| Pazar 07-Eylül-2008 07:17:35 | (Sözlük 655.580 İngilizce ve Türkçe terim içermektedir.) |
| Kuran-ı Kerim Bilgileri |
| Perşembe, 29 Mart 2007 | ||||
Sayfa 1 toplam 2 KUR’AN'I KERİM BİLGİLERİYazar : Osman KESKİNOĞLU Yayınevi : Türkiye Diyanet Vakfı Baskı : Anakara / 1993 / 336 shf. VAHYİN BAŞLAMASI Hz. Muhammed'e (sav) ilk vahiy Mekke'de ki Hira Mağarasında gelmiştir. İlk vahiy "İkra" ayetleridir. Vahyi getiren melek ise Cebrail (as) dir. Hz. Aişe validemizin belirttiğine göre Peygamber Efendimiz altı ay sadık rüyalarla nübüvvete hazırlanmış daha sonra kendisine yalnızlık sevdirilmiş ve Hira Mağarasına çekilmiştir. Genel görüşe göre orada Hz. İbrahim (as) 'ın şeriatı üzere ibadet etmiştir. İlk vahy ile muhatap olan Allah Rasülü hemen titreyerek eve dönmüş ve Hz. Hatice validemize "Beni örtünüz.." demiştir. O'da O'nu teselli ederek Haniflerden olan amca oğlu Varaka B. Nevfel ile görüşmesini sağlamıştır. Varaka O'na kendisine gelenin Hz. Musa'ya gelen Namus-u Ekber olduğunu ve ileride kavminin kendisine hicrete zorlayacağına haber vermiştir. Vahiy işaret etmek yazı yazmak, ilham etmek gibi manalara gelir. Vahiy meleği Cebrail (as)'dır. Hıristiyanlıkta vahiy yoktur. Yahudiler ise Cebrail (as)'a düşmandırlar. Hz. Peygamberin (sav) vahiy alış şekilleri yani vahyin mertebeleri altı şekilde olmuştur: 1- Altı ay süren sadık rüyalar şeklinde gerçekleşmiştir. 2- Uyanıkken melek görünmeksizin vahyi Peygamberin kalbine ilka buyurması ile gerçekleşir. 3- Melek insan suretinde temessül etmesi ile gerçekleşir. (ÖRN..: Sahabeden Hz. Dıhye suretinde gelmiştir.) 4- Melek çan sesine benzer bir surette hitap ederdi ki en zor olanı buydu. 5- Cebrail asli suretinde görülmüştür. 6- Miraçta olduğu, gibi Allah'tan vahiy vasıtasız olarak almıştır. Vahiy Peygamber Efendimize kırk yaşında Ramazan ayında bir pazartesi günü gelmiştir. 24, 27. veya 17. günü olduğu konusunda ihtilaf vardır. İlk vahiyden sonra bazılarına göre üç yıl bazılarına göre 2.5 yıl, diğer bir görüşe göre ise 40 gün vahiy kesilmiştir. Daha sonra Müddessir Süresinin ilk ayetlerinin nazil olmasıyla bu dönem bitmiştir. İslama Davet Başlayınca Kur’an-I Kerim'in Tefsiri Karşısında Müşrikler İslamın yükselişine engel olmak isteyen müşrikler ilk önce Hz.Peygamber (sav) Mekke’ye gelen heyetlerle temastan alıkoymak istemişlerdir. Daha sonra Nadr b. Haris gibi hikayeciler salarak halkı oyalamak yoluna gitmişler ve "Ruh nedir?" gibi Yahudi destekli sorular sormuşlardır. Fakat bunların Kur’an karşısında faydalı olmadığını görünce halkı onu dinlemekten men etmişlerdir. Fakat halktan çok kendileri gizlice dinlemişlerdir. KUR’AN'ı Kerim'in eşsiz belagatı karşısında Hz. Ömer ve Hz. Hamza gibi insanların Müslüman olması ve Müslümanlara yapılan zulümlerin tesirsiz kalması sonucu M. 617-619 tarihleri arasında Peygamber sülalesine boykot uygulamışlardır. Bu boykotta onlarla alış verişi, kız alıp vermeyi ve diyaloğu yasaklamışlardır. Müslümanlar bu boykotta ağaç kabuğu yiyecek kadar zorluk çekmişlerdir. Bu boykottan birkaç yıl sonra Hz. Hatice ve Ebu Talip vefat etmiştir. Bu yıla Hüzün Yılı denilmiştir. Hüzün yılından sonra sıkıntılar artınca kurtuluş çaresi olabilir mi diye Taif'e gidilmiş, oradan da bir sonuç alınamamıştır. Ta ki Mekke'ye hac için gelmiş olan altı Yesrib'li insanla karşılaşıncaya kadar. Bunlar Müslüman olmuşlar ve Yesrib'e dönmüşlerdir. Ertesi yıl 12 kişi, daha sonraki yıl ise 72 kişi olarak Akabe'ye gelmişlerdir. Hz. Peygamber'in içinde bulunduğu sıkıntı ve meşakkatten dolayı O'nu Yesrib'e davet etmişlerdir. Peygamber Efendimiz onlardan kendisi ve Müslümanlar hakkında koruyacaklarına dair biat aldıktan sonra bütün Müslümanlar Allah'ü Teala'nın izni ile Medine’ye hicret etmişlerdir. Bu biat hadisesine Akabe biatları denir. |
||||
| Son Yenileme ( Perşembe, 29 Mart 2007 ) | ||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| ADnet Reklamları | Siz de reklam verin ![]() |
|