| Pazartesi 08-Eylül-2008 14:34:20 | (Sözlük 655.580 İngilizce ve Türkçe terim içermektedir.) |
| Ocean's Thirteen |
| Cumartesi, 09 Haziran 2007 | |||||
Sayfa 3 toplam 3 VIRGIL & TÜRK MALLOY Aylar süren planlama ve tezgah kurma aşamasından sonra, Virgil ve Türk Malloy kardeşler, hiç kötü bir niyetleri olmamasına karşın, tüm operasyonu mahvetmeyi neredeyse başarırlar. Apaçık nedenlerden ötürü, kumarhanelere gönderilen tüm zarlar üreticiden kumar masalarına ulaşana dek dikkatlice kontrol edilirler; dolayısıyla, çete, zarlarla ancak üretim aşamasında müdahale edebileceğini bilmektedir. Virgil, Bank’in özel olarak tasarlanan zarlarının üretildiği fabrikaya sızması için Meksika’ya gönderilir. Fakat, oraya vardığında, fabrikadaki çalışma şartlarını gören Virgil görevini boşlar ve zarlara müdahale etmek yerine çalışma arkadaşlarının sorununu çözmeye karar vererek bir isyan başlatır. Fabrikaya kilit vurulup zaman daralmaya başlayınca, Danny, Virgil’in paçasını tutuşturması için Türk’ü gönderir. Kötü fikir. Türk bir ateş yakar, ama bu tam olarak Danny’nin düşündüğü türde değildir. Türk’ü canlandıran Scott Caan, şunları söylüyor: “Türk oraya Virgil’i ve operasyonu tekrar yoluna sokmak için gönderiliyor, ama sonunda isyanın önemli bir parçası oluyor. Her zaman kavga ediyor gibi görünseler de, Virgil onun kardeşi ve o korkunç şartlarda çalışmış biri. Dolaysıyla, Türk’e göre bu tamamen haklı bir isyan nedeni. Ama büyük resmi unutuyor”. Virgil’i canlandıran Casey Affleck, karakterlerine büründüklerinde filmdeki atışmalarının iki aktör için bir alışkanlık hâline geldiğini söylüyor. “Bundan kurtulamıyoruz” diyor Affleck gülerek ve ekliyor: “İkimizi aynı sahneye koyduğunuzda, o şekilde yazılmamış bile olsa, atışmaya başlıyoruz. Scott bir şey söylüyor, ben ona karşılık veriyorum ve bir de bakmışsınız yerde güreş tutuyoruz. Çok patırtılı ve saçma olabilir, ama biz çok eğleniyoruz”. LIVINGSTON DELL En karmaşık güvenlik sistemlerini bile aşabilen elektronik dehası Livingston Dell bu özel tezgahta farklı bir rol üstlenir. 21 masalarındaki otomatik kağıt karıştırıcıları bozmakla görevlendirilen Livingston bunun göründüğü kadar kolay olmadığını fark eder. Eddie Jemison karakteriyle ilgili şu itirafta bulunuyor: “Livingston sandığı kadar iyi değil. Tekrar tekrar deniyor, ama hata yapıp duruyor; bu yüzden de, eski ortağı Roman Nagel’dan (Eddie Izzard) yardım istiyor. Bence tüm Ocean’s filmlerinin başarısını sağlayan şey bir şeylerin yanlış gitmesi ve çetenin yeni çözümler üretmesi. İzleyicilerin onlara bu kadar bağlanmasının nedeni de bu, çünkü çetedekiler boylarından büyük işlere karışıyorlar ve kazanıp kazanamayacaklarından asla emin olamıyorsunuz”. MUHTEŞEM YEN Gerçek hayatta akrobat olan Çinli Shaobo Qin, Yen’i canlandırırken küçücük yerlere sığmak ve tehlikeli durumlara girmek üzere göreve çağırılmaya alışkın. Ne var ki, “Ocean’s 13”de, gizemli Çinli emlak kralı Bay Weng olarak gözler önünde olma fırsatı yakalıyor. Weng’in 10 milyon doları onu ve ‘avukatı’ Linus’ı Banka’nın büyük kumar dönen özel villalarından birine sokmayı başarır. Öte yandan, akrobatlık yeteneği Yen’in bir başka görev daha üstlenmesini gerektirir: Otelin, pırlanta soygunu için kullanılan asansör boşluklarından geçmesi gerekmektedir. Qin bu konuda, “Birinci