| Sık Kullanılanlar Listesine Ekle Çarşamba 03-Aralık-2008 00:03:40 (Sözlük 1.700.000 İngilizce ve Türkçe terim içermektedir.) |
| Kuran'da Edebi Tasvir |
| Perşembe, 29 Mart 2007 | |||||
Sayfa 1 toplam 3 KUR’ANDA EDEBİ TASVİRYazar : Seyyid KUTUB Yayınevi : Hilal Yayınları Baskı : İstanbul / 1990 / 240 shf. KUR’AN SİHRİ Kur’an ilk andan itibaren Arapları tesir edip büyülemişti. Gerek Allah’ın gözünü İslam’a açtığı kimseleri ve gerekse gözünde perde bulunan kimseleri ilk Müslümanları istisna edersek çünkü onlarda Hazret-I Peygamberin şahsiyetinin rolü olabilir. Başlıca amil Kur’an-ı Kerim’dir. Ömer bin Hattab’ın imana gelişinin hikayesi, Velid bin Mugire’nin dönüp gidişinin hikayesi daha birçok iman kıssalarının ileri örneğidir. Bu iki olayda da Arapları etkileyen Kur’an’ın sihri meydana çıkarıyor. Hazreti Ömer imana gelirken şöyle söylemiştir: “ Bu ne güzel söz, ne üstün söz.” Velid bin Mugire “ Bu başka değil, tesirli bir sihirdir. Görmüyor musunuz, adamda karısının kölelerinin arasını açıyor” dedi. Kur’an’ın bazı kafirlerden naklettiği sözler de Kur’an’ın sihrine delalet eder. “Bu Kur’an’ı dinlemeyin, okunurken gürültü edin, belki bu suretle galip gelirsiniz” (Fussilet 26) Bu, Kur’an’ı kendilerine ve tabilerine tesirinden ötürü ruhlarında çalkalanan korkuyu gösterir. Kureyş reisleri, yalnız çocuklarından değil, kendilerinden de endişeleniyorlardı. Kendileri de onun tesirine kapılmaktan korkuyorlardı. Onun için işitmek istemiyor, gürültü yapıyorlardı. KUR’ANDA SİHİR KAYNAĞI Kur’an’daki sihrin kaynağı, teşri gaybiyat ve kevni ilimlerden başka bir şeydeydi. Elbette bu sihir, Kur’anın yalnız haber verdiği konuda değil, bizzat onun üslubunda idi. Alak suresine baktığımızda bunu açıkça görebiliriz. Mesela (kella leinlem yentehu lenesfean binnasiye) ‘böyle şeylerden sakınsın o, eğer küfründen vazgeçmezlerse, and olsun onu alnından tutup (cehenneme) sürükleriz.’ İşte ses tonuyla manasını tasvir eden şiddetli (lenesfean) lafzı. Müteradifi olan (lenehuzennehu) kelimesinden daha şiddetlidir. (Lenesfean binnasiyeh) şiddetli ve çabuk yakalamayı, azgın mütekebbirin kaldırdığı en yüksek yerden, kibirli başının önünden yakalamayı tasvir eder. Bu alnı, yakalayıp sürüklemeye müstahak bu alındır. KUR’AN NASIL ANLAŞILDI Gerek müminler gerek kafirler Kur’an’ı dinlerken büyülenmişlerdir. Bunlar büyüleniyor iman ediyorlar, onlar büyülenmiyor kaçıyorlar. Sonra onlarda ötekiler de Kur’an’dan etkilendiklerini ifade ediyorlar. Hz. Ömer, Kur’an dinleyince kalbim ona ısındı, ağladım ve o beni İslam’a soktu. Başka bir rivayette de şöyle söylediği kaydediliyor. “ Bu söz ne kadar güzel üstün bir söz” Velid bin Mugire Kur’an’a karşı hayranlığını gizleyemiyor. “Vallahi onda bir tatlılık güzellik var. O altındakileri kırar, kendisi yükselir, onun üstünde bir söz olamaz” diyor. Müslümanlar bu veciz ve yazılı sanat güzelliğinden aldıkları ruhi zevk ve hissettikleri derin duygudan dolayı onu açıklaya vakit bulamadılar. Fakat daha sonra tabiin dönemlerinde tefsir denilen ilim gelişmeye başladı ama onun edebi yönünden çok fıkhi, cedeli, nahvi yönleri araştırıldı. Bu yön tam açıklanmadı. Bundan dolayı bu mucize kitabın ifadesini yeni bir tetkik metoduyla incelemek ve ondaki fenni güzelliğin genel prensiplerini araştırmak lazımdır. |
|||||
| Son Yenileme ( Perşembe, 29 Mart 2007 ) | |||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|