Türkçe Bilgi

Sık Kullanılanlar Listesine Ekle
Salı 02-Aralık-2008 18:34:23
(Sözlük 1.700.000 İngilizce ve Türkçe terim içermektedir.)
Bulunduğunuz Sayfa: Anasayfa arrow Kitap Özetleri arrow Y arrow Yöneticilik Dersleri
Yöneticilik Dersleri
Salı, 27 Şubat 2007

Yazının Diğer Sayfaları
Yöneticilik Dersleri
Sayfa 2
Sayfa 3
Sayfa 4
Sayfa 5
Sayfa 6
Sayfa 7
Sayfa 8

Dört Ders

İster siyasette, isterse iş hayatında olsun, liderlerin üzerinde ittifak ettikleri bir gerçek şudur: Kendini bilmeden lider olunmaz; ama kendini bilmenin her birey için ne demek olduğunu da kimse bilemez. İşletme hocası Warren Bennis’in tesbit ettiği dört ders bize ışık tutabilir.

   1. En iyi öğretmeniniz, bizzat sizsiniz. Öğrenme, kişisel bir dönüşüm tecrübesidir. Öğrenmek sahip olmak değil, olmaktır. Öğrenmenin iki önemli saiki bilme ihtiyacı ve rol üstlenme duygusudur. Dolayısıyla, öğrenme nefisle, kişilikle doğrudan bağlantılı bir süreçtir. Bunları hiç kimse okullarda öğretemez. Herkes kendisi öğrenir ve kendi tarzında öğrenir. Sorumluğu kabul edin. Kimseyi suçlamayın. Liderler akla gelebilecek her yeni tecrübeyi ciddiye alır, ne kadar aptalca görünürse görünsün her fikri dinlemeyi sorumluluklarının bir parçası sayarlar. Başarısızlığı başkasına yüklemeye kalkmazlar.
   1. Öğrenmek istediğiniz her şeyi öğrenebilirsiniz. Şayet liderliğin temel bileşenlerinden biri hayatın vaatlerine tutkuyla sarılmak ise, bu vaatleri gerçeğe dönüştürmenin anahtarı da kişinin kendini baştan ayağa konuşlandırmasıdır. Cüret, iyimserlik, güven… bu yoldaki başlıca silahlardır.
   1. Hakiki kavrayış, kendi tecrübeniz üzerinde düşünmekten hasıl olur. Kendi tecrübesi üzerine düşünmek, kişinin kendisinin ve hayatının hakikatını öğrenmek üzere, kendine doğru zamanda doğru soruları yöneltmesi demektir. Gerçekte ne oldu? Niçin oldu? Bana ne yaptı? Benim için ne anlamı var? böylelikle insan Goethe’nin deyişiyle, örs değil de çekiç haline gelir. Anlamak her şeyin cevabıdır. Anladığınız zaman ne yapacağınızı bilirsiniz. Liderler de ancak anlamış olanlardır.

Kaç Kere Doğdun?

Filozof William James “Dini Tecrübenin Çeşitli Biçimleri” isimli kitabında iki karakterden bahseder. Bir kere doğan, yani sağlıklı bir zihne sahip olan dindar kişi ve iki kere doğan veya hastalıklı bir ruha sahip olan dindar kişi. Bir kere doğanlar gönlü ferah ve iyimserdirler. Allah’ı aşkdan ibaret bilirler ve İlahî güzelliği dünyanın güzelliğine yansımış addederler. Günahı ve ızdırabı büyütmez bir kere doğan; Allah bütün gözyaşlarını silecektir. İki kere doğanlarsa her bakımdan hastalıklı ruhlardır.

James’in bu görüşlerini iş idareciliğine uygulayan Abraham Zaleznik, liderlerin çoğunlukla iki kez doğanlar arasından çıktığı sonucuna varır. Bir kere doğan kişi, ortamıyla uyum içindedir ve değişmeyi istemez. İki kez doğan kişi, hayal kırıklığına uğramıştır ve çevresiyle aynı frekansta değildir. Onun için düşüncelerinde çok nesneldir ve kendini topluluğun perspektifinden ayırır. İçe döner ve geri çekilir; bir kimlik arayışına girer. Sonunda, yeteneklerini anlamaya, onları kullanıp geliştirmeye başlar. Kendini harekete geçiren saikle şimdi sahip olduğu vizyonu birleştirmesi, onu liderlik yoluna girmiş bir aday yapar.

Liderler var olana eleştirel gözle yaklaştıklarından, sürekliliği ve mevcut yapıyı reddederler. İlerleme peşindedirler; şahsi kabiliyet ve vizyonlarını kullanarak insanlara nelerin yapılabileceği hususunda ilham verirler.

Lider Nasıl Seçilir?

Potansiyel liderler çoğu işletmelerin her kademesinde mevcut olurlar. Ama liderleri seçme ve iş görenleri onlara teslim etme süreci çoğu zaman kusurlu olmaktadır. Hissedarlar, şirketi teslim edecekleri kaptanı seçerken genelde şu beş hatayı yaparlar:

# İhtiyaç duyulan beceri ve tecrübeyi doğru tanımlamakta acz gösterirler. Yeterince uzun bir zaman sonrasına ve uzaklara bakmakta acz gösterirler.
# Yeterince zaman harcamak yerine acele ederler.
# Tarafsız olamazlar.
# Gerekli özeni gösteremezler. Basiretli bir yönetim kurulunun şirketin başına getireceği adamı nasıl seçeceği hususunda Thomas Horton’un önemli on tavsiyesi:

Şirketin misyonuna açıklık getirip işe misyonla başlayın.
# Kendisinden ne beklediğinizi, başarı ve başarısızlık ölçülerinizi belirtin.
# Yönetim kurulunu iyice inceleyin.
# Hesap verme alışkanlığını geliştirin.
# Yardım için danışmanlara başvurun.
# Katı kriterlerden sakının.
# Her ciddi adayı A’dan Z’ye gözden geçirin. Sabırsız olmayın.
# Adaya işletmenizi eksileri ve artılarıyla iyice tanıtın.
# Sezgilerinize güvenin.
# Yönetim kurulu ve seçilen yöneticinin birbirlerinden beklentilerini beraberce geliştirip tesbit edin.

Siyasi Lider/İktisadi Lider

Helmut Schmidt’e göre siyasi liderlik başka, ekonomik liderlik başkadır. Schmidt diyor ki: Birçok işadamı devleti siyasi sınıftan daha iyi yönetebileceği vehmine kapılır. Bunu yapabileceklerinden şüpheliyim. Nitekim siyasi liderler de Cıtybank’ı veya Chrysler’i zor yönetirler. Arada benzerlikler olsa bile şahsi tecrübe, uzmanlık vs. gibi sayısız farklılıklar vardır. Önde gelen bir siyasi liderin başarılı bir işadamı, başarılı bir işadamının da iyi bir siyasi lider olduğunu hiç görmedim. Aradaki temel fark şudur: İş dünyasındaki lider büyük bir tiyatro sahnesinde oynamak zorunda değildir; kendi büro, konferans salonu veya yönetim kurulu odasının mahremiyetinde marifetlerini sergiler. Siyasiler ise, ta eski Atina’dan buyana, siyaset pazarı agorasının merkezinde oynamak zorundadır. Ve şimdi, Atina demokrasisinden 2500 yıl sonraki televizyon demokrasisi çağında, televizyon ekranında rakiplerinin hakkından gelebilmek zorundadır.




 
< Önceki   Sonraki >