ve ikinci filmdeki rolüm çok daha kolaydı çünkü daha fizikseldi. Akrobasi benim için doğal bir şey. Bu film ise çok daha zor çünkü çok daha fazla replik ezberlemem gerekti” diyor. SAUL BLOOM Komedi efsanesi Carl Reiner dalaverede uzman, deneyimli düzenbaz Saul Bloom rolünü bir kez daha üstleniyor. “Ocean’s 13”de Saul şatafatlı Kensington Chubb kimliğine bürünerek, Bayan Sponder’a, hiç de üstü kapalı olmayan bir şekilde, otele beş yıldız verme yetkisini elinde bulundurduğunun ipucunu verir ve onu buna inandırır. Saul’a hemen V.I.P. (Çok Önemli Kişi) muamelesi yapılmaya başlanır; oysa, kimliği gizli gerçek otel değerlendirme görevlisine (David Paymer) V.U.P. (Çok Önemsiz Kişi) muamelesi yapılmaktadır ve Ocean’ın çetesinin kibarlığından nasibini almaktadır. Herhalde söylemeye gerek yok, Banka’nın açılış gecesi pek yıldızlı geçmeyecektir. “Özellikle Willy Bank kadar bunu hak eden birinin belasını bulmasından güzel bir şey yoktur” diyor Reiner gülerek ve ekliyor: “Layığını bulma teması senaryoda sevdiğim şeylerden biriydi, ama bu filmi yapmanın en güzeli yanı tüm çeteyi tekrar görmekti. Bu role geri dönüp oyuncu arkadaşlarım, Steven ve Jerry’yle tekrar bir araya geldiğim için kendimi ayrıcalıklı hissediyorum”. Reiner’ın Jerry Weintraub’la profesyonel ilişkisi 1977 yapımı “Oh, God”a dayanıyor. Reiner o filmin yönetmeni, Weintraub ise yapımcısıydı. “Jerry o zaman neyse şimdi de o” diyor aktör ve ekliyor: “O, istediği şeyi elde etmek için yeri göğü inletecek kadar inatçı bir insan. Söz verdiği her şeyi yaptı. Ona her zaman güvenmemin nedeni bu. Jerry’nin sözü senettir”. ![]() REUBEN TISHKOFF Deneyimli aktör Elliott Gould, Willy Bank’in ihaneti sonucu ölümden dönen ve Ocean’ın çetesinin tekrar bir araya gelmesinin başlıca nedeni olan Reuben Tishkoff rolüyle bir kez daha karşımızda. “Ocean’s 13”den önce, her zaman arkadaşlarının yardımına koşacak kişi olmuştu. Onu “Ocean’s Eleven”da, Terry Benedict’e 160 milyon dolara mâl olmuş ünlü soygunu finanse eden kişi olarak tanıdık. “Ocean’s Twelve”de biri çetenin yerini Benedict’e ispiyonlayınca, Avrupa’daki maceralarına fon sağlamak için yardımlarına koşan da Reuben’dı. Şimdi Reuben’ın yardımına koşup onu hayata döndürmek sırası onlarda. Gould bu konuda şunları söylüyor: “Reuben çete için her zaman güvenli bir liman oldu, ama gösteriyi artık daha genç ve yeni bir neslin yönettiği konusunda belli bir ölçüye kadar inkar içindeydi. Eyleme geri dönme konusunda sabırsızdı ve Willy Bank’le iş yapma konusunda Danny’nin son derece ılımlı uyarılarına rağmen ona kulak vermedi. Reuben’da geleneklere ve eski usul yapılan işlere bir bağlılık var; sırf her ikisi de Frank Sinatra’yla el sıkıştığı için Willy’ye güvenebileceğini sandı. ‘Masmavi Gözler’in elini sıkacak kadar yaşlı insanlar arasında hâlâ karşılıklı bir prensip olduğuna inanıyor. Bu yüzden, Willy’nin böylesine yırtıcı ve insafsız olmasına hazırlıklı değildi”. HEDEFLER WILLY BANK Al Pacino’nun kilit rollerden biri olan Willy Bank’le “Ocean’s 13”e katılımı, “Yıllar önce birlikte çalışmıştık; o eski bir dostum. Muhteşem bir oyuncu ve gruba mükemmel uyum sağladı” diyen Jerry Weintraub tarafından sağlandı. Her ne kadar Pacino, Weintraub’la önceden çalışmış olsa da, “Ocean’s 13” aktörün Steven Soderbergh’le ilk çalışması. “Steven’la