Türkçe Bilgi

Sık Kullanılanlar Listesine Ekle
Salı 02-Aralık-2008 23:47:52
(Sözlük 1.700.000 İngilizce ve Türkçe terim içermektedir.)
Bulunduğunuz Sayfa: Anasayfa arrow Kitap Özetleri arrow I arrow İslamın Dirilişi
İslamın Dirilişi
Çarşamba, 04 Nisan 2007

Yazının Diğer Sayfaları
İslamın Dirilişi
Sayfa 2

İNANÇTA DİRİLİŞ

I.Dünya Savaşı öncesi ve sonrasında İslam düşüncesi daha çok akademik planda olmuş ve müsteşriklere karşı savunma ihtisas diliyle yapılmıştır. II.Dünya Savaşından sonra İslam düşüncesi daha çok akademik plandan çıkarak tam bir sulh ve savaş tertibi dünya ve öte dünyayı yaşama tertibi, tarihi, sosyal ve siyasi alanda İslam’a has dünya görüşü ve sistemini deneme dönemine yani ideolojik plana girmiştir. Bu dönemde Necip Fazıl, Seyyid Kutup, Mevdudi gibi II.dönem İslam düşünürlerinin açtığı yolda yeni bir idealist gençlik yetişmiş ve İslam düşüncesinin diriliş destanı yazılmaya başlamıştır. Bir bakıma ideolojik plan akademik planla inanç planı arasında köprü görevini görmüştür. Böylece iki insan tipi oluşmuştur: Tam sağcı yani Müslüman ; Solcu yani komünist. Birisi geçmişe bağlanmış İslam’ın asrı saadetini kendine örnek alarak geleceği değerlendirmek isteyen “İslam insanı”, diğeri ise İslam, gelenek ve ülke ile ilişiğini kesmiş kökten yabancılaşmış “Marksist insan”. İslam insanının doğuşunda dış şartları II.Dünya Savaşı hazırlamış, iç şartları ise; a) İslam kültür ve düşüncesinin çağdaş bir öz ve yapıya sahip olması, b-) Müslüman’ın şuuraltının İslam özlemiyle dolu olması, hazırlamıştır.

İnanış dirilişinde en önemli kitle hareketi olan Nurculuk ihlas üzerine bina edilmiştir. Bu bakımdan İslam inanışının dirilişi ve bunun belli başlı kadrosu olan Nurculuk İslam’ın ihlas doktrini bunun uygulanması etrafında döner. Bu inanıştaki canlanış problemin şah damarına dokunmaktadır ve başarıya yürümektedir.

EDEBİYAT VE SANATTA DİRİLİŞ

Bir kültürün ayağa kalkmasında edebiyat ve sanatın değeri vücuttaki ruh gibidir. Her yeni ülkü terimleriyle gelmelidir. Kur'an-ı Kerim ilk nazil olduğunda Yedi Askı Şairleri'ne boyun eğdirmiştir. İslam’ın uyanışı bu yüzyılda Mehmet Akif, Necip Fazıl gibi şairler farklı üslubuyla, Risale-i Nurlarla temsil edilmiştir. İkbal ve Seyyid Kutup hem şair hem de edebiyatçıdırlar. Fakat şu bir gerçektir ki İslam’ın canlanışında edebiyat faaliyeti henüz yeterli bir ses, muhteva ve etki gücüne ulaşamamıştır. Roman sol ideoloji etkisinde; şiir evrensel olmaktan uzak; resim, tiyatro, sinema klasik İslam sanatları içinde yok; mimari ise estetiği felç olmuştur.

AKSİYONDA DİRİLİŞ

Düşünce, inanç, sanat ve edebiyattan sonra aksiyonda diriliş gerçekleşecektir. Aksiyon safhasında İslam’ın ilk devirlerinde olduğu gibi Uhud'daki yenilgiler (antitez) bitecek, Hendek savunması (sentez) taarruza geçecek ve Bedir’in zaferi (tez) gerçekleşecektir. Aksiyondaki eksiklik düşünüş, uyanış ve duyuş dirilişinin gerçekleşmesidir. Bunların dirilişinin gerçekleştiği anda aksiyon var demektir. Mekke ve Medine döneminde aksiyonun had safhaya ulaştığı zaman son zamanlardır. Mekke döneminde düşünce ve inanış aksiyonu, Medine’de ise inanış aksiyonu vardır. İslam aksiyonunun neticesi yaratıcı, evren ve insan arasındaki sulhu temin etmektir.

İSLAMIN ÇAĞRISI

İslam bütün insanları Müslüman, Yahudi, Hıristiyan, doğulusu, Afrikalısı, Avrupalısı, Budist’i, ateisti ayırt etmeksizin hak ve hakikate tevhide çağırıyor. Her şeyde önce Müslüman’a çağrıda bulunuyor:

Müslüman, derinleş! Eşyaya olduğu kadar insana ve toplumlara doğruda derinleş! Müslüman, çileleş ve şuurlaş! Doğuyu, batıyı tanı! İçine değişik fikirlerin girmesine sebebiyet verme. Müslüman, birleş! Erdemlikte ne yüce ol ki seni aşağılamaya gelen kendi aşağılığını görsün. Müslüman, İslam’ı öyle diri ve canlı yaşa ki, seni öldürmeye gelen sende dirilsin.
Yorumlar (0)Add Comment

Yorum yaz

busy



 
< Önceki   Sonraki >