Türkçe Bilgi

Sık Kullanılanlar Listesine Ekle
Salı 02-Aralık-2008 21:44:51
(Sözlük 1.700.000 İngilizce ve Türkçe terim içermektedir.)
Bulunduğunuz Sayfa: Anasayfa arrow Kitap Özetleri arrow I arrow İslam'da Eğitim
İslam'da Eğitim
Pazar, 25 Mart 2007

Yazının Diğer Sayfaları
İslam'da Eğitim
Sayfa 2
Sayfa 3
Sayfa 4
Sayfa 5
Sayfa 6
Sayfa 7


2. PSİKOLOJİ VE EĞİTİM

Psikoloji bilgisi, hayatın her cephesini, kendimizi, diğer insanları, çocukları daha iyi anlamak ve durmadan değişen muhit şartlarına daha iyi uymak, diğer insanlarla olan münasebetlerimizden doğan güç ve çeşitli problemleri daha iyi çözebilmek için yardım eder.

Psikolojik yönden eğitimin tanımını yaparsak: “Kontrol altına alınmış çevrede temelli olarak insanın gelişmesidir.” diyebiliriz.

3. BİYOLOJİ VE EĞİTİM

İnsanın psikolojik yapısı biyolojik yapısı ile aynı paralelde gelişmektedir. İnsanın biyolojik gelişimi, insanın psikolojik yapısının hangi noktasını etkiliyorsa, eğitimle biyoloji orada birleşmektedir. ”Madem ki ruh ve zihin gelişmesi esas itibariyle biyolojik kanunlara bağlıdır, şu halde pedagojinin ilmi temelini, biyoloji teşkil edebilir.”

Öğrenimin, biyolojik büyüme ile yakinen alakası vardır. “Yusuf tam kemal çağına varınca, kendisine hikmet ve ilim verdik.”(Yusuf,12/22) “Musa, tam kemal çağına erip de dengini bulunca, biz ona peygamberlik ve ilim verdik.”(Kasas,28/14)

İslam, insanın biyolojik büyümesi ile, zihni eğitim arasında menfi yönde bir irtibat da kurar. Yaşamanın insan hafızasındaki gerilemedeki bağını gösterir. “Bununla beraber, içinizden kimi öldürülüyor, kimi de önceki bilgisinden sonra, hiçbirşey bilmemek üzere, kuvvetten düşürülüp ihtiyarlık haline çevriliyor.”(Hac,22/5),”Kimin ömrünü uzatırsak onu yaratılış bakımından azaltırız.”(Yasin,36/68)

Biyolojik büyüme öğretimi o kadar etkiler ki, belli bir yaşa kadar neyin ve nasıl öğretileceğini tayin eder. Peygamberimiz biyolojik gelişme ile eğitim arasındaki ilişkiyi gayet iyi görerek “Çocuklara yedi yaşında namaz kılmayı öğretin. On yaşında kılmazlarsa dövün.”(Ebu Davud) buyurmuşlardır.

Biyolojik büyüme ile eğitim arasındaki bağı ilk teşhis eden İslamdır. Daha sonraları Batı dünyasında bu alanda çalışmalar görüldü. Amerika’da Stanly Hall, William James, H.S. Jennigs bu cereyanın mümessilidirler, İngiltere’de ise Perry Nunn’un pedagojisi, biyolojik görüşlerin tamamen tesirleri altındadır. Almanya’da Wilhelm Preyer, Hugo Goring, Ewald Hanfe, Arthur Schulz, A.W. Lay Herman Lietz gibi eğitimciler buna örnek olarak gösterilebilir.

“Terbiyenin bir de münferit insan üzerinde cereyan eden şekli vardır. Doğumla başlayan ölümle biten her hayat muayyen gelişme ile safhalarına, kanunlarına malik olduğu için terbiye, bu gelişme ile yakından ilgilenmek onun kaide ve kanunlarına uymak zorundadır.”

4. SOSYOLOJİ VE EĞİTİM

Sosyoloji bir cemiyet ilmi olduğuna göre, eğitimle ilgilenmemesine imkan yoktur. Cemiyetin kendisi bir eğitimcidir. Biz farkına varmadan cemiyetin damgasını taşırız. Doğuşumuzla, örf, adet, lisan gibi kültür müesseselerini toplumda hazır buluruz. Konuşmamızdaki kelimeleri, toplumun bir hücresi olan aile bize öğretir. Sosyoloji, eğitimin amaçlarında yerine göre değişiklik olacağını ortaya koyar. Bununla beraber, sosyoloji eğitimin değişmeyen amaçlarını da göstermektedir. “Şüphesiz eğitim her yer ve zaman için değişmeyen amacı, toplumsal mirası bir kuşaktan diğerine iletmek olmuştur.“

Eğitimin bir de eleme görevi vardır. Emanetin ehline verilmesi için, kabiliyetli ile kabiliyetsiz, bilenle bilmeyen ayrılmalıdır. “Eğitim sistemi bütün nüfus içinde, daha yetenekli kişilerin seçilip ayrılmasını sağlayan faaliyetin merkezidir.”

Ayrıca, eğitimin ekonomik görevi de vardır. Vasıflı işçi yetiştirmek, eğitilmiş insan gücünü temin etmek, günümüzün ekonomik hayatı için geçerlidir. Eğitim bu görevi karşılamalıdır.

“Eğitim genel veya mesleki bir yetiştirme ile bizi hayatımızı kazanacak bir duruma getirmelidir, bizi insanları ve kainatı tanıtmalıdır; tamamen gelişmiş fertler haline gelmemize bize yardım etmelidir. “

Sosyolojik açıdan eğitimin saklı görevlerinden biri de dost edinmektir. İnsanların manevi kardeş olması, toplumun mutlu bir hayat yaşaması için gereklidir. Bütün dini meseleler bu kardeşliğin üzerine kurulur. İslam bir yönü ile eğitim sistemidir. Onun da en önemli vazifelerinden biri, eğittiği kişileri kardeş haline getirmektir. Kalplerin kaynaşması, kaynaşan kalplerin kardeş olması İslami eğitimin en önemli gayesini teşkil eder. “Eğer sana hile yapmak isterlerse, muhakkak Allah sana kafidir. O’dur seni yardımıyla ve mü’minlerle kuvvetlendiren.”(Enfal,8/62) “Ve kalplerin arasını sevgi ile birleştirdi. Yoksa yeryüzünde ne varsa harcasaydın, yine onların kalplerini birleştiremezdin. Fakat onların kalplerini sevgi ile birleştirdi..”(Enfal,8/63)”Mü’minler ancak kardeştirler. Onun için iki kardeşinizin arasını düzeltin.”(Hucurat,49/10)

Sosyolojik açıdan bakınca eğitim şöyle tarif edilir: “Tabiatın sosyal müesseselerin ve diğer insanların bizim zeka ve irademiz üzerine icra ettikleri tesirlerden ibarettir.”



 
< Önceki   Sonraki >