Türkçe Bilgi

(Sözlük 648.124 İngilizce ve Türkçe terim içermektedir.)
Cuma 04-Temmuz-2008 08:40:52
Bulunduğunuz Sayfa: Anasayfa arrow Şairler ve Şiirleri arrow Emine Sevinç Öksüzoğlu arrow Düşler Sokağı
Düşler Sokağı
Perşembe, 29 Kasım 2007

DÜŞLER SOKAĞI
                                        (Çocukluk anılarıma)

Saklı bir düş büyür yüreğimde

Öfke dolu sözler böler gecelerimi

Sözlerin en acısı saplanır belleğime

Çocuk düşlerim yarım kalır

Yarım kalır inadına çocukluğum

Alaca aydınlıklar sancı çeker çöllerde

Affedilemez onuruma söylenen sözler

İnan günde bin kez öldüm sanki

Bin kez dirildim her gece

Bölündü uykularım

                bölündü düşlerim

                                bölündü çocukluğum

                                                bölündü gençliğim

Yarım kalmış bir hayatı yaşıyorum belki

Belki de yırtık pırtık bir anı’yı özlüyorum

Özlediğim her şeyi hatırlamaya çalışıyorum

Doğup büyüdüğüm betonarme evi

Yaşayamadığım çocukluğumu

Oynayamadığım oyuncaklarımı

Annemin kemikten yaptığı deve yi

Çömçeli gelinimi

Ayıcığım Apo’yu

Bebeğim Cemile Cemo’yu

Ve fıstık kabuklarında saklı kalan

                                                        sessiz geçen çocukluğumu


Güneşi tutmaya çalışırdık ellerimizle

Öylesine bir sevgi büyüttük yüreğimizde

Kelimelerin bile anlamsız kaldığı yerde

Bir an da annemin attığı tokatlar

Ayağından çıkarıp fırlattığı pabuçlar gelir aklıma

Bir bilsen

                ahh bir bilsen

                                       ağlayamaz gözlerim hıçkıra hıçkıra     

Ben çocukken hiç sevilmedim

Okşanmadı başım bir kere olsun

Hiç uçurtmam olmadı mesela

Mesela yeni bir elbisem

                                      ayakkabılarım olmadı hiç                  

Plastik pabuçlar giydim  karlı soğuk günlerde

Isıtmaya çalışırdım nefesimle  üşüyen ellerimi

Ablamla ortak kullanırdık

                                            kırmızı renkli okul çantasını

Teyzemden kalmıştı giydiğim okul önlüğü

Hırçındı umutlarım sessiz ve öksüzdü

Kapı önünde oynardık çocukça oyunları

Sevinç seslerimiz yükselirdi avludan

İp atlar, yakan top oynardık

Bir de “yağ satarım bal satarım”

Uzanırdık gökyüzüne doğru

Bir dilek tutardık yıldızlara bakıp

Kayan yıldızları sayardık ablamla

İğne tutmayı bilmeyen ellerimizle

Elbise dikerdik oyuncak bebeklere

Her akşam büyük bir sevinçle karşılardık babamı

O yokuşu koşarak uçardık bir anda

Babamın bir elinden ablam

                                            diğer elinden ben tutardım

Öyle bir mutluluktu işte

Fıstık kırarak kazandık çocukluğumuzu

Her sabah yol alırdık

Fıstıkçı Cimo’nun evine doğru

Umudumuzu hiç yitirmedik

Hiç yitirmedik düşlerimizi

Bitimsiz bir sevgiyle dokuduk ümitlerimizi

Annemin anlattığı masalları dinlerdik pür dikkat

Utanırdı gözlerim  ağlayamazdı doyasıya

Sonra o masalın kahramanı olurdum bir anda

Bir anda karanfil kırmızısı

                               gül kurusu sevdalar büyütürdüm

                                                                                      o çocuk yüreğimde

Yasaksız bir düş var yüreğimde

Yüreğim

Ahh o çocuk yüreğim

Güneş olmak

                     bulut olmak

                                          kuş olup uçmak ister

Oysa ki

Düşler sokağı çok uzak çocukluğuma

Hüzün çöker

                     hasret çöker gözlerime

Papatyalardan taç yaptığım günler gelir aklıma

Ninemin koyunları otlatışı

Dedemin tütün sarıp içtiği sigarası

Hamide teyzemin hoş sohbeti

Bir de

Avluda ter içinde bıraktığımız oyunlarımız

Yorgun bir iz bırakır gözlerimde

Hayal meyal hatırlıyorum

Dilenciyi  kandırıp ta

Torbasına suyu boca ettiğimiz günleri

Bir de

Ayşe Fatma ile yaptığımız öfkeli kavgaları

Pembe bulutlarda dolaşırdı düşlerim

Ezgi olur

              sevgi olur

                             umut olur

Küçük bir gülüş olur çocuk yüreğim

Fıstık kokan umutlarda gizliydi yüreklerimiz

Bölüşürdük üç kardeş annemin yaptığı sıcacık bazlamayı

Ve öyle sessiz değil

Bağıra bağıra söylerdik türküleri

Sonra

Esme teyzemin nasihatleri

Emine teyzemin gülen yüzü gelir aklıma

Ve hep başka bahara kalır umutlarım


Öcünü almak ister çocuk yüreğim

Geçip giden zamandan

Yırtıp attığım takvimden

Başkaldıran yıllardan

Öksüzlük bulaştı dokunduğum her yere

Yalnızlığın boyutlarını aştı çocuk yüreğim

İki zıtlığın birleştiği noktada başladı

                                                            yarım yamalı çocukluğum

Kelimeler devrilirdi kızıl güneşin sıcağına

Soluksuz kaldı  evimizin karşısındaki kaldırım taşları

Bir nefeslik havayı

                              dirhem dirhem  satın aldığım yüreğim

Göğsümün orta yerinde  bir özlem belirdi nedensiz yere

Soruyorum size geniş yürekli toprak

Ölümün rengi var mıdır acaba?

Var mıdır çocuk olmanın yaşı?

Ben çocuk olmak istiyorum

Yaşayamadığım çocukluğumu

                                                 yeniden yaşamak istiyorum

22. 12. 2002 / ANKARA


Emine Sevinç Öksüzoğlu

 
< Önceki   Sonraki >

 ADnet Reklamları Siz de reklam verin