Türkçe Bilgi

(Sözlük 648.124 İngilizce ve Türkçe terim içermektedir.)
Pazar 18-Mayıs-2008 06:22:15
Bulunduğunuz Sayfa: Anasayfa arrow Sağlık arrow Cinsellik arrow Kötü cinselliğin nedeni çocuklukta saklı
Kötü cinselliğin nedeni çocuklukta saklı
Cuma, 01 Haziran 2007

Hiçbir zaman cinselliğe ilgi duymadığını, ilk başta eşinin taleplerine karşı duyarlı olmaya çalıştığını anlatıyordu karşısına oturduğu psikiyatriste. Cinselliği evliliğin gereği olarak düşünüyor, istemese de eşini geri çevirmediğini, ancak hiç keyif almadığını anlatırken pek çok kadının ortak sorununu da dile getiriyordu: "Eşimle beraber olurken keyif alırmış gibi yapıyorum. Orgazmın ne olduğunu bilmiyorum, çünkü hiç yaşamadım."

35 yaşında ve 10 yıllık evli olan K.'nın beş yaşında bir kızı vardı. Yıllarca cinsellikten zevk almadan yaşamıştı. Şimdi içini döküyordu. Kızının doğumundan sonra iki-üç ayda bir eşiyle cinsel yakınlaşmaları olmuştu. Yorgun olduğu, başının ağrıdığı, çocuğun duyabileceği bahanelerine eşi önceleri anlayış göstermiş, ancak sonrasında karısını suçlamaya başlamıştı. Evlilikle çatışmaları vardı. Son dönemlerde kocası ondan uzaklaşmıştı. K., eşinin evlilik dışı bir ilişkisi olduğundan şüpheleniyordu.

Beş dakikalık ön sevişmeler
Hiç cinsel fantezileri olmadığı, mastürbasyon yapmadığı, başka bir erkeğe de ilgi duymadığını belirtiyordu. Eşiyle ön sevişmeleri beş dakika sürüyor, birleşmeyle birlikte eşi boşalıyordu. Ön sevişme sırasında uyarılma ve ıslaklık olmuyordu. Birleşme çoğunlukla kendisini hazır hissetmeden erken bir dönemde gerçekleşiyordu. Son iki yılda medyada okuduklarından hareketle durumunu sorun olarak algılamış ve çözüm aramaya başlamıştı.

Gittiği son psikiyatrist yedinci tıbbi yardım arayışıydı. Neler yaşamamıştı ki. İlk başvurduğu kadın doğum uzmanı "Kafana takma alışırsın" demişti. İkinci kadın doğum uzmanı çok kapsamlı tetkiklerde bulunmuş, "Hormonlarınız normal, ultrasonografi temiz, bir şeyiniz yok" diye müjdelemişti. Sonra okuduklarından hareketle bir psikiyatriste başvurmuş, onun önerisiyle antidepresan ilaç kullanmaya başlamıştı. Bu dönemde cinsel isteksizliği artmıştı. Doktorlardan sonuç alamayınca, bir psikologa gitmişti. Sekiz ay, haftada bir görüşmüşlerdi.

Dört yaşındayken annesinin geçirdiği hastalık, kendinden önce doğup ölen kardeşi, parayla ilişkisi gibi konularda haftalarca konuşmuşlar, cinselliğe hiç gelememişlerdi. Dördüncü başvurusu ise medyatik bir nöropsikiyatristeydi. Doktor başka cinsel problemlerle uğraştığını, henüz bu bozukluğun tedavisini bulamadığını, araştırdığını söyleyince dehşete kapılmıştı.

Ama K., ısrarcı bir kadındı. İnternetten bulduğu, kapsamlı bir sitesi olan bir başka kadın doğumcuya görünmeye karar verdi. Kadın doğumcu önce ücret tarifesini önüne koydu. Fiyatları fahiş, doktoru ise güvenilmez buldu. Hekimlerden umudunu kesince, etraftan duyduklarıyla, alkol ve uyarıcı hapları defalarca denedi. Kadın arkadaşının kendisine mastürbasyonu uygulamalı olarak öğretebileceği yolundaki teklifini dehşetle reddetti.

İşte bu aşamalardan sonra nihayet doğru adresteydi. Cinsel işlev bozuklukları konusunda uzman olan psikiyatriste dert yanıyordu. Zamanı, enerjisi, sağlıkçılara güveni ve umudu kalmamıştı. Bunun evliliği için son şans olduğunu belirtiyordu. Psikiyatrist, öncelikle kadının ve eşinin ayrıntılı cinsel öyküsünü aldı. Eşi ilk kez görüşmeye davet edildiğini söyleyip memnuniyetini ifade etti. Karısının düşündüğünün aksine evlilik dışı ilişkisi yoktu. Ama son iki yıldır zaman zaman sertleşme güçlüğü yaşıyor, sevişmekten kaçınıyor, sertleşmeyi kaybetme korkusuyla cinsel ilişkiyi çabuk sonlandırıyordu.

