|
Beşerî dil (Le langage humaine)
|
|
Pazartesi, 25 Aralık 2006 |
İnsanlar tarafından yaratılan tabiî dillere beşerî dil denir. Beşerî dillerin yanında, hayvanların dilinden, jestlerin dilinden, çiçeklerin dilinden söz edilir. Beşerî dillerin dışındaki anlatımlara niçin dil denildiğini anlamak zor değildir: Çünkü bu anlatımlarda bir “signal” ve bir “mesaj” vardır. Köpeğin dişlerini göstermesi bir sinyaldir ve bunun belli bir anlamı “mesaj” vardır.
Diğer bütün diller bu yönleriyle beşerî dile benzerler. Fakat beşerî dilleri diğer dillerden ayıran temel üç fark vardır: 1) Beşerî olmayan diller, içinde bulunulan anı dile getirir. Buna karşılık beşeri diller geçmişteki yahut gelecekteki şeyleri, farazî hatta imkâsız şeyleri de dile getirme gücüne sahiptir. Bu, dilin yer değiştirme (capacité de déplacement) kapasitesidir. 2) Beşerî diller, kendi kendisini açıklama gücüne sahiptir. Bir kelimeyi anlamadığımızda karşımızdakine o kelimenin anlamını sorabiliriz. Daha önemli olarak bütün diğer dil sistemleriyle ifade edilmiş bir şeyi kendi dil sistemimizle anlatabiliriz. Meselâ kırmızı yanan trafik lambasını “dur diyor” diye dilimize çevirebiliriz. Bu, dilin üst dil (metalinguistique) kapasitesidir. 3) Beşerî dillerde sonlu sayıda olan kelimelerle sonsuz sayıda cümle kurabiliriz. Dilin bu özelliğine birinci boğumlanma adı verilir. Diğer taraftan alfabeyi oluşturan çok sınırlı ses yahut harflerle yüz binlerce kelime yaratılabilmektedir. Beşerî dilin bu özelliğine de ikinci boğumlanma adı verilir. Bu iki özelliğe dilin çift boğumlanma özelliği (double articulation ) adı verilir.
|