çalışmak harika bir deneyimdi” diyor Pacino ve ekliyor: “Sahnenin sizin için canlanmasını sağlıyor ki bu büyük yönetmenlerin yaptığı şeylerden biridir. Sette belli bir ambiyans yaratıyor; oyuncu olarak sizi özgürleştiren bir rahatlık hissi sağlıyor”. “Al Pacino’ya hayran olmayan ve onunla çalışma fırsatına sahip olmak istemeyecek herhangi bir sinemacı olduğunu sanmıyorum, en azından benim neslimde” diyen Soderbergh ise, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Willy Bank rolü için, bizim çetenin karşısına bir tehdit olarak çıkabilecek karizmaya sahip bir oyuncuya ihtiyacımız vardı”. Pacino ise şunları söylüyor: “Steven’la bu karakterin özelliklerini konuştuktan sonra ürkütücü ve biraz kaçık olması gerektiğine karar verdik. Willy Bank megaloman biri. Otelleri onun için her şey demek. Beş Pırlanta Ödülleri’ni saplantı hâline getirmesi de bundan. Otelleri ona ün sağladı, yaşama amacı oldu. Düşünürseniz bu biraz acınası bir durum. Danny Ocean ona Reuben konusunda ilk kez yanaştığında, Willy hasımlarını tanıdığını sanıyor ve Ocean’ın çetesinin kendine denk olamayacağını düşünüyor. Biraz sapkın bir şekilde bu tür irade savaşları yapmaktan zevk alıyor. Bu benim için oynanacak bir özellikti”. ![]() ABIGAIL SPONDER Willy Bank gibi bir ego-manyak bile bazı şeyleri yalnız yapamayacağını biliyor. Yanında güvenebileceği bir kişi olmak zorunda. “Ocean’s 13”in tek kadın başrol oyuncusu Ellen Barkin, ekibe Bank’in neredeyse onun kadar kararlı sağ kolu Abigail Sponder olarak katılıyor. “Abigail, Bank’ten emir alsa da kimsenin yardımcısı değil” diyen Barkin, sözlerini şöyle sürdürüyor: “O her şeyi bir arada tutan sert bir yönetici ve hatta gerektiğinde kirli işleri de yapabiliyor. O, Vegas’ta yaşayan ve haftanın 7 günü 24 saat çalışan bir kadın”. Matt Damon’ın canlandırdığı Linus Caldwell’in büründüğü sahte kimlik olan Lenny Pepperidge’yle yakınlaştığı sahneler için, “Abigail’in fazla bir özel hayatı yok. Lenny Pepperidge’in iltifatlarına böylesine kolayca kanmasının nedeni de bu. Böylesine tamamen kandırılması bir yana, kolayca inanmaya alışık bile değil” diyor. Barkin şöyle devam ediyor: “Komedi yapmak eğlenceli. Özellikle Matt gibi yaratıcı, anında tepki verebilen ve pratik zekalı biriyle. Sette çok güzel bir ilişkimiz oldu”. Barkin sinemaya Jerry Weintraub’ın yapımcısı olduğu “Diner”la adım attı ve “Sea of Love” gerilim filminde Al Pacino’yla birlikte rol aldı. Öte yandan, Soderbergh aktrisin “Ocean’s” filmleriyle önceden bir bağlantısı olduğunu da itiraf ediyor: “Ellen’ın aslında ‘Ocean’s Twelve’de bir sahnesi vardı, ama kurgu sırasında filmden çıkarıldığı için ona borçlandım” diyor gülerek ve ekliyor: “Aslında, o sahnede de Matt ile arasında cinsel bir gerilim vardı; dolayısıyla, Bayan Sponder’ı kimin oynaması gerektiğini düşündüğümüzde karar vermek kolay oldu”. SUÇ MAHALİ “Ocean’s 13” kumarbazların iyi bildiği bir ortama geri dönüyor: Las Vegas’a. “Öncelikle, ‘Ocean’s Eleven’ın ortamına geri dönmek istedik” diyor Weintraub ve ekliyor: “Vegas bir markadır; dünyanın eğlence başkentidir ve oldukça inanılmaz bir yerdir”. Bazı açık hava sahneleri Las Vegas’taki gerçek mekanlarda çekilirken, bir kumarhane bulup tüm yapımı orada çekmenin getireceği lojistik zorluklar yapımcıları filmin büyük çoğunluğunu Warner