Baskıcı baba, ezik anne
K., Anadolu'nun bir kasabasında, öğretmen baba ve ev hanımı annenin tek çocuğu olarak büyümüştü. Üniversite için Ankara'ya gidene kadar aynı kasabada yaşamıştı. Babayı otoriter ve öfkeli, anneyi babanın sözü dışına çıkmayan ezik biri olarak tanımlıyordu. Anneyle birlikte babanın öfkesini uyandırmamak için çaba harcadıklarını ifade ediyordu. Babanın "Etraf ne der?" diye kızının giyimi konusunda sık sık uyarılarda bulunduğu, annenin özellikle erkeklerden uzak durması konusunda söylevler verdiğini hatırlıyor. İlkokulda öğretmeni babasıydı. Okula birlikte gidip gelmişlerdi. O döneme ait "Önüne bak" sözünün sık tekrarlandığını, hâlâ dışarıda yürürken sadece önüne baktığını ve kambur yürüdüğünü ifade ediyordu.

'Kızlık değil, kadınlık zor'
Âdetle ilgili bilgilendirilmemişti. İlk âdet kanamasını ağlayarak annesine bildirdiğinde, 'gelenek olduğu üzere' bir tokat yemiş, annesi ve halası 'kızlığın değil, kadın olmanın zor ve çilekeş olduğuna' dair söylevler vermişti.

Terapiye başlayan çiftle öncelikle evlilikten ve birbirlerinden beklentileri konuşuldu. Ayrıntılı olarak cinsel anatomi ve fizyoloji anlatıldı. Başlangıçta çiftten yoğun fiziksel teması da içeren duygusal ve romantik yakınlıklar kurmaları, sonrasında fiziksel yakınlıklarına küçük dozda erotik dokunuşlar eklemeleri istendi.

Aralarında cinselliği konuşmaları yüreklendirildi. Cinsel birleşme ertelendi. Karşılıklı tüm bedeni uyarma ödevleri verildi, sonradan uyarı cinsel organlara da yöneltildi. Pornografik materyal kullanımı, cinsel içerikli konuşmalar önerildi. Kademeli olarak birleşmeye geçildi. Aynı zamanda kadına ve erkeğe gevşeme ve hayal kurmayla birlikte mastürbasyon yapmaları önerildi. Üç ay sonunda kadın cinsel isteğinin arttığını ve mastürbasyonla ilk kez orgazm olduğunu belirtti, erkek sertleşme güçlüğü yaşamıyordu.

* * * * *

Kuralcıysan orgazm çok zor
Bakırköy Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Cinsel İşlev Bozuklukları Birimi'nden Uzm. Dr. Ceyda Güvenç, kadınlardaki cinsel işlev bozukluklarının çoğunlukla psikolojik kökenli olduğunu söylüyor.

Kadınlar bunu nasıl tarif ediyor?
Yaşayanlar, "Çok heyecan duydum, boşaldım" diye tarif eder. Kimi kasılmalardan bahsediyor, kimi zevkin doruğuna vardığını söylüyor. Orgazm birkaç saniyeliğine bir şey de olsa kendini bırakma durumu. Çok kontrollü, çok kuralcı kadınların orgazma ulaşması zor. Her kadın her ilişkide orgazm yaşamayabilir. Bu patoloji değil. Kadınların uyarılma eşiği biraz farklı, kimi zaman dışarıdan bir ses gelir ve biter. Her ilişkide orgazm beklentisi gerçekçi değil. Orgazmdan çok tatmin edici ilişki önemli.

Orgazm bozukluğunun nedeni ne?
Hazza açık olmama, çocukluk çağından itibaren yasaklar, günahlar, elletmemelerle ilgili. Kadın cinsel işlev bozukluklarının ortak nedenleri bunlar. Kendini koyverme zorluğu olan insanlar vardır. Sevişmede de "Şunu şöyle yap, böyle yap" diyen, erkeğe karşı güveni olmayanlarda görülüyor. Antidepresan ilaçlar orgazmı güçleştiriyor. Genellikle psikolojik kökenlidir kadın cinsel işlev bozuklukları.

Partner faktörü nasıl etkiliyor?
Karşısındakini önemsemeyen, katı davranan, umursamayan, cinselliğe duygusal yatırımı olmayan, erken boşalma sorunu bulunan erkekler kadını da etkiliyor. Erkeklerin bir kısmı "Ben keyif veremedim" diye düşünüp önemseyebiliyor. Ama çoğu pek önemsemiyor. Küçüklük dönem yaşantıları ve babayla, anneyle ilişki bozukluğu da buna neden olabiliyor.

Fantezi kurmak orgazmı sağlar mı?
O kadar az fantezi kuruyor ki kadınlar. Bu da kendine izin vermekle ilgili. Fantezi, isteği ve uyarıyı artırıyor. Kadınların ve erkeklerin fantezileri çok farklı. Kadınların fantezisi detaylı, erkeklerin ise kısa ve net.

Radikal

 
< Önceki   Sonraki >

 ADnet Reklamları Siz de reklam verin