| Sık Kullanılanlar Listesine Ekle Salı 02-Aralık-2008 23:47:39 (Sözlük 1.700.000 İngilizce ve Türkçe terim içermektedir.) |
| İslam toplumunun ekonomik sekrüktürü |
| Çarşamba, 04 Nisan 2007 | ||||
Sayfa 2 toplam 2 Demek ki İslam toplumunda ne komünizmdeki gibi tek kişiyi mülkiyet hakkında ehil ve layık görmemek, yani insana güvensizlik vardır; nede, kapitalizmdeki gibi insana Allah'ı unutturan mutlak mülkiyet hakkı tanımıştır. İslam, insana bir mülkiyet hakkı tanımıştır ama, bu hakkın üzerinde, Allah’ın hakkı birinci sırada gelmektedir. Mülkiyet hakkı, kullanma usul, sınır ve gayesiyle birlikte tanınmıştır. İslam, üzerine dinin uhrevi damgasını da vurduktan sonra, kişinin mülkiyet hakkını tanımıştır. İnsana en üstün şan olan, bu dünyada Allah’ın halifesi olmak hak ve yetkisine bağlanmıştır. Demek ki insana en çok inan ve güven duyan dünya görüşü İslamdır. İnsan, İslam düzeninde Allah’ın halifesi olarak bu dünyanın gidişini yürütebilecek bir güçte kabul etmektedir. İslam düzeni öyle bir düzendir ki getirdiği dünya görüşü, ahlak, erdem, toplum dayanışması, değerlendirme ve cezalandırma ölçüleri, hürlük ve kontrol ediliş dengesi ile toplum ve kişilere öyle bir ruh ve disiplin aşılar ki, her kişi, en küçük davranışı, düşünüşü ve duyuşunda, Allah’ın elinin üstünde durduğunu unutmaz. İnsan en üstün yaratık, Allah’ın halifesi, kendi başına da, şahsiyetli bir birim olarak kabul edilmesinin bir sonucu da ona şahsi teşebbüs hakkının tanınması olacaktır. Kapitalist düzendeki kişi devlet çatışması İslam düzeninde yoktur. İslam’da kişininde Devletinde amacı birdir. Amaç İslamı gerçekleştirmektir. Kişiye ve devlete sindirilen din ve erdem ruhu bu uyum ve birliği sağlayan başlıca fondur. Kazanç İslam’da emeğe dayanır. Sermaye ancak emekle birleşirse meşrudur. Paranın para olarak para getirmesi yasaktır. Böylece kapitalizmin ana kaynağı böylece kurutulmuş olur. Sermaye emeğin hükmü altında konduktan sonra sermayeye tanınan hak emeğe tanınmış bir hak olur. ‘Allah, ticareti helal, faizi haram kılmıştır.’Açık nassı ile İslam’a özgü ekonomik yapının temel prensiplerinden biri ortaya konmuştur. Kapitalizmde hem ticaret hem faiz helaldir. Sosyalizmde ise hem ticaret, hem faiz yasaktır. İslam getirdiği dini ruhu ve öte dünya inancı hesap verme şuuru, faiz yasağı zekat kurumu ve devletin ölçü müdahalesi prensipleriyle serbest oluşan piyasanın kapitalistik bir piyasaya dönüşmesini önler. Öte yandan aynı din fonu, üretim alanından koparmayarak tüketim alanını da düzenler. Peygamber zamanında İslam ekonomisi kuruluş durumundadır. Ekonomik kastlar kırılmakta toplumu çökerten faiz ortadan kalkmakta, zekat kutsal buyruğuyla yoksul halk ekonomik verim katına yükseltilmekte, zengin ve sömürücü büyük şehirden, cihat yoluyla adeta fakir bölgelere cebri bir servet akını sağlanmakta, böylece Asya’nın büyük ve önemli bir kesiminde yep yeni bir ekonomik yapı temellendirilmektedir. Bu dönemde Peygamber, sahabenin büyük çoğunluğunu cihat için hazır bulundurduğundan bunların geliri, daha çok yavaş kazançlıdır. Özde, anlamda,iç yapıda ve amaçta İslam yepyeni ve apayrıdır. Asıl yenilik de bu yeniliktir. Hz. Ömer devrinde İslam toplumunun zenginliği, yeni doğan her çocuğa maaş bağlanacak kadar efsanevi bir çapa ulaşıyor. Hz. Osman devrindeki olaylar denebilirse birazda aşırı zenginliğin imkan verdiği olaylardır. Emevi devri din ve siyaset alanındaki büyük facialara rağmen arka arkaya gelen fetihlerden dolayı refah ve zenginliklerin arttığı ve eksilmediği bir dönemdir. Abbasiler döneminde sulh ve sükun içinde zenginlik ve refahla taşacaktır İslam dünyası. Osmalılar dönemi başlangıçta yine fetihlerin getirdiği gelirler ve toprağın askerliğe ayarlı olarak düzenlenişiyle yüzlerce yıl parlak bir ekonomik varlık gösterdi. Sonunda bugünkü din, medeniyet, kültür, politika ahlak ve ekonomi alanında içinde bulunduğumuz iflas durumuna gelip çatarız. Bu duruma düşmemize rağmen İslam ülkeleri bugüne kadar ekonomik benzeri, Müslüman olmayan ülkelerde görünen komünist ihtilallerden uzak kalabilmiştir. Ekonomiye tapışın ekonomik sefalet getirmekten başka bir şeye yaramadığı gerçeği gün geçtikçe İslam ülkelerinde daha iyi anlaşılıyor. Kapitalist kurumların faizin zekatsızlığın toplumu çepçevre ezdiği artık gözle görülür hale geldi. İslam toplumları batılıların ve komünistlerin elinden ve dilinden kurtaracak kahraman nesil, şüphe yok ki, İslam toplumunun ekonomisini de yeni baştan düzenlemek ve kurmak zorundadır.
Favori olarak işaretleyin
Bookmark
Bunu e-posta ile gönder
Yorumlar (0)
![]() Yorum yaz
|
||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|