzergahtan gelmek mümkün. İstanbul -Şile arası otobanı takip ederek, Ağva'ya sahil yolundan gitmek en kısası. Ama biz, daha uzun olsa da, yeşillikler içindeki dağ yolunu seçtik. Şehirden çıktıktan yaklaşık bir buçuk saat sonra Ağva'daydık. Ayrıca Üsküdar-Şile ve Ağva arasında düzenli otobüs seferleri de yapılıyor. YEMEK Derenin iki tarafında da irili ufaklı birçok restoran ve otel var. Bu tesisler, büyük şehir insanının ihtiyaçlarını karşılayacak nitelikte, son derece modern. Tabii gece ve gündüz sükunet ve huzur arayanlar için. Her tesisin kendine has özellikleri var. Yeşilçay Tatil Köyü'nde odalara girdiğinizde mis gibi çam kokusu geliyor burnunuza, evler tamamen ahşap. Piccolo Mondo Oteli'nin Osmanlı tarzı odalarında ya da güneşlenme terasında otelin son derece sevimli köpeği Shiba'yla oynayarak şehirden tamamen kopmak mümkün. Greenline'da şarap eşliğinde peynir yiyerek daha romantik bir haftasonu geçirebilirsiniz. Ya da Riverside'ın villa dağ evinde veya bungalowlarında... Pansiyonlarda kişi başı 10-25, Göksu'daki otellerde hafta içi 40-45 haftasonları ise 60-80 milyon arasındaki fiyatlarla kalmak mümkün. Liman Balık Restaurant 0216 721 81 99 Antik Restaurant 0216 721 72 76 Fener Büfe 0216 721 84 46 KONAKLAMA Piccolo Mondo 0216 721 73 79 www.piccolomondohotel.com Greenline 0216 721 84 91 www.agvagreenline.com Yeşilçay Tatil Köyü 0216 721 73 48 www.yesilcay.com.tr Acqua Verde 0216 721 71 43 www.acquaverde.com.tr Club Grand Becassier 0216 721 72 86 www.clubgrandbecassier.com Riverside Club 0216 721 82 93 www.riverside.com.tr Motel Tahir 0216 721 80 12 AKLINIZDA BULUNSUN Ağva'yı ziyaret edenlerin en büyük uyarısı sineklerle ilgili. İlaçlama yapılsa da akşamları sivrisinek çok olabiliyor. Siz siz olun, sinek ilacınızı yanınıza alın ki keyfiniz hiç bozulmasın. Bir de ceketinizi unutmayın. Çünkü burada hava özellikle akşamları genelde esiyor. Hatta bu yüzden odalarda klimaya bile gerek görülmüyor. |
|
| Son Yenileme ( Perşembe, 26 Nisan 2007 ) |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| ADnet Reklamları | Siz de reklam verin ![]() |
|