| Sık Kullanılanlar Listesine Ekle Çarşamba 03-Aralık-2008 22:39:01 (Sözlük 1.700.000 İngilizce ve Türkçe terim içermektedir.) |
| Hâlim |
| Pazartesi, 24 Eylül 2007 | |
|
Bilmem hangi alemden bu toprağa düşeli; Yataklara serildim, cam kırığı döşeli... Kaam bir cenk meydanı, kokusu kan ve barut; Elindeyse düşünme, gücün yeterse unut! Takılıyor yerdeki gölgelere ayağım; Sanki arz delinecek ve ben yutulacağım. Bana yanmak düşüyor, yangın görsem resimde; Yaşıyorum zamanın koptuğu bir kesimde. Alırken dilenciyim, verirken de borçluyum; Kalmadı eşya ile aramda hiç bir uyum. Taş taş üstüne koysam, bozuk diyorlar, devir! Bir ok çeksem, diyorlar; peşinden koş ve çevir! Nefes alırken bile inkisar ve pişmanlık; Kimse edemez bana benim kadar düşmanlık. İşte şüpheci aklı çatlatan korkunç nokta: O ki sonsuz var, nasıl aranır dipsiz yok'ta? Olur olmaz her şey, yokluk da O'nun kulu; Bu noktaya vardın mı, el tutuk, dil burkulu. Allah'ı hakikate soran kafa ne sakat? Hakikat de ne; Hakk'ın muradıdır hakikat, Balonunu kaçırmış çocuk gibi ağla dur! Rabbim böyle emretmiş, ya dize gel, ya kudur! Hayat bir zar içinde, hayatı örten bir zar; Bana da hayat yeri "Bağlum"* köyünde mezar... * Bağlum: Ankara'da Üstadın Şeyhi büyük Veli'yi toprağında barındıran mes'ut köy... 1982 Necip Fazıl Kısakürek
Favori olarak işaretleyin
Bookmark
Bunu e-posta ile gönder
Yorumlar (0)
![]() Yorum yaz
|
| < Önceki | Sonraki > |
|---|