| Yoldan kalmak |
| Pazar, 25 Mart 2007 | |
|
Gitmek istediği yere gidememek, alıkonmak, bir engel dolayısıyla gecikmek."Çekilin önümüzden, bizi biraz daha oyalarsanız yoldan kalacağız." Yol geçen hanı: Hemen herkesin girip çıktığı, uğradığı yer."Sanki bu ev yol geçen hanı, hiç mi rahat etmeyeceğiz kendi evimizde!" Yol göstermek: 1. Rehberlik etmek, yolu bilmeyene tarif etmek, nasıl gidileceğini anlatmak. 2. Nasıl davranılacağını, ne yapılacağını öğretmek."Benim elimden bir şey gelmez, patrona git, o bir yol gösterir sana." Yol iz bilmemek: 1. Bulunduğu yerde yabancı olup gideceği yolu ve yeri bilmemek. 2. Görgüsüz davranmak. Yol kesmek: 1. Birinin geçmesine engel olmak. 2. Issız yerlerde, yollarda soygunculuk yapmak."Düğün alayının yolunu kesmiş eşkıyalar." Yol tutmak: Yaşayışını inandığı, doğru bildiği bir düzende sürdürmek."Sen de kendine özgü bir yol tuttun demek!" |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| ADnet Reklamları | Siz de reklam verin ![]() |
|