|
Pazartesi, 05 Şubat 2007 |
1) Üretim yapılan yerin dikey olarak üzerinde bulunan stabil veya akıcı kitle. Üretim yapılan yerin tavanı, az meyilli maden yataklarında ya damarın tavan taşı veya eskiden alınmış damar diliminin göçüğü (eski), dik maden yataklarında eski imalat, cevher veya kömür olabilir. 2) Bir maden ocağı içerisinde çalışılan yerin, üstündeki yatay veya meyilli olabilen ayırım düzlemleri. 3) Tabaka halinde maden yatakları düşünüldüğünde, madenin üst sınırını teşkil eden düzlem. 4) Galerinin üst kısmı (galeri tavanı).
TAVANA ATIM, Damar içinde sürülen bir taban veya kılavuzda rastlanan fayın geçilmesinde, damarın diğer parçasının tavan tarafına atılmış olması hali.
TAVAN BASMASI, Tavan basınçlarının tahkimatı deforme etmesi. Basınç yandan geldiği takdirde meydana gelen etkiye de yan basıncı denir ve tahkimat deformasyona uğrayabilir.
TAVAN BOŞLUĞU, Galerilerde ve ayaklarda tahkimatın üstünde bulunan boşluk.
TAVAN CIVATASI, 1) Tavan katmanlarını tutabilmek için tavanda açılan deliklere yerleştirilen özel saplama. Bu saplamalar imalat şekline göre çıkarma-, çekme kamalı, konik gerdirmeli vb. şekillerde imal edilir. —> Ankeraj tahkimatı. 2) Rufbolt. 3) Tavan saplaması.
TAVAN FIRÇASI, Galeri tahkimatında boyunduruğu desteklemek için iki yandirek veya iki sarma arasında vurulan ve tahkimat direklerine nazaran daha ince olan iki ucu kurtağzı olarak hazırlanmış takviye direk. —> Fırça vurmak.
TAVAN KILAVUZU, —> Kılavuz.
TAVAN LAĞIMI, —> Kılavuz. Taban-Tavan galerileri.
TAVAN OTURMASI, Tavanın tahmin edilen süreden önce, ani olarak göçmesi, yerleşmesi.
TAVANTAŞI, 1) Damarın tavanını teşkil eden kayaç. 2) Belli bir madeni içeren formasyonun üstünü örten kayaçlar.
TAVAN TOPUĞU, Askıda bırakılan emniyet topuğu. —> Emniyet topuğu.
|