Bros. stüdyolarının kontrollü plato ortamında çekmeye zorladı. Soderbergh bu konuda şunları söylüyor: “Her şeyi Vegas’taki gerçek mekanlarda çekmek iki katı daha uzun sürerdi. Ayrıca, istediğim görüntüleri elde etmem için ortamı tamamen kontrol edebilmem gerekiyordu. Tüm bunları göz önünde bulundurduğunuzda, setleri inşa etmek daha mantıklı geldi”. Yönetmenin uzun zamandır birlikte çalıştığı yapım tasarımcısı Philip Messina, mağarayı andıran platolarının lüks Las Vegas otel ve kumarhanelerine dönüşümünü yönetmekle görevlendirildi. “Phil’e kumarhane setinin güzel ama biraz çılgınca olmasını istediğimi söyledim” diyor yönetmen ve ekliyor: “Bunun ardındaki ana düşünce Willy Bank’in tüm kumarhaneyi kendi çılgın istekleri doğrultusunda tasarladığıydı”. “‘Bu böylesine büyük çapta bir şeyi tasarlayıp inşa etmek için benim tek fırsatım olabilir. Dolayısıyla bunu yapacağım.’ diye düşündüm’” diyor Messina gülerek. Banka Oteli ve Kumarhanesi’nin motifi Messina’nın orijinal tasarımıydı. “Otelin estetiği yarı Asya tarzıydı. Cüretkar olmalıydı çünkü Vegas’ta her şey görkemli olmalıdır. Bizim de bunu yaratmamız gerekiyordu. Vegas’ın görsel açıdan yorucu olduğunu düşünüyorum, ama şehirde tasarım açısından heyecan verici bir tür stil özgürlüğü de var” diyor Messina. Tasarımcı sözlerini şöyle sürdürüyor: “Yıktığımız kurallardan biri bizim çok katlı oyun salonlarımızın olmasıydı. Herkes, ‘Vegas’ta öyle yapmıyorlar’ dedi. Ben de, ‘İşte ben de bu yüzden öyle yapmak istiyorum’ dedim. Çoğu kumarhane emlak konusunda rahat, kilometrelerce uzayıp gidebiliyorlar. Bizimse öyle bir imkanımız yoktu; dolayısıyla, dikey yönde ilerleyip çalışma alanımızı büyütmeye çalıştım”. ![]() Çok katlı kumarhane seti Los Angeles’ın en büyüklerinden olan Plato 16’da inşa edildi. Platonun devasa boyutları büyük set için mükemmeldi; ne var ki, zemininin büyük bir kısmı dev bir su tankıyla kaplıydı ki bu durum Messina ve ekibi için büyük zorluk teşkil etti. “Zeminin altı boştu, setimiz ise büyüktü ve muazzam bir ağırlığa sahipti. Bu yüzden, yapısal olarak mühendislik gerektiriyordu” diyor Messina ve ekliyor: “Daha inşaata bile başlamadan önce platoya yapmamız gereken çok şey vardı”. Kumarhanenin asansörü de geniş setlerden biriydi. 17.000 kilogramlık asansör kabini kumarhanenin tüm katlarına çıkıyordu. Messina’nın ekibinin platonun zeminini iyice kazarak asansörü tutacak özel ayaklar yerleştirmesi gerekti. Bu setin en komplike parçalarından biri oldu. Kumarhanenin ışıklandırması da çok kapsamlı bir işti. Tüm ışıklandırma donanımı sete inşa edildi ki yönetmen, oyuncular ve figüranlar odadayken ek ışıklar kullanılması gerekmesin. Messina tüm kumar masalarına sabit ışıklar yerleştirdi. Bu konuda şunları söylüyor: “Özellikle masaların etrafındaki insanların üzerine ışık vermekte çok işe yaradı. Tavanlardan sarkan sabit lambaların ortama yeterince ışık yayacağını biliyorduk; ama, düz beyaz bir ışıkla sınırlı kalmamak için belirli bölgelere ışık zerk etmek önemliydi”. Soderbergh ve Messina setin ışıklandırmasında bir çok büyük ve şık avizeden yararlandı. Barbut masalarının üzerinde 4 ton ağırlığında, elde yapılmış Avusturya camından bir avize vardı. On ayrı özel ambalajlanmış pakette gelen avizenin her bir cam sırası numaralandırılmıştı. Her sıranın tek tek