| Cuma 05-Eylül-2008 21:16:37 | (Sözlük 655.580 İngilizce ve Türkçe terim içermektedir.) |
| Psikoloji |
| Cuma, 30 Mart 2007 | ||||||||
Sayfa 4 toplam 6 HAFIZA Hafıza olmadan öğrenme denilen şey gerçekleşmez, edindiğimiz tecrübelerden geriye hiçbir şey de kalmazdı. Çünkü kısa bir süre önce öğrendiğimizi, hafızaya dayanarak hatırlar ve uygulamaya koyarız. Hafıza denilen bu harika sistemin süreçlerini üç aşamada açıklamak mümkündür: Kodlama: Hatırlanacak olan malumatın takdimi esnasında ortaya çıkan olaylardır. Depolama: Tekrar hatırlanmak üzere daha önce kodlanan malumatın hafızada depolanması işlemidir. Geri Getirme: Kodlanıp depolanan malumattan gerekli olanının (hedef malumat) hatırlanması için hafızada meydana gelen işlemdir. Genellikle üç tip hafıza deposundan bahsedilir: -Duyusal Hafıza Deposu -Kısa Süreli Hafıza -Uzun süreli Hafıza Bu modele göre çevreden gelen malumat duyusal depolar tarafından alınır. Bu depolar görme işitme gibi kendine has ayrı depolardır, malumatı çok kısa süre için tutarlar. Bu depoya giren malumatın bir kısmına dikkat sarf edilir ve daha sonra kısa süreli hafıza deposu tarafından proseslenir. Kısa süreli hafızada proseslenmiş olan malumatın bir kısmı uzun süreli depoya aktarılır. Tabi malumatın uzun süreli depolanışı tekrar safhasına bağlıdır. Unutma: Öğrenmeden sonra hafızanın hatırlama performansı zamanın bir fonksiyonu olarak bozulmaktadır. Zaman geçtikçe hatırlama perfor-mansı düşer. İşte araştırmacılar bu duruma unutma ismini vermişlerdir. MOTİVASYON İnsanoğlu öğrenir, hatırlar, düşünür ihtiyaç duyar ve ister. Acıktığında yiyecek ihtiyacını, susadığında su ihtiyacını, başkaları tarafından kabul görme ihtiyacını, başarılı olma ihtiyacını karşılamak üzere harekete geçer ve bu hedeflerine ulaşmak için davranışlarda bulunur. Psikolojide istekler ve ihtiyaçlar motivasyon başlığı adı altında toplanırlar. Motivasyon(güdüleme),genel anlamda, insan organizmasını davranışa iten, bu davranışların şiddet ve enerji düzeyini tayin etmeyi, davranışlara belirli bir yön vermeyi ve bunun devamını sağlayan çeşitli iç ve dış sebepleri ve bunların işleyiş mekanizmalarını kapsar. Motivasyonda Teorik Yaklaşımlar: Motivasyon konusunda en önemli görüşlerin başında Mc Dougall, Freud ve Maslov ‘un fikirleri gelir. İçgüdü terimini ilk kullanan kişi Mc Dougall bütün düşünce ve davranışlarımızın; öğrenme ve yaşantılarla yönetilişi değiştirilebilir olan bir grup kalıtsal içgüdünün sonucu olduğunu savunuyordu. İçgüdü teorisine göre insan, hedef ve amaçlarını seçen bir varlık olmayıp, davranışı tayin eden veya onu motive eden içgüdüsel güçlerin -ki Mc Dougall 18 içgüdü sayıyordu- elindeydi. Freud’da insan davranışının tayin edilmesinde iki temel, ama bilinç altında işleyen, kuvvetli bir motivasyonel gücün varlığını savunuyordu. Bu güçlerden biri cinsel davranışı idare eden hayat içgüdüleri diğeri ise saldırganlık hareketlerin temelini oluşturan ölüm içgüdüleridir. Her iki grup içgüdü de bilinç altında işlediği için bireyin hareketlerinin hedefi ve hareketleri seçme sebebi hareketin gerçek olan sebebinden ve hedefinden bağımsızdır ve aralarında hiçbir ilişki bulunmamaktadır. Maslov, motifleri mertebeli bir düzen içerisinde düşünmüştür. Mertebenin en altında doğuştan gelen biyolojik dürtüler, en üstünde kendini gerçekleştirme ihtiyacı yer alır. Maslov’a göre temeldeki bir motivin ihtiyaçları giderilmeden üst seviyedeki güdüler insanı etkileyemez. Aç bir insan genelde karnını doyurmadan emniyetine dikkat etmez, kendini gerçekleştirme ortada bile olamaz. Açlık, susuzluk, analık davranışı, merak motivi ve cinsel motivler insanları motive eden en önemli belli başlı güdülerdir. |
||||||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| ADnet Reklamları | Siz de reklam verin ![]() |
|