| Özgürlük Türküsü |
| Perşembe, 29 Kasım 2007 | |
|
Bu dağların her karışında ayak izim var Attığım her adımda tanırlar beni Dağılır kokum savrulan topraklara Keşmekeşliğin, açlığın, sersefilliğin Dahası Yok olmuş bir hayatın Tüm acısı gizlidir buralarda Yüreğim hep bir özgürlük türküsü söyler bağıra bağıra Dağ kokulu yârimi hatırlatır bana bu dağlar Çalınmış masallar anlatılır “Kaf dağının ardında” diye başlayan O masalların kahramanları hep ben olurum Hep ben yok olurum düşlerde Hep ben vurulurum bir kurşun darbesiyle Kancık bir köpek kadar değersizdir düşlerim Partizanca yaklaşamam hiç kimseye Susku ağlayışlar bir ağıt olur yüreğimde Bu ağıt özgürlüğün türküsü olmuştur dillerde Ve sen gizleyemezsin yaşadıklarını Haykıramazsın kaybolup giden umutlarını Sahip bile çıkamazsın senin olan düşüncelere Çünkü düşünmek de bir suçtur bu ülkede Ararsın özgürlüğünü diyar diyar Nafile bulamazsın Bir kuşun kanadına takılıp gitmiştir özgürlük denen şey Yüreğimin en dipsiz köşesinde Sadece özgürlüğün türküsünü söylemek kalır bize Yarınları ölmüş gelecek kaygısı taşımayan Gencecik yüreklerin çığlığıdır bu türkü Ağlayan anaların umududur bu türkü Ve zavallı bir kelepçedir kollarımı bağlayan Kaybolup giden yılların öcünü almaktır intikamım Yine de mırıldanırım İki dudağımın arasında özgürlüğün türküsünü Bir mahpus damıdır kaldığım bu dört duvar Kaybettiklerimi geri getirmez anlatılan masallar Kalleş bir nedensizliğin içindeyim şimdi Bir an da kaybolup gider usumdaki düşünceler Masum bir hayaldir geride kalan bekleyişler Ne anlatılan masalların kahramanı kalır geride Ne de söylenilen özgürlük türküsünün melodisi 24. 07. 2006 / SAMSUN Emine Sevinç Öksüzoğlu |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| ADnet Reklamları | Siz de reklam verin ![]() |
|