yerleştirilmesi için beş kişinin çalışması gerekti. Ağırlığı taşıyabilmesi için paltonun tavanına destekler eklendi. Avize dekoratif idiyse de, yönetmen için kilit ışık olarak çok daha önemli bir rol üstlendi. Lobide ünlü konsept tasarımcısı Jacob Hashimoto tarafından yapılmış yontma bir avize bulunuyordu. Hashimoto avizenin yerleştirilmesini denetlemek için İtalya’daki stüdyosundan kalkıp geldi. Avize setin tavanına tek tek yerleştirilmesi gereken binlerce parçadan oluşuyordu. Daha görkemli sabit ışıklandırmalardan biri de Willy Bank’in pırlanta kolyelerini sakladığı Pırlanta Odası’nda bulunuyordu. “Şelale” adı verilen avize Swarovski Crystal Company’den ödünç alındı. Altı metre yüksekliğinde, altmış santim çapındaki avizenin her kristalinin tavandaki askıya tek tek takılması gerekiyordu. ![]() Ana kumarhane salonunun tavanından sarkan avizeler ise Messina ve set dekoratörü eşi Kristen Toscano Messina tarafından tasarlandı. Fiberglastan yapılan avizeler sanat departmanı tarafından oyulup şekillendirildi. Sabit ışıkların içinde jelli sinema lambaları ve ışığın yayılmasını sağlayan unsurlar bulunuyordu. “Esasen, bu sinema ışıklarını perdelemenin, aynı zamanda da heykelsi bir öğe oluşturmanın bir yoluydu” diyor Messina. Kumarhane setine Aristocrat Technologies, Inc.’ten temin edilen (çalışan ama gerçek paranın kullanılmadığı) çeşitli slot makineleri ve aralarında rulet, barbut, 21 ve şehrin yeni oyunu ‘Yeterince Şey Söylendi’nin de bulunduğu 32 kumar makinesi yerleştirildi. Her masada ve elbette fişlerde ve hatta zarlarda Banka’nın amblemi bulunuyordu. “İşin en zor yanı o an işi olmayan figüran ve oyuncuları kumar oynamaktan alıkoymaktı” diyor Messina göz kırparak ve ekliyor: “Sanırım film sırasınca devam eden birden fazla kaçamak oyun vardı”. Weintraub ise bu konuda, “Phil hayatımda gördüğüm en inandırıcı setlerden birini yarattı. İnsanları kumarhane setine getirdiğimizde bir platoda olduklarını unutuyorlardı. Her şeyi öylesine ayrıntılı olarak tasarladı ki orayı kumara açabilirdik… nasıl yapılacağını bir bilseydim” diyor gülerek. Soderbergh de aynı görüşü paylaşıyor: “Hiçbirimizin uzunca bir süre hatta belki asla tekrar öyle bir set görebileceğini sanmıyorum. Olağanüstü bir şey yapmak için ele geçecek ender fırsatlardan biriydi ve Phil de bunu yapabilecek mükemmel kişiydi”. Mekan çekimleri de Güney Kaliforniya içinde ve çevresinde, özellikle de Meksika zar fabrikasına mekan teşkil eden Rosamond çöl kasabasında gerçekleştirildi. Ayrıca, birkaç kilit sahne için Las Vegas’a da gidildi. Terry Benedict’in ofisi Bellagio Hotel’in idari ofislerinde görüntülendi; otelin Fontana adlı barı da Frank Catton’ın ‘Yeterince Şey Söylendi’ oyununu tanıttığı fuara ev sahipliği yaptı. Yapımcılar çekimler sırasında bir Venedik otelinin inşaat hâlinde olmasından da yararlandılar ve burayı Danny Ocean’ın Bank’e Billy Martin teklif ettiği Banka Kumarhanesi’nin inşaat alanı olarak kullandılar. Gerçek mekanlardan bir diğeri de George Clooney, Brad Pitt ve Matt Damon’ın yer aldığı Southwest Airlines çıkış kapısındaki sahnede kullanılan Las Vegas’taki McCarran Uluslararası Havaalanı’ydı. KIYAFET ZORUNLULUĞU Kostüm tasarımcısı Louise Frogley için, kalabalık bir oyuncu kadrosuna, özellikle de önceden mevcut bir çizgileri olan karakterlere