| Cuma 05-Eylül-2008 13:46:07 | (Sözlük 655.580 İngilizce ve Türkçe terim içermektedir.) |
| Yeri yurdu belirsiz |
| Pazar, 25 Mart 2007 | |
|
Serseri; ne iş yaptığı, nerde kaldığı, nereli olduğu bilinmeyen."Yeri yurdu belirsiz bu adama yüz verme demedim mi?" Yerle bir etmek: Bir yeri yakıp yıkmak, tahrip etmek, temeline kadar söküp dağıtmak, taş taş üstüne bırakmamak."Koca kenti bir saat bombalayıp yerle bir ettiler." Yerli yersiz: Uygun olsun olmasın, uygun zamanı kollamadan."Yerli yersiz konuşup duruyor geveze adam." Yer tutmak: 1. Bir yeri kaplamak. 2. Birine bir yer ayırmak."Salonda yer tutmak yasaktır!" Yer vermek: 1. Önemini belirtmek. 2. Kendi yerini bir başkasına vermek. 3. İmkân tanımak."Bu fikre de yer vermeliyiz." Yer yarılıp içine girmek: 1. Çok utanmak. 2. Yitirilen şey bir türlü bulunamamak."Yer yarılıp içine girdi sanki, önceki gün şurada duruyordu." |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| ADnet Reklamları | Siz de reklam verin ![]() |
|