| Salı 07-Ekim-2008 11:18:24 | (Sözlük 655.580 İngilizce ve Türkçe terim içermektedir.) |
| Osaka |
| Çarşamba, 16 Mayıs 2007 | |
Japonya’nın Tokyo’dan sonraki en önemli kenti. Ya da bir gökdelenler ormanı... Sakinlerinin çok çalışıp aynı yoğunlukta eğlendikleri Kansai Bölgesi’nin en büyük kenti olan Osaka, farklı şekil ve boyutlardaki gökdelenlerle dolu... Kimi upuzun kule gibi gökyüzüne uzanıyor, kimi at nalı ya da ters ‘U’ şeklinde... Hatta bazısı uzunluğunun yanında iskambil kâğıdı gibi ipince... Çok büyük şiddette deprem yaşayan Kobe’nin bu kadar yakınındaki bir kentin mimarisi ilk bakışta beni hem şaşırtıyor hem de hayran bıraktırıyor.NÜFUS BİLGİLERİ * Nüfusu: 2,636,538 kişi * Yüzölüçümü: 222.11 km² * Nüfus yoğunluğu: 11,870 kişi/km² CANLI BİR TİCARET MERKEZİ 2.7 milyon nüfusuyla Tokyo ve Yokohama’dan sonra Japonya’nın en kalabalık üçüncü şehri olan Osaka, tarihi boyunca canlı bir ticari hayata sahip olmuş. Bunun en önemli nedenlerinden biri de Japonya’nın eski başkentleri Kyoto ve Nara’nın yakınında bulunması ve giderek gelişmesi... Bu ideal konumu sayesinde Osaka, 1500 yıldır Japonya’nın ticari merkezi olma özelliğini koruyor. Yüzyıllar boyunca tarih sahnesinde görünen, hatta kısa bir süre Japonya’nın başkenti de olan Osaka, asıl önemini büyük generallerden Toyotomi Hideyoshi’nin 16. yüzyılda burada Japonya’nın en muhteşem kalesini inşa etmesiyle kazanır. Hideyoshi, ticareti destekler, şehrin zenginleşmesini sağlar. Osaka, Edo döneminde (1603-1867), pirinç ve pek çok ticari malın dağıtımında önemli bir merkez olur. Ticaretle zenginleştikçe, sanat ve yeme kültürü de gelişir Osaka’da. Bugün de Japonların geleneksel sahne sanatları olan, klasik tiyatroları ‘kabuki’yi ve kukla tiyatrosu ‘bunraku’yu izleyebileceğiniz salonlar bulabilirsiniz. Geçmişi 794-1192 yıllarındaki Heian dönemine kadar uzanan Bunraku Kukla Tiyatrosu, Osaka’da doğmuş. Ortalıkta alenen gözüken üç kukla oynatıcısı, insan boyunun üçte ikisi yüksekliğindeki bu kuklaların sadece kol ve bacaklarını değil, aynı zamanda gözlerini ve dudaklarını da oynatacak kadar marifetliler. Böylece kuklaların üzüntü, neşe ve korku ifadeleri kolayca anlamlandırılabiliyor. ![]() YÜRÜYEREK DEĞİL KOŞARAK! 1970’te Dünya Expo, 2002’de Dünya Kupası’na ev sahipliği yapan Osaka, telaşlı, koşuşturmalı ve eğlenceli bir şehir. Osaka’da insanların dünyanın diğer yerlerinde yaşayanlardan daha hızlı yürüdüğünü söylerler. Örneğin, tatlı bir rekabete giriştikleri Tokyolular ile aralarındaki farkı şöyle özetliyor Osakalılar: “Tokyolular yürüyen merdivenlerin sağını, biz ise solunu kullanıyoruz.” Böylesine hızlı bir şehrin, gece hayatı da çok renkli. Tiyatroların, dükkânların ve restoranların çevrelediği Dotonbori’yi zaten görmemeniz mümkün değil. Buranın bir özelliği de rengârenk tabelaları... Hava karardığında neon ışıklarının gün ışıyana dek süren dansını seyredebilirsiniz. Osakalıların ‘özdeyiş’lerinden biri de şu: Kyoto’da bıkıncaya kadar (orijinali patlayıncaya kadar!) kimono, Osaka’da ise bıkıncaya kadar yemek görebilirsiniz. Öyle ki Osakalı aşçılar, yerinde duramayan hemşerileri için özel fast food çeşitleri geliştirmişler. Bunlardan biri de, içi ahtapot parçalarıyla doldurulmuş bir çeşit mantıya benzeyen ‘takoyaki’. Tatmanızı tavsiye ederim. HEM EĞLENCE HEM ALIŞVERİŞ Osaka’da görülecek yerler arasında önceliği Osaka Kalesi’ne vermek gerekir. ![]() 1586 yılında Toyotomi Hideyoshi tarafından yaptırılan kalenin inşaatında yüz bin işçi geceli gündüzlü çalışmış. Japonya’nın birleşmesinde önemli bir görevi olan kale, kayalık bir tepenin üzerine inşa edilmiş. Dışarıdan beş, içeriden sekiz katlı olan ana yapısının en üst kattaki taraçasından tüm Osaka’yı kuşbakışı seyredebilirsiniz. Hemen her büyük kentin görülecek dev akvaryum parkları var ama Osaka’dakinin bu gördüklerinizden bambaşka olduğunu söyleyebilirim. Kaiyukan adı verilen bu akvaryum parkı, dünyanın en büyüklerinden... Biri dünyanın en büyüğü olmak üzere 14 su tankında, balina köpekbalıklarından penguenlere 35 binden fazla türe ev sahipliği yapan akvaryum, Pasifik Okyanusu’nun Ateş Çemberi (volkanik bölümü) ve Hayat Çemberi üzerine temalandırılmış. Amerika dışındaki tek Universal Studios da Osaka’da... Orlando’dakinin hemen hemen aynısı olan bu dev eğlence parkında Hollywood stüdyolarında dolaşabilir, Jurassic Park’ta bir nehir macerası yaşayabilir, 1930’ların New Yorku’nda gezinebilirsiniz. Eğer alışveriş yapmak istiyorsanız Umeda ve Namba semtlerine mutlaka uğrayın derim. Özellikle Umeda’da, sadece yerin üstünde değil yerin altında da hareketli bir yaşam göreceksiniz. Modern yeraltı çarşıları, alışveriş tutkunlarının aklını başından alabilir. ![]() Kentin giriş kapısını da atlamamak lazım. Sadece Osaka’ya değil, yurtdışından Japonya’ya gelen ziyaretçilerin de başlıca giriş yolu olan Kansai Uluslararası Havaalanı, Osaka Körfezi’ndeki yapay dolgu bir ada üzerinde yapılan inşaatı ile de dillere destan. Uçtan uca 1.6 km uzunluğundaki terminal binası, dünyanın en uzun binası unvanına sahip. Havaalanının bir adım ötesi ise Nara, Kobe ve Kyoto’ya götürür sizi...
Favorilerim Arasında Ekle
Bookmark
Email
Yorumlar (0)
![]() |
| < Önceki |
|---|
| ADnet Reklamları | Siz de reklam verin ![]() |
|