Türkçe Bilgi

(Sözlük 648.124 İngilizce ve Türkçe terim içermektedir.)
Pazartesi 07-Temmuz-2008 01:32:09
Bulunduğunuz Sayfa: Anasayfa arrow Kitap Özetleri arrow I arrow İlahi Dinlerde Hicret
İlahi Dinlerde Hicret
Pazartesi, 26 Mart 2007

Yazının Diğer Sayfaları
İlahi Dinlerde Hicret
Sayfa 2
Sayfa 3
İLAHİ DİNLERDE HİCRET

Yazar : Mahmut TOPUZ
Yayınevi : Çağlayan Yayınevi

GİRİŞ

İlahi takdir, denizlerde kıpır kıpır dalgalanan suyu güneşle buharlaştırır, hicretle kanatlandırır ve göklere yükseltir. Böylece dağ gibi dalgalara mukabil, gökyüzünde öbek öbek bulutlar yaratır. Sonra bu bulutlan da yeni hicretlere tâbi tutar; dağlar gibi bulutlar gökyüzünde gök gürültüleri ve şimşekler saçarak sonsuz bir karmaşa gibi gözüken, son derece muntazam hicretlerini yaparlar. Böylece ilâhî takdir, bulutlardaki zerrecikleri çok değişik iklimlerde dolaştırarak yoğunlaştırır. Rahmet damlalarına dönüştürür. Sonrada bu rahmet damlaları kendi hicretlerine çıkarlar. Gökten çisil çisil , sağnak sağnak, lapa lapa yeryüzüne hicret ederler. Allah, rahmet yüklü bu hicretlerle, ölmüş, kurumuş yeryüzüne yeniden hayat verir. Rahmetinin bu hicretiyle dağlan, ovalan, vadileri canlandırır. Bitkilere, hayvanlara ve insanlara inayetiyle tecelli eder. İlâhî dinlerdeki hicret bu anlatıma tıpatıp benzerlikler taşıyan çok tabiî, çok fıