Türkçe Bilgi

(Sözlük 648.124 İngilizce ve Türkçe terim içermektedir.)
Cuma 25-Temmuz-2008 11:21:07
Bulunduğunuz Sayfa: Anasayfa arrow Kitap Özetleri arrow T arrow Tefsirde İsrailiyyat
Tefsirde İsrailiyyat
Perşembe, 29 Mart 2007

Yazının Diğer Sayfaları
Tefsirde İsrailiyyat
Sayfa 2
Sayfa 3
Sayfa 4
Sayfa 5
Sayfa 6
Sayfa 7
TEFSİRDE İSRAİLİYYAT

Yazar: Doç. Dr. Abdullah AYDEMİR

ÖNSÖZ

Miladi yedinci asrın birinci çeyreğinde Mekke'de doğan İslâm güneşi, mü'minlere yepyeni bir rûh ve aşk zerketti. Bu aşkla her tehlikeyi fütursuzca göğüsleyen bu yeni imanın sahipleri az zamanda o günün eğilmez zannedilen nice başlarını eğdiler ve İran ile Bizans gibi iki büyük imparatorluğa kendilerini kabul ettirdiler.

İslâm'a düşmanlıkta en ileri gidenler Yahudilerdi. Çünkü onlar kendi kuruntularına göre Allah'ın seçkin bir kavmidirler. Bazı Ruhban ve Ahbarıları -özellikle mağlup duruma düştükten sonra- arzularına kavuşmak yolunda hileden başka çıkar yol bulamadılar. Bunlar zahiren müslüman görünüp din ve itikadlarını içlerinde gizlediler.

Bu sinsi düşman grupların gayretiyle İslâm'a yabancı olan bazı şeyler zamanla müslümanlar arasında yayıldı ve bunlardan tefsire girme fırsatı bulanlar bile oldu.

Kur'ân'ın kısaca, temas ettiği hususlar, Tevrat ve İncil'de bulunan veya bunlara inanan çevrelerde şifahi olarak yaşayan mufassal bilgiler ve hurafelerle aydınlatılmaya çalışıldı.

Cami ve benzeri yerlerde halka hikaye anlatan kişiler (kassaslar) Kur'an müfessiri olarak ortaya çıktılar. Buldukları malumata, hayalhanelerinden birçok şey ilave ettiler. Kur'an ve hadislerle yetinmediler, küçük çapta da olsa sahâbe asrında İsrailiyat muhtelif yollarla İslami çevrelere girdi. Bu rivayetler tabi'iler devrinde daha da arttı.

Asırlar boyunca İslâm alimlerinin büyük bir ekseriyeti, tefsirlerde buldukları İsrailiyyatı cemaat ve talebelerine meclislerinin müdavimlerine göz yaşları içinde ve büyük bir aşkla anlattılar.

GİRİŞ

A- KUR'ÂN-I KERİM'İN DİĞER MUKADDES KİTAPLAR ARASINDAKİ YERİ


Kur'an-ı Kerim dışında kalan ilahi kitaplardan Tevrat ve İncilden başka hiçbiri zamanımıza kadar gelmemiştir.

Kur'an-ı Kerim kendinden önce indirilmiş olan ilahı kitapları tasdik eden bur mucizedir. Onların tahrif edildiklerini beyan eder. Kur'andan başkasına güvenilmez. Kur'an hiçbir konuda, tahrif edilmiş Tevrat ve İncil'e muhtaç değildir. Ne Kur'an-ın izah ve tefsiri ve nede diğer İslami talimatın açıklanması sadedinde bu kitaplar müracaat kaynağı olmazlar.

B- 1. İSRALİYATININ MANÂSI

"İsrailiyyat" israiliyye kelimesinin çoğuludur. Kelime İsraili bir kaynaktan aktarılan kıssa veya hadise manasındadır. İsrail, rivayetlere göre Hz. Ya'kûb (as)'un ismi veya lâkabıdır.

İslâm'a ve özellikle tefsire girmiş olan Yahudi, Hıristiyan ve diğer dinlere ait kültür kalıntılarıyla, dinin gerek lehine ve gerekse aleyhine uydurulup Hz. Peygamber'e (sav) ve sahâbe ve müteakip nesillere izafe edilen her türlü haber, israiliyyat kelimesinin manası içine girer.

2. İSRAİLİYYATIN KISIMLARI

Sened Yönünden:

a) Sened ve Metin Bakımından Sahih ve Sağlam Olan İsrailiyyat:

- Buna misal olarak hadis kitaplarında yer almış olan haberleri gösterebiliriz.

b) Sened ve Metin Bakımından Zayıf Olan İsrailiyyat:

- Örnek: İbnû Cerir et-Teberi’nin rivayet ettiği ve "Arş"ı taşıyan meleklerin tavsifi ile ilgili olan haberdir.

c) Mevzu (Uydurma) Olan İsrailiyyat:

- Örnek: Huzeyfe İbn el-Yeman'dan rivâyet edildiğine göre Hz. Peygamber (sav) şöyle demiştir: İsrail oğulları azıp taşkınlıkları başlayınca... Allah (cc) onlara Fars hükümdârı Bahtûnnassar'ı gönderdi. Allah (cc) Bahtünnassar'u 7800 yıl hükümdarlık nasip etti.

Bu haber tamamıyla uydurma olan bir İsrailiyyattır.

Konusu Yönünden

1. İnançla ilgili olanlar

2. İbadet ve dini ahkamla ilgili olanlar

3. Va'z ve nasihat gibi birinci ve ikinci kısımla alakalı olmayan.

İslâm'a Uyup Uymaması Bakımından:

1. İslâm'a Uygun Olan İsrailiyyat

İslâm'a uygun lan İsrailiyyattan maksat, sahih sened ve metinlerle muteber hadis kitaplarımızda yer almış olan haberlerdir. Hz. Peygamber'in (sav) veya sahabenin ve sonra gelen nesillerin eski milletlerin -yahudi ve hıristiyanlar başta olmaz üzere- daha ziyade dini kültürlerine ait olarak haber verdikleri ve anlattıkları şeylerdir. Yani, bunlar hadistir.

- Örnek: Fatıma Bint-i Kays'ın rivayet ettiği Cesâse kıssası...

2. İslâm'a Zıt Olan İsrailiyyat

Bu kısma giren, -hangi konuya ait olursa olsun- İslâm'ın esasları ile tenakuz halindedir. Bunları aklen ve naklen tasvibe imkan yoktur.

- Örnek: Hz. Süleyman (as) yüzüğünü şeytanın çalması ve onun yerine geçip insanlara hükmetmesi ve Hz. Süleyman'ın (as) şeytanı etkisiz hale getirmesini anlatan hikaye...

3. Tasdik veya Tekzib Edilemeyen İsrailiyyat (Meskutün anh)

Bu tür israiliyyat -belki de tasdik veya tekzib edilemeyişinden dolayı- İslami olan eserlerde ve özellikle tefsirlerde geniş yer tutmuştur. Hemen şunu belirtelim ki, tasdik veya tekzib edilemeyen bu tür israilayyata da asla müslümanların ihtiyacı yoktur. Lüzumsuz söz kalabalığından ve hayal mahsulü efsanelerden ibarettir.

C- İSRAİLİYYAT RİVAYET ETMENİN HÜKMÜ

Hz. Peygamber (sav)'ın ve O'nun muasırları olan sahabenin sözleri muhteliftir. Bazı sözleri israiliyyatın naklini tecviz eder gibi görünürken, diğer bazıları da şiddetle yasak etmektedir.

Hz. Peygamber (sav) "Kur'an'dan başka benden hiçbir şey yazmayın Kur'an'dan gayri benden birşey yazmış olan varsa onu imha etsin" buyurmuştur. Kimi zamanda, "Benim sözümü dinleyip belleyen, sonra da onu bellediği gibi başkalarına aktaran kişinin Allah (cc) yüzünü ağartsın" buyurmuştur.

Buradan anlaşılıyor ki, Hz. Peygamber (sav) ve ashabı Tevrat ve İncil gibi muharref kitapların şerhi mahiyetindeki efsanelerin okunmasını ve anlatılmasını hoş görmezlerdi.





Son Yenileme ( Perşembe, 29 Mart 2007 )
 
< Önceki   Sonraki >

 ADnet Reklamları Siz de reklam verin