| atlas ve coğrafya |
| Cumartesi, 22 Eylül 2007 | |
|
uzattığım eli ittiğinde başladı küslük dönüştüm enkaz yığınına rüzgâr kolaylık sağladı, yürüdüm gittim göç yollarını izledim, takıldım dalyanlara, kılavuzsuz balıklar gibiydim kalmadı rotam varamadım kırılma noktasına ağır bastı yüzleşme isteği sel korkusuna misilleme yaptım verildi ölüm iznim tenim değişti korkudan, karardı dudaklarım ehlileştim deltanın taşıdığı bereketle köklerimde aradığım bağ ruhumdaki o oyuk miras kaldı hayattan 2. yeni sırlar çıktı açığa kalbimin kırık yarısında bir gemi kalıntısı olarak geçtim tarihe kapladı ruhumu güneş lekeleri buldum beni çölde yaşatacak yıldızı belli ki kasırga mevsimiydi kınadılar, dualar okudular yergi dolu geçit alayına uyup vardığımda yolun sonuna kavşağın armağanı oldu yüzümdeki keşfedilmeyi bekleyen yaralar 3. suyla taşın buluştuğu yerdeki neydi çiçek açmış portakalların gölgesinde toprağa kök salan; ekmeğe ve tuza neydi gözümü arkada bırakan, zamanı yanlış yerde aratan kuytusunda kaldım dünyanın ufalanıp gittim arafta kurudu ağaç, çöktü ev, paslandı araba yıprandım, eskidim onlarla değiştim, yalvaç oldum güç ve erdem verdi kaya yansıdı ışık, kamaştı gözlerim kayboldum yerle gök arasında 4. kimse neden sustuğumla ilgilenmedi bırakıldım yoksul ve metruk süzüldü güneş kilin özünden sabah yelleri düştü gölgemin peşine gizimi çözdü şifresi kayıp kilitlerde yapıştı yüzüme gururun ifadesiz çıplaklığı eridi çelik, akıp gitti huzur tanrının şahitliğini bekledim kalmadı hayat hakkım o karmaşada Metin Celal |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| ADnet Reklamları | Siz de reklam verin ![]() |
|