| Sık Kullanılanlar Listesine Ekle Salı 02-Aralık-2008 23:40:57 (Sözlük 1.700.000 İngilizce ve Türkçe terim içermektedir.) |
| İnsanı Kitaba Çağırmak |
| Çarşamba, 04 Nisan 2007 | ||||
Sayfa 2 toplam 2 ZELZELE-İ VİCDAN Zamanda cereyan eden hadiseler birer dil olup bin bir manayı dillendirirler. Zamanı değerlendirmek ve aşmak onun dilini çözmeye bağlı. İçindeki şiiri ve şairi kaybedenler hadiselerin dilini çözemezler. Rehberi kuru bir akıl olanların kolu kanadı kırıktır. Çünkü kalb ve vicdan ile irtibat kurmuş salim bir dimağın ve yüksek bir ruhun basiret ufkuyla, zamana ve hadiselere yenilmekten kurt ulunabilir. Şair bu çizginin kahramanıdır. Toplum için hassas bir alıcı ve uyarıcıdır. Onun hassas donanımı hadiseleri önceden hisseder. Müsbet-menfi herşey vicdanlarında ses bulur. Bu nedenle Rıza Tevfik şiiri "zelzele-i vicdan" diye tanımlar. Yazarımız ise "ürperme çizgisindeki kalp ve vicdanlara ait terennümlerin müşahhaslaşması" şeklinde yorumlar. Şairi de "müşahhaslaştıran şahıs" olarak görüyor. Şair kendini kelimelere boşaltır. Şiir olan cümleler şairlerini yüklenip sefere çıkarlar. Vicdanlardaki ve kalplerdeki zelzele ve ürperiş milletlerin bünyesine sıçrayarak hastalıklara yenik düşmüş, milletleri ayağa kaldırırlar. "Şair felakete uğrayan milletini ayağa kaldırmak için başını yükselten, toplum minberine çıkan kahramandır. Umutlandırandır, muştular saçandır.(Sezai Karakoç) Bu sebeple şairi olmayan milletler hastalıkları önceden hissetmezler. Şiire ve şaire sahip bir coğrafyayız. Bu da O'nun lütfu ve ihsanı, O'nun meşietiyle yaşıyoruz. Çünkü bu topraklar az bedire atlatmadı. Fakat; vicdan ve kalplerini Allah'a mülk yapan yüksek ruhların himmet ve duaları birer fiili duaya inkilab ediyor ve bunun neticesinde bereket ve rahmet devam edebiliyor. YAZAR VE HAYATIN ZARURETLERİ Yazar hayatın zaruretlerinin,yani derd-i maişetin yazarın hayatı üzerindeki etkilerin ve onun kabiliyetlerini körelttiğini Tarık Buğra'dan bir anekdotla anlatıyor. Ancak herşeye rağmen yazarın yılmaması gerektiğinden bahisle Cemil Meriç'in, Bediüzzaman Hazretlerinin çektiği çileleri bazı misallerle aktarıyor. Devamında yazarın tek vefalı dostu kitaplara sığınmanın, onların sıcaklığında ısınmanın ve onları karşı sevdanın devam etmesini tek yol olarak ifade ediyor. YAŞAMAK BU DEĞİL Yazar bu başlık altında Sait Faik Abasıyanık'ın yaşamı tarifinden yola çıkarak yaşamının sadece dünyaya ait olan, bedeni bir hayat yaşamak olmadığını anlatıyor. Yine bu tür bir hayat anlayışını modernizmin bir sonucu olarak görüyor. Onları batıcı bir anlayışın, kendi özünden uzaklaşmışlığın cenderesinde kalarak bu hayata mecburen yaşamak zorunda olduklarını anlatıyor.
Favori olarak işaretleyin
Bookmark
Bunu e-posta ile gönder
Yorumlar (0)
![]() Yorum yaz
|
||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|