Türkçe Bilgi

Pazar 07-Eylül-2008 04:03:57
(Sözlük 655.580 İngilizce ve Türkçe terim içermektedir.)
Bulunduğunuz Sayfa: Anasayfa arrow Kitap Özetleri arrow P arrow Psikoloji
Psikoloji
Cuma, 30 Mart 2007

Yazının Diğer Sayfaları
Psikoloji
Sayfa 2
Sayfa 3
Sayfa 4
Sayfa 5
Sayfa 6

DUYUMLAR VE ALGI

Çevremiz ile ilgili bilgiler duyularımız yoluyla gelmektedir. Renklerin ayırd ediciliği, müziğin ritimlerinin yorumlanması veya dokunduğumuz bir nesnenin ısısının ne olduğuna karar verişimiz hep duyularımız ile ilgilidir.

Duyum ise duyu organlarının, çevredeki enerji vasıtasıyla uyarılması sonucunda ortaya çıkan nörofizyolojik süreçler olarak tarif edilebilir. Belli başlı duyu sistemleri ise görsel sistem, işitme sistemi, koklama sistemi ve tat sistemidir.

Algı ise duyumdan farklı olarak, “Duyu organlarımızca taşınan duyusal verileri örgütleyip yorumlayarak insanoğlunun çevresindeki nesne ve olaylardan oluşan uyaranlara anlam verme sürecidir.”

Algı süreçleri ile ilgili olarak en önemli konuları şöyle sıralamak mümkündür.

Nesnelerin Ayırdedilmesi: İnsan çevresini gelişigüzel bir düzen içerisinde algılamamaktadır. Duyusal girdileri derler, toparlar, bir düzene sokar ve onlara bir anlam verir. Biz bu sürece nesnelerin ayırdedilmesi diyoruz.

Algısal değişmezlikler: En önemli iki değişmezlik, renk ve parlaklık değişmezliği ile biçim ve büyüklük değişmezliği dir. Nesne üzerine düşen ışığın şiddeti ne olursa olsun az veya fazla, rengi ve parlaklığı değişmez.”Gündüz beyaz algılanan kar, gece siyah görünmez.” Nesneleri, bizden değişik uzaklıktaki mesafelerden algılamamıza rağmen büyüklüklerini aşağı yukarı değişmez bir şekilde aynı görmeye devam ederiz.”Kapı boyutlarının açılırken algılanan şekli.”

Algısal Yanılmalar: Suya sokulan bir sopayı suya girdiği noktada kırık görmemiz veya lunaparktaki aynalarda seyrettiğimiz çarpık görüntüler fiziksel yanılmalardır. Diğer tip yanılmalar algı sistemimizden kaynaklanan algısal yanılmalardır. Zaten psikolojinin ilgi alanına giren yanılmalar algısal olanlardır.

Bu üç algı süreci dışında, Derinlik Algısı, Hareket Algısı, Sosyal Algı gibi algı türlerinden de bahsetmek mümkündür.

UYKU VE RÜYALAR

Uyku, uyanıklığın zıddı gibi görünmekle birlikte bu iki bilinç halinin ortak yanları çoktur. Uyku tamamı ile bir sükunet ve istirahat hali değildir, bazıları uykuda yürür, konuşur. Uykuda olanlar çevreden tamamı ile kopuk da değildir.

Uyku halinde merkezi sinir sisteminin faaliyetleri EEG’ye (Elektroensafelogram: Sinir sistemindeki faaliyetten doğan beyindeki elektriksel akım faaliyetlerini kaydeden bir araç.) yansıtılmaktadır. Bu sayede biz, normal bir insanın uyku esnasında geçirmiş olduğu safhaları ölçebiliriz.

Normal bir insanın hayatının üçte biri uykuda geçmektedir. Bu oran şahıstan şahısa ve yaşla birlikte değişmektedir. Aşırı derecede uyku veya uykusuzluk belli başlı uyku bozukluklarındandır.

Araştırmacılara göre insanlarda uyku ihtiyacını arttıran en önemli uyarıcılar: sıcaklık, ağır geçen yemek öğünleri, cinsel ilişki, ışıkların yanıp sönmesi ve aynı tonda devam eden yüksek sesler gibi tekrarlayıcı monoton uyaranlardır.

Rüya Görme: Rüyalar çağlar boyu insanların ilgisini çekmiş ancak yeni yeni bilimin dikkatini çekmeye başlamıştır. Buna sebep ise gelişen tekniğin yardımı ile rüya görme olayının bilimsel olarak ancak araştırılabilir hale girmesidir.




 
< Önceki   Sonraki >

 ADnet Reklamları Siz de reklam verin  adnet