Türkçe Bilgi

Cuma 05-Eylül-2008 14:44:05
(Sözlük 655.580 İngilizce ve Türkçe terim içermektedir.)
Bulunduğunuz Sayfa: Anasayfa arrow Sağlık arrow AIDS arrow HIV vücudunuza nasıl etkiyor?
HIV vücudunuza nasıl etkiyor?
Salı, 22 Mayıs 2007

HIV -virüslerin genel bir özelliği olarak- varlığını sürdürebilmek için vücudunuzdaki sağlıklı bir hücreye ihtiyaç duymaktadır. HIV’in hedef aldığı hücrelerse, normalde insan vücudunun bağışıklık sistemi içinde yer alan ve hastalıklara karşı vücudu koruyan hücrelerdir.

HIV virüsü, hedef aldığı bu hücreleri (CD4 lenfositler veya yardımcı T hücreleri) çeşitli aşamalarla istila eder, hücrenin yönetimini ele geçirir, hücre içinde kendi kopyalarını yaratır ve en sonunda da hücrenin ölümüne sebep verir. Hücrenin ölümünden sonra, oluşturulmuş kopyalar tekrar başka sağlıklı hücrelere yapışır ve bu böyle devam eder.

Bu döngü içinde, bir yandan HIV kendini kopyalayıp çoğalırken, diğer taraftan da vücudun bağışıklık sistemini oluşturan hücreler gittikçe azalmaktadır. HIV tedavisinin genel prensibi, virüsün bu anlatılan işleyişindeki basamaklardan birini engellemek ve böylece bağışıklık sistemini korumaktır.

Eğer gerekli tedavi uygulanmıyorsa, bir noktadan sonra bağışıklık sistemi işlevini kaybedecek ve sağlıklı bir insan için kolaylıkla atlatılabilecek hastalıklar, hayatı tehdit edecek şekilde ciddi bir hal alacaktır.

Tedaviye Genel Bir Bakış

Günümüzde HIV enfeksiyonu tedavisi, geçmiş yıllarda olduğundan çok daha etkin bir şekilde yapılabilmektedir. Tam bir tedavisi henüz bulunamamış olsa da, HIV enfeksiyonu artık sonu beklemekle geçirilien çaresiz bir hastalık olarak değil, neredeyse kronik bir rahatsızlık gibi kabul edilmektedir.

Bunu sağlayan unsurların başında, tedavide kullanılan ilaç sayısının artmış olması geliyor. Bu sayede bir ilaç grubunun işe yaramadığı durumlarda bir başka ilaç grubu kullanılabilmektedir. Ayrıca ilaçlardaki gelişmeler, daha az yan etkiyle karşı karşıya kalınması için daha az sıklıkta ilaç alımına da izin veriyor.

Bir başka unsur ise, enfeksiyonun seyri esnasında yapılan kan testlerinin daha gelişmiş olması ve elde edilen deneyimler sonucu daha iyi yorumlanabilmesidir. Bunun getirisi olarak, tedavi daha kontrollü olarak yürütülebilmektedir.

Tedavi Sürecine Başlama

HIV enfeksiyonunun tedavisine başlama kararı ve kullanılacak ilaçları seçme işlemi, kan testlerinizin sonuçlarına ve/veya vücudunuzda görülen belirtilere (semptom) göre saptanır.

Bunun anlamı şudur: Anti-HIV testiniz pozitif olsa bile tedaviye başlama kararı hemen verilmeyebilir ve uygun bir zamana kadar beklenebilir. Eğer bağışıklık sisteminiz henüz ilaç alımını gerektirecek kadar zarar görmemişse, çoğu zaman tedaviye başlama zamanı ertelenir.

İlaç Kullanımı

Sizi izleyen doktorunuzla birlikte tedaviye başlama kararı aldınız. Bundan sonra çeşitli dozlarda ilaç kullanacaksınız. Unutmamanız gereken bir nokta, bu ilaçların sizin hayatınızı etkileyeceğidir. Kullanacağınız ilaçları düzenli bir şekilde almak ve doz atlamamak yani tedaviye devamlılık, birincil amaçlarınızdan biri olmalıdır.

Tedavinizin etkinliğini belirleyen en önemli faktör, ilaç kullanımınızdaki istikrardır. Almadığınız her dozla, virüsün kendisini çoğaltmasına yardımcı olursunuz.

Anti-HIV tedavisinin temel hedefi vücuttaki virüs miktarını düşürmektir. Bu tedavi, sizi yıllar boyunca hasta olmaktan koruyacaktır. Antiretroviral tedavi, gereklerine uyulduğu sürece çoğu zaman herhangi bir büyük problem yaratmaksızın uygulanabilir.

Devamlılık ve Önemi

İlaçların etkili olabilmesi için, kanda belirli seviyelerde bulunması gereklidir. Zamanında alınmayan ya da dozların tamamen atlandığı bir ilaç kullanım şekli, kandaki ilaç seviyesinin düşmesine neden olur. Düşen ilaç seviyesi virüsü kontrol altında tutamaz ve direnç gelişimi de dahil olmak üzere sağlıklı kalmayı olumsuz yönde etkileyecek diğer durumların belirmesine neden olabilir.

İlaç devamlılığınıza yardımcı olabilecek bazı ipuçları:

İlaçların virüsle savaşımınızda tek aracınız olduğunu aklınızdan çıkarmayın ve sizi sağlıklı tutacağına inanın.

İlaç alım saatlerinizi kahvaltı saati ya da uyku saatiniz gibi günlük aktivitelerinizden biriyle birlikte yapın. Böylece dozlarınızı unutma ihtimali düşecektir.

Eğer ilaç kullanımızını engelleyen unsurlar psikolojik nedenler ya da ağır yan etkilerden kaynaklanıyorsa, doktorunuzla görüşüp bunları yok etmenin yollarını arayabilirsiniz.

 
< Önceki   Sonraki >

 ADnet Reklamları Siz de reklam verin  adnet