| Pazar 07-Eylül-2008 11:57:10 | (Sözlük 655.580 İngilizce ve Türkçe terim içermektedir.) |
| İsyan Ahlakı |
| Cuma, 30 Mart 2007 | ||||||||
Sayfa 3 toplam 6 KURTULUŞ MESELESİ VE TABİATIN ANLAŞILABİLİRLİĞİ Spinoza, kurtuluş meselesine çözüm arıyor. İnsan ebedi mutluluğa nasıl ulaşır? Ona göre ebedi mutluluk ruh huzurunda mükemmel bir sükunette bulunur. İnsan tabiatı itibarıyla ve dolayısıyla mutsuz bir varlıktır. Tabiatta nizam ve ahenk vardır. Ona da hakim olan kanunlar, mükemmel olarak anlaşılabilir niteliktedir. İnsan kendi huzursuzluğunu tabiata taşır. İnsan tabiatın bir parçası olduğuna göre, tabiattaki gibi insanda da kesin bir determinizm vardır. Kurtuluş ve sükunet bulmak için ruhi olayları da tabiat olaylarıyla aynı planda düşünmek ve kanunlarıyla birlikte orada hüküm süren kesin determinizmi tanımak kafi gelecektir. SEZGİ VE HÜRRİYET CÜZİ İRADENİN VE DETERMİNİZMİN YANILGISI Bergson determinizmi Spinozanın yaptığı varlığın mutlaklığındaki anlaşılabilirliğe dayandırmıyor aksine, Spinozaya sonsuzluk olan tek bir ana dayanmak suretiyle, süre konusunda soyutlama yaptığı tarizinde bulunacaktır. Bergson, Spinozanın yaptığı gibi metafizik bakış açısında durup kalmıyor. Ona göre; “İnsan hürriyetinin incelenmesi bir felsefi sistemin uzantısı olmayacaktır. Eğer hürriyet psikolojisi olarak araştırmaya yer varsa bunu ruhi olayın tahlili çerçevesinde yapmaya çalışacaktır. O ruhi hallerin saf bir takım büyüklüklere indirgenemez olduğu noktasından yola çıkıyor. İç halleri mekana ait büyüklüklerin ölçülmesi gibi ölçülemezler. Determinizmin artık sebeplilik konumu yardıma çağırmaktan başka çaresi yoktur. Determinizm konusu şudur: Aynı sebepler aynı sonuçları doğururlar. Fakat ruhi hayatta aynı sebep birçok defa ortaya çıkmaz ki.. Hürriyet, “somut benliğin, kendi yaptığı hareketle olan ilişkisidir apaçık hür olduğumuz için bu ilişkinin tarifi imkansızdır. HÜRRİYET NEDİR? Determinizm olmadan hürriyet kavranılamaz ve bu gerçek anlamda imkansızdır. Hürriyet, dıştaki determinizmin yerine benliğin determiniz-mini, bir iç determinizmini koymaktan ibarettir. Ve iç determinizmin gücü, hürriyetimizin de gücünü gösterir. İNSANIN ESİRLİĞİ HAZZIN ANLAMI İrade, kendi hürriyetini kazanmadan önce hatta onu kazanmak üzere esir bulunmaktadır. Tam olarak kendini istemeden önce esirliği istemektedir. Bize göre esirlik, iradenin özel bir nesneye bağlanması anlamına gelmektedir. O böylece tatmin olacak ve bizzat bu tatminle yok olacaktır. Hayat hareketi mümkün kılan maddedir. Haz hayatın bir tamiri olarak kabul edilmelidir. Bu anlamda meşrudur, hatta zaruridir. Fakat hazzı hareketin gayesi yapmak harekete sonsuza doğru hür bir gelişim hızı vermek yerine onu daha başladığı noktada durdurmak demektir. Bu hareketin bizzat kendi kaynağında yok edilmesi olacaktır. Zevk, hayattan çıkar, hayata yaptığı bu katkıyla varlıkta bir zavallılık, bir güçsüzlük haline gelir; bu insanın zaafıdır. Her tatmini arkasında bir pişmanlık gelir. haz, gerçek bir şekilde istenmiş değildir; o daha çok bir istek noksanlığına tekabül eder. |
||||||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| ADnet Reklamları | Siz de reklam verin ![]() |
|