| İslamın Dirilişi |
| Çarşamba, 04 Nisan 2007 | ||||
Sayfa 1 toplam 2 İSLAMIN DİRİLİŞİYazar: Sezai KARAKOÇ İSLAM’IN DİRİLİŞİNDE AVRUPA'NIN DURUMU Avrupa'nın en büyük dramı Asya ve Afrika üzerindeki emperyalist düşünce ve uygulamaları sebebiyle barbar olarak tanınması ve kendini sevdirememesidir. Bundan dolayı Avrupa zekasını tekniğe kaydırmış ve bir “akıl varlığı” haline gelmiştir. Roma kültürü, Yunan medeniyeti ile Hıristiyanlık ise Roma kültürü ile uyuşmuştur. İslam medeniyeti ise Yunan kültürünü ayıklayarak diriltmiş ve kendi kültürüne katmıştır. Bunun neticesinde Hıristiyan ve Yahudileri İslam’a davet etmiştir. Fakat Avrupa, Endülüs'te olduğu gibi İslam medeniyetini inkar etmeye ve yok etmeye kalkmış ve kendi dışındakilere tabiata bakar gibi bakmıştır. Avrupa, İslam ülkeleri üzerindeki makyevalist düşünceden vazgeçmedikçe Asya ve Afrika’nın dirilişi karşısında Avrupa Birliği’ni kurmaları kendilerine bir fayda sağlamayacaktır. Bunun için Avrupa İslami gelişmeleri engellemek şöyle dursun, destek olmalıdır. Çünkü dünya barışının sağlanması ve Asya ile Afrika’nın Avrupa’ya karşı intikam duygularını pasifize edilmesi buna bağlıdır. Bir bakıma Avrupa’nın kurtuluşu İslam’dadır. İSLAM’IN DİRİLİŞİNDE ASYA VE AFRİKA'NIN DURUMU Asya ve Afrika, Avrupa'nın I. ve II. Dünya savaşlarında kendi içinde ayrılığa düştüklerini görmüş ve diriliş muştuları kurmaya başlamışlardır. II. Dünya savaşından sonra birçok ülke bağımsızlığını elde etmiştir. Bu dirilişin karşısında Avrupa, Amerika hatta Rusya kayıtsız kalmayacak ve daha işin başında iken O’nu yok etmeye çalışacaktır. Bu çatışma içinde uzlaştırıcı bir güce ihtiyaç vardır ki, o da İslam'dır. İslam batının uyanışındaki temel olduğu gibi doğunun batıya karşı da önderi konumundadır. Çünkü; 1-) Çin Medeniyeti ilk çağlarda kurulmuş, kökleri kurumaya yüz tutmuş, köleleşmiş, unutulmuş, mantığı ve kökleriyle kapanmıştır. Yeni Çağ’da bu medeniyetin yeniden dirilişe geçebilmesi için bir senteze ihtiyacı vardır. Bu çağ için başarılı uygulayıcı olan İslam ve batı medeniyeti O'nun için bir örnektir. Çin medeniyeti duygu nüansları, yeni medeniyetler ise blok hamleler medeniyetidir. Ayrıca, Çin'in bugün sarıldığı Marksist düşüncede sevgiden mahrum, öç alma duygusundan ise taşkındır. Bu ve benzeri sebeplerden dolayı Çin'in mevcut durumu yeni bir medeniyete temel oluşturamaz. 2-) İlk defa yeni bir medeniyet olan Afrika (siyah) ise kuzeyinin İslam medeniyetine dahil olması, nüfusunun çoğunun Müslüman olması İslam ülkeleri ile ekonomi ve coğrafi entegrasyon için bulunması İslam medeniyetine daha yakın olduğunu gösterir. Asya, Afrika ve Çin'den lehte veya aleyhte gelebilecek durumlara karşı kayıtsız kalmamak ve İslam ruhunu aşılamaya çalışmak gerekir. İSLAM’IN DİRİLİŞİNDE İSLAM DÜNYASININ DURUMU İslam dünyası Osmanlı Devleti'nin yeniden ayağa kalkmasını beklerken I.Dünya Savaşı sonrasında Türkiye hariç hepsi Avrupa'nın sömürgesi oldu. II.Dünya Savaşı sonrasında ise siyasi bağımsızlıklarını elde ettiler. Siyasi bağımsızlıktan sonra II.dönem olan ekonomik bağımsızlık dönemi başladı. III.Dönem ise kültürel ve ideolojik dönem olarak düşünülmektedir. İktisadi problem olarak ele alınan her mesele zamanla kültürel bir problem haline geliyor ve üçlü bir çatışma ortaya çıkıyor: İslam görüşünü benimseyen halkla, sosyalist doktrini veya batı doktrinini benimseyen aydınlar arasındaki çatışma. Bir bakıma aydınlarla halk karşı karşıya gelmiştir. Halk kendi aydınını yetiştirinceye kadar bu iki doktrinden birini kendi kültürünü desteklemek ve karşı doktrini çürütmek düşüncesiyle desteklemiştI.Aydınlar, üçüncü bir alternatif olarak İslam’ı kabul etmeseler de buna faşizm de deseler, İslam tezi doğmuştur. Pakistan’da Mevdudi Hareketi, Mısır'da Müslüman Kardeşler Cemiyeti, Türkiye’de Nurculuk ve Büyük Doğuculuk İslam dirilişinin ilk düşünce, inanç ve aksiyon akımları olmuştur. Kısaca batılılaşma denen otokolonizasyon ve adaptasyon iflas etmiş ne kendi ülkesini ne de batılıları memnun edecek bir insan tipi ortaya koyamamıştır. Buna rağmen batı hem içten hem dıştan İslam tezinin yükselişine engel olmaya devam etmektedir. DÜŞÜNCEDE DİRİLİŞ İslam halklarının yeniden kendine gelmesi için; düşüncede dirilişin, inançta dirilişin, sanatta ve edebiyatta dirilişin gerçekleşmesi gerekir ki bunun neticesinde “İslam aydını” gelmiş olsun. Düşünce köklerimiz ve kaynaklarımız kurumuş gibi hiçbir değişmeyi tetkik etmiyoruz veya etmemize engeller oluşturulmuş. Üniversitelerimiz batı kültürünün bir şubesi olmuş ve ekol değeri kalmamıştır. Tarihi mirası nakledilmesiyle ilgili çalışmalar ya müsteşriklere ya kültür düşmanı olanlara veya onların açtığı yolda yürüyenlere aittir. Eğitim ve öğretimde tarihçi ve deneyci bir metot yoktur. Aydınlar dini bir kenara atmış ve laik bir düşünce içinde olmuşlardır. “Batı düşünecek, biz de onlardan aktaracağız.” deme gafletinde bulunmuşlardır. II.Dünya Savaşı sıralarında batının içine düştüğü buhran İslam ülkelerini batının antitezi tezi olan sosyalizme yöneltmiştir. Aynı zamanda İslam düşüncesinde kıpırdanışlar meydana gelmeye başlamıştır. Dil ve terimler insanlara kültür gibi sunulmuştur. Böylece muhtevasız kültür düşünce yeteneğinin kaybedilmesine sebep olmuştur. Özellikle Türkiye'de eski yazının Latin Alfabesi ile değiştirilmesi eski kültürle olan irtibatın kopmasına sebep olmuştur. Böyle bir hadisenin dünyada benzeri yoktur. |
||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| ADnet Reklamları | Siz de reklam verin ![]() |
|