kostümler yaratmak yeni bir meydan okumaydı. Daha önce “The Limey”, “Traffic” ve “The Good German”da Frogley’yle çalışmış olan Soderbergh, “Bu tür projeler kostüm tasarımcıları için gerçekten zordur. Çok sayıda karakter vardır ve her birinin tamamen kendilerine özgü niteliklerinin olması gerekir” diyor. Frogley, Ocean’ın ekibi için kostüm tasarlarken “Ocean’s Eleven”ın kostüm tasarımcısı Jeffrey Kurland’e saygısını gösterirken bazı şeyleri bugünün modasına uydurmayı da ihmal etmedi. Hem George Clooney hem de Brad Pitt için temiz çizgiler ve sade stiller ön plana çıktı. “George Clooney için ne kadar sadeyse o kadar iyidir” diyen Frogley, sözlerini şöyle sürdürüyor: “İlk filmde görünümünü oluşturdu ve biz bunun harika olduğunu düşünüp, aynı yoldan gitmeye karar verdik. George fazla şatafatı sevmeyen bir aktör; smokini ve kılık değiştirdiği zamanların haricinde koyu gri bir takım ve beyaz gömlek giyiyor”. Frogley şöyle devam ediyor: “Brad de hafif bir ‘rötuş’la sadeliğini korumak istedi. Karakterinin olgunlaştığına inandığı için Rusty’nin kıyafetlerinin daha sade olması normaldi, ama Danny’nin aksine renkli olması gerekiyordu”. ![]() Kostüm tasarımcısı, Terry Benedict’in önceki filmlerdeki giyim stilini aynı şekilde sürdürmeye karar verdi. Bu konuda, “Andy Garcia ‘Ocean’s 12’de hemen her zaman kravat takıyordu. Bunun onun kişiliğine yakıştığını düşündüm, ama bu kez, biraz daha fazlası olsun istedim ve ona ‘Venedik’te Ölüm’ görünümü vermeyi seçtim” diyor Frogley. Matt Damon’ın kostümü muhtemelen en büyük karakter gelişimini yansıtıyor. Frogley’nin bu konudaki açıklaması ise şöyle: “Jerry, Linus’ın çok daha olgun olmasını arzu etti. O artık bir çocuk değil; kendi tezgahlarını kurmak üzere ve Ocean’ın organizasyonunda da daha önemli yer tutuyor; bu yüzden de, daha çok takım elbise giymesi gerekiyor. Matt, Lenny Pepperidge kimliği için de bambaşka bir giyim tarzı istedi. Bu amaçla bir Chairman Mao kıyafetini kopyalayıp onu biraz daha ileriye götürdük”. Carl Reiner’ın canlandırdığı Saul Bloom da sahte kimliği olan otel değerlendirme yetkilisi Kensington Chubb için seçkin bir giyim tarzı benimsedi. “Kensington’ı İngiliz özentisi yaptık, yani bir Amerikalı bir İngiliz’in nasıl giyineceğini düşünürse öyle giydirdik. Bol bol Harris, İrlanda ve İskoç tüvidi kullandık. Kadife pantolonlar ve pötikareli gömleklerle çok rahat bir görünümü vardı” diye anlatıyor Frogley. “Don Cheadle bu kez çok Amerikanvari olmak istedi, ama giydiği madenci kıyafeti Yohji Yamamoto imzalı, bizim çok yıprattığımız, çok güzel bir ceketti. Basher’ın gardırobu çok temel, fakat tabi gözü pek motosikletçi Fender Roads kostümünü ‘ödünç aldığı’ zamanı saymazsak” diyor tasarımcı gülerek. ![]() Çekirdek kadronun haricinde, kostüm departmanının en çok vaktini alan öğelerden biri Banka’nın çalışanlarının kıyafetleriydi. Frogley bu konuda, “En yeni ve en moda olması öngörülen bir kumarhane yaratıyorduk; dolayısıyla, çalışanların havalı üniformalar giymesi gerekliydi” diyor. Soderbergh da bunu onaylıyor: “Hademesinden masaların ardındaki krupiyesine kadar Banka’da çalışan herkesin görünümü Phil’in setlerde yarattığıyla mükemmel uyum içinde olmak zorundaydı. Ben gerçekten Louise’in tüm bu öğeleri birbirine bağlamakta olağanüstü başarılı olduğunu düşünüyorum”. Frogley doğru karışımı bulmak için Asya esintili fotoğraf ve gravürleri taradı. Tasarımcı, “Ciddi bir şeyi alıp, onu biraz esneterek havalı ve renkli görünmesini sağladık” diyor ve ekliyor: “Bol miktarda fosforlu yeşiller, turuncular ve pembeler kullandım”. Frogley, Banka’nın en önde gelen kişileri olan Willy Bank ve Abigail Sponder’ın kıyafetleri için Al Pacino ve Ellen Barkin’le yakın bir çalışma içine girdi. Bayan Sponder’ın klasik güçlü iş kadını gibi giyinmemesine karar verildi. Frogley, Barkin ve yapımcılar bunun yerine Sponder’ın her zaman vücut hatlarını ortaya koyan, tercihen pembe tonlarında elbiseler giymesi gerektiğinde fikir birliğine vardılar. Renk, aslında, Sponder karakterinin zamanının çoğunu geçirdiği Banka’nın renk paletine göre belirlendi. Frogley bu konuda şunu söylüyor: “Bunun ardında yatan düşünce Abigail’in kendiyle özdeşleşen bir renginin olmasıydı. Başarılı da oldu çünkü zaten otel üniformalarında bu rengi kullanıyordum. Böylece üniforma giymeden onun bir otel çalışanı olduğunu vurgulama imkanı bulduk”. Frogley, Pacino için aktöre göstermek üzere önce bir fotoğraf panosu hazırladığını söylüyor. Tasarımcı bunun amacını, “Nerden yola çıktığımızı ve karakterinin gardırobu için neyi örnek aldığımızı göstermek” şeklinde açıklıyor ve şunları söylüyor: “Kostümleri Battaglia’dandı. Bank hiç kuşkusuz terzi elinden çıkma kostümler giyecek biriydi, ama biz onların biraz daha dikkat çekici olmasını istedik. Kendisine farklı renklerde bir çok takım elbise gösterdik. Bizim benimsediğimiz çizgi karşısında heyecan ve beğeni duydu”. ![]() KULÜBE KATILIN “Ocean’s 13”in çekimleri sırasında, Jerry Weintraub sette olmadıkları sırada çekirdek oyuncu kadrosunun karavanlarına çekilmelerini istemedi. Bu yüzden sonradan “Ocean’s Kulübü” adını alacak fikri ortaya attı. Yapımcı bunu şöyle açıklıyor: “Herkesin birlikte takılabileceği bir yer olsun istedim çünkü bu, dostluğu konu alan bir film. Ben fikri buldum, yönetici yapımcımız Susie Ekins hayata geçirdi ve Phil Messina da tasarımını yaptı”. Weintraub kullandıkları platolardan birinin yanında bir konferans odası buldu ve burayı televizyonuyla, langırt ve oyun masalarıyla, okuma materyalleriyle, tam bir kulübe dönüştürttü. Kulüpte kahvaltı, öğle yemeği ve gece geç saatlerde akşam yemeği servisi mevcuttu. Steven Soderbergh burayı o kadar çok sevdi ki taşınabilir Avid’ini kulübe getirtti ve çekimler sırasında burayı kurgu odası olarak kullandı. “Jerry’nin bulduğu Ocean’s Kulübü harika bir fikirdi” diyor yönetmen ve ekliyor: “Benim asla düşünemeyeceğim bir şeydi, ama insanların gidip deşarj olması için harika bir ortam oluşturdu. Film bittiği için, sanırım kime sorsanız orada vakit geçirmeyi özleyeceğini söyler. Bu yerin yapım üzerinde gerçekten olumlu bir etkisi oldu”. Çekimler sona erdiğinde Ocean’s Kulübü temelli kapanmış olsa da, Weintraub burasının oyuncular ve yapımcılar için her zaman yaşamasını kesin olarak sağladı. Her birine üzerinde “Sizler Ömür Boyu Üyesiniz. Fakat eğer herhangi birimiz dünyanın herhangi bir yerinde bir diğer kulüp üyesini üzerinde kulüp kartı olmadan yakalarsak, yakalanan kişi içkiyi ısmarlar” yazılı birer kulüp kartı verdi. |
|||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| ADnet Reklamları | Siz de reklam verin ![]() |
|