Türkçe Bilgi

Sık Kullanılanlar Listesine Ekle
Cuma 05-Aralık-2008 10:27:42
(Sözlük 1.700.000 İngilizce ve Türkçe terim içermektedir.)
Bulunduğunuz Sayfa: Anasayfa arrow Sağlık arrow Kanser arrow Meme kanserinde estetik çözüm
Meme kanserinde estetik çözüm
Salı, 27 Haziran 2006

Yazının Diğer Sayfaları
Meme kanserinde estetik çözüm
Tedavi Yöntemleri
Meme kanseri her 8 kadından birinin korkulu rüyası. Tıptaki ilerlemelerle her ne kadar hastalığı erken evrede yakalamak ve tedavi etmek mümkünse de, bu organın alınması gerektiği durumlarda çoğu kadın kendini eksik ya da çirkin hissediyor.

Ülkemizde de son 10 yıldır başarıyla uygulanan meme rekonstrüksiyonuyla kanser nedeni ile kaybedilen memenin yerine yenisini oluşturmak mümkün!

Meme kanseri dünyada kadınlar arasında en sık görülen kanser tipi. Araştırmalara göre, her 8-9 kadından biri meme kanserine yakalanıyor. Hastalık genç yaştaki kadınları da etkisi altına alabiliyor. Günümüzde ilerleyen teşhis yöntemleri sayesinde artık bu kanser türünü çok erken dönemde yakalamak ve tedavi etmek mümkün. Ancak yine de meme kanseri, kadının hayatı boyunca yaşayabileceği en büyük travmalardan biri. Çünkü meme kadınlık simgesi olduğu için bu organın alınması, çoğu kadının psikolojisinde derin yaralar açıyor. Kimileri kendini kadın olarak eksik, kimileri çirkin, kimileri ise hayat boyunca hastalıklı olarak hissediyor. Ülkemizde 10 yıldır başarıyla uygulanan “meme rekonstrüksiyonu” (yeniden yapma ve yerine koyma) kaybedilen memenin yerine yenisini oluşturarak kadının bu kaygılarının ortadan kalkmasını sağlıyor.

AMELİYAT SIRASINDA
Meme rekonstrüksiyonu, kanser gibi hastalıklarda kaybedilen memenin yerine yenisinin oluşturulması olarak tanımlanıyor. Bu yöntem “anında” (primer) ya da “sekonder” olmak üzere iki farklı zamanda gerçekleştirilebiliyor. “Anında” uygulanan yöntemde rekonstrüksiyon, ameliyatla eş zamanlı olarak yapılıyor.

Nasıl yapıldığına gelince... Erken evrede teşhis ve tedavi edilebilen kanserin tedavisi için bazen sadece cerrahi yöntem yeterli olabiliyor. Ameliyatla eşzamanlı yapılan rekonstrüksiyonda, kanserli doku alındıktan hemen sonra plastik cerrahi ekibi devreye girerek kaybedilen memenin yerine yenisi oluşturuluyor. Bu operasyonun avantajı, kadının ikinci kez ameliyat olmaktan kurtulması ve en önemlisi de kaybedilen memenin hemen yerine konması sonucu, kadının psikolojik darbeye daha az maruz kalması.

Acıbadem Hastanesi Estetik ve Rekonstruktif Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Gürünlüoğlu’na göre meme kanserine yakalanıp memesi alınan kadınlar aynaya baktıklarında kendilerini eksik ya da çirkin hissediyorlar. Dolayısıyla meme rekonstrüksiyonu ameliyatla aynı seansta gerçekleştirildiğinde hastalar bu görüntüye maruz kalmaktan kurtulmuş oluyor. Bu da kadının psikolojik sağlığı üzerinde son derece önemli rol oynuyor.

TEDAVİ SÜRÜYORSA
Meme onarımında ikinci seçenek “sekonder rekonstrüksiyon.” Meme alındıktan sonra radyoterapi ya da kemoterapi gibi ek tedaviye gerek duyuluyorsa rekonstrüksiyon hemen gerçekleştirilemiyor. Bu durumda kaybedilen memenin yerine yenisinin oluşturulabilmesi için kanserli bölgenin kontrol altına alınması ya da ek tedavinin tamamlanması bekleniyor.

Aksi takdirde bu tedavi yöntemlerinin tüm dokulara olduğu gibi ameliyat bölgesinin dokularına da zarar verebiliyor. “Sekonder rekonstrüksiyon” olarak ifade edilen bu meme onarımı işleminde genel cerrahın kadının meme kanserinden tamamen kurtulduğundan veya hastalığın bir daha tekrarlamayacağından emin olması gerekiyor. Çünkü rekonstrüksiyon yanlışlıkla kanserli bir noktada yapıldığında kanserli doku gömülüyor ve bunun sonucunda tekrarlayan hastalığı teşhis etmek mümkün olmuyor. Bu riskler ortadan kalktığında devreye estetik ve plastik cerrahi uzmanları giriyor ve kaybedilen memenin yerine yenisi oluşturuluyor.

SİLİKON PROTEZ
Peki “anında” ya da “sekonder” rekonstrüksiyonda hangi yöntemlerden yararlanılıyor? Rekonstrüksiyon ister ameliyatla eş zamanlı yapılsın, isterse belli bir süre sonra, her iki durumda da aynı yöntemler uygulanabiliyor. Meme rekonstrüksyonu ya silikon protez gibi yabancı materyal kullanılarak ya da hastanın kendi dokusundan yararlanılarak gerçekleştiriliyor.

Memedeki tümör çıkarıldığında o bölgede yeteri kadar doku mevcutsa, bir başka deyişle sadece kanserli bölgenin çıkarılması söz konusu ise kas altına protez yerleştirmek yeterli oluyor. Ameliyat sırasında kimi vakalarda 300-500 cc’lik hazır protezler, kimilerinde ise meme altında yerleştirildikten sonra içine serum fizyolojik verilerek hacminin büyütülmesi sağlanan protezler kullanılıyor.

Doç. Dr. Gürünlüoğlu hangi protezden ne zaman yararlanıldığını şöyle anlatıyor: “Protez seçimi, sağlam memenin büyüklüğüne göre değişiyor. Hazır protezler çok küçük memesi olan ve bu sayede hacmi ayarlayabilen hastalarda kullanılabiliyor. Bunun aksine hastanın memesi büyükse ya da sarkıksa ve sağlam memeye de dikleştirme, küçültme gibi herhangi bir cerrahi müdahale istenmiyorsa, şişirilerek hacmi büyültülen protezler tercih ediliyor ki ileride göğüsler arasında simetri sağlanabilsin. Zaman içerisinde ameliyatın etkileri iyileşme sürecine giriyor.”
Önceden tahmin edilen bir meme ölçüsünde protez konulduğunda genellikle asimetrik bir görünüm ortaya çıkıyor. Bu tip protezler, belli bir volüm verilerek meme altına yerleştiriliyor, sonra yaklaşık 4-5 aylık süre içerisinde, yeni oluşturulan memenin büyüklüğüne kavuşuncaya dek şişiriliyor. İki göğüste simetrik bir sonuç elde edildiğinde serum proteze serum fizyolojik aktarma işlemi sona erdiriliyor.



Son Yenileme ( Cuma, 13 Temmuz 2007 )
 
< Önceki   Sonraki >