| Sık Kullanılanlar Listesine Ekle Çarşamba 19-Kasım-2008 20:51:22 (Sözlük 1.700.000 İngilizce ve Türkçe terim içermektedir.) |
| Turgut'a |
| Çarşamba, 26 Eylül 2007 | |
|
Eylül mezarlıklarından şimdi her gece ellerinde fenerlerle geçen arkadaşlarım Oturup düşündüm unutkan bir ülke eylül Herkes unutuyor ancak bir deniz sofrasında durulunca hazları tenin ve bütün kitaplar hatırlıyoruz. Ne kadar yoksuluz çocukluğumuzda. Anamızın eteğine doldurulmuş çakıltaşları Güz gelince yeniden ölen çekirge, savruk otlar gizli bir tarihin yarıklarını doldurmak için ırmağın sürüklediği çerçöp kambur yollarında ceza okullarının aşınmayı önleyen bir avuç kabara ve anamız şimdi düşünüyorum kimbilir kaç kez yamalı çoraplarla birlikte yeniledi bizi Islanınca esmer defterleri yüzümüzün bu çamurla kanla alınteriyle gizli bir yazgı çakıyor bir an. Karanlık feneri ülkemizin. Nasıl bir yalnızlık, unutulmuş bir ışık diliyle çırpınırken biz üstümüze geliyor büyük gemisi geleceğin Bir tenis topu, koşan bir çocuk, bir gözyaşı bile değiliz. Yalnızca bir ağaç ailesi ve bir köşede yıllardır bizi gözleyen hep aynı balta: Dalgınlık. Düşünüyorum nasıl budandık bahara ulaşmak için. Şimdi sessiz duruyoruz kıyısında bir düşüncenin unutmamak için çünkü unutuşun kolay ülkesindeyiz ölü balıklar geçiyor kırışık bir deniz sofrasından ve ellerinde fenerlerle benim arkadaşlarım durmadan düşünüyorum ne kadar çok öldük yaşamak için. Kaynak: Surlar ve Deniz Onat Kutlar
Favori olarak işaretleyin
Bookmark
Bunu e-posta ile gönder
Yorumlar (0)
![]() Yorum yaz
|
| < Önceki | Sonraki > |
|---|