Türkçe Bilgi

(Sözlük 648.124 İngilizce ve Türkçe terim içermektedir.)
Perşembe 24-Temmuz-2008 15:33:23
Bulunduğunuz Sayfa: Anasayfa arrow Sağlık arrow Kanser arrow Radyoterapi Rehberi
Radyoterapi Rehberi
Salı, 05 Haziran 2007

Yazının Diğer Sayfaları
Radyoterapi Rehberi
Eksternal Radyasyon Tedavisi
İnternal Radyasyon Tedavisi
Radyoterapi sonrası bakım
Radyoterapi Sözlüğü

Radyoterapi Sözlüğü
Adjuvan tedavi: Asıl tedaviye ek olarak uygulanan tedavi yöntemi.

Alopesi: Saç kaybı.

Anestezi: Birtakım ilaçlar ya da gazların kullanılması sonucunda duygu ve duyumların yitirilmesi.

Antiemetik: Kusma ya da mide bulantısını önleyen ilaç.

Selim (benign) tümör: Kanser olmayan ve bedenin diğer organlarına sıçramayan büyüme.

Biyolojik tedavi: Bedenin savunma sistemini uyararak tedavi etme yöntemi.

Biyopsi: Belirli organ veya dokudan parça alınarak kanser hücresinin varlığını araştırmak.

Brakiterapi: Doğrudan tümöre ya da çok yakınına radyoaktif madde implantasyonu ile yapılan internal tedavi biçimi. Bazı durumlarda internal radyasyon tedavisi de denir.

Diyet uzmanı: Düzenli beslenmek için diyet programları hazırlayan ve planlayan kimse.

Dozimetrist: Tedavinin dozunu hesaplayan ve planlayan kimse.

Elektron ışını: Kanseri tedavi etmek için üretilen yüksek enerjili radyasyon parçacıkları demeti.

Eksternal (dışarıdan) ışınlama: Kanser hücrelerine yüksek enerjili ışın vermeyi amaçlayan bedenden belli uzaklıktaki bir cihazdan yapılan tedavi.

Fluorid: Dişlerin zarar görmesini engelleyen kimyasal bileşim.

Gray: Emilen doz birimi (1 Gy=100 Rad).

HDR Brakiterapi (yüksek dozlu uzaktan yüklemeli brakterapi): İnternal radyasyon tedavisinin bir türü. Radyoaktif kaynak, tedavi edilecek yerde birkaç dakika bırakılır.

Hiperfraksiyone tedavi: Günde birden fazla fraksiyonlar halinde toplam dozu küçük dozlara bölerek yapılan tedavi biçimi.

İmplant: Kanser hücresine ya da yanına yerleştirilen, radyoaktif madde içeren küçük taşıyıcılar.

İnternal ışınlama: Radyoaktif madde içeren taşıyıcıların kanserli dokuya ya da yanına yerleştirilerek yapılan tedavi.

İnterstisyel tedavi: Radyoaktif maddenin doku içine yerleştirilmesi ile yapılan tedavi.

İntrakaviter tedavi: Radyoaktif maddenin beden boşluklarına yerleştirilmesiyle yapılan tedavi.

İntra-operatif ışınlama: Eksternal tedavinin bir çeşidi. Cerrahi ile aynı anda tümör yatağına ve çevresini yüksek dozlar kullanılarak yapılan ışınlama.

Lineer akseleratör: Yüksek enerjili radyasyon üreten cihaz.

Kateter: Sıvıların bedene girmesini sağlayan ince ve esnek tüp.

Kemoterapi: Antikanser ilaçlarla yapılan tedavi.

Kobalt-60: Radyoaktif bir kaynak.

Medikal onkoloji uzmanı: Kanseri kemoterapi ile yok etmeye çalışan hekim.

Metastaz: Kanserin bedenin bir bölgesinden diğer bölgelere sıçraması.

Onkoloji uzmanı: Kanser tedavisinde uzmanlaşan hekim.

Rad: Emilen radyasyon doz biriminin kısaltılması.

Radyasyon: Parçacık demeti ya da dalgalar yoluyla taşınan enerji.

Radyasyon onkolojisi uzmanı: Kanseri tedavi etmek için radyasyon kullanmada uzmanlaşan kimse

Radyasyon fizikçisi: Tedavi alanına cihazın doğru miktarda doz vermesini sağlayan ve bu konuda uzmanlaşan kimse.

Radyoterapi: Hastalıkları yüksek enerjili radyasyonlar kullanarak tedavi etme yöntemi.

Simülasyon: Tedavi edilecek alanı belirlemek, işaretlemek ve planlamak için yapılan özel filmler alma işi.

Tedavi alanı: Bedenin radyasyon ışınına maruz bırakılacak olan bölgesi.

Teleterapi: Radyasyon kaynağının bedenden belli uzaklıkta olması sağlanarak yapılan tedavi. Lineer akseleratörler ve kobalt cihazları teleterapi cihazlarıdır.

Trombosit: Kanın pıhtılaşmanını sağlayarak kanamayı durduran özel kan hücreleri.
Tümör: Normal olmayan doku kütlesi.

X-ışınları: Düşük enerjilerde hastalığı tanımada, yüksek enerjilerde kanseri tedavi etmede kullanılan radyasyon.

Kanserin Psiko-Sosyal Yönü
Kanser tanısı alma, bu kelimenin akla getirdiği olumsuzluklar nedeniyle şok, korku ve kaygı yaratan bir durumdur. Kanser hastası olmak, olası fiziksel acılar, ürkütücü, uzun süreli ve yan etkileri olan cerrahi, kemoterapi ve radyoterapi gibi tedaviler ile karşılaşmak anlamı taşır. Bu uzun ve güç süreçte hastanın psikososyal açıdan başka bir ifadeyle duygusal, davranışsal bakımdan desteğe ihtiyacı olur.

Bu destek; aile üyeleri, arkadaş ve yakınları içine aldığı gibi hekim, hemşire ve diğer sağlık ekibi, özellikle psikolog ve psikiyatri ekibini de kapsamaktadır. Hasta ailesi ve tedavi ekibinin işbirliği ve dayanışma halinde çalışması, tedavinin ilerlemesine olumlu yönde katkıda bulunur.



Son Yenileme ( Salı, 05 Haziran 2007 )
 
< Önceki   Sonraki >

 ADnet Reklamları Siz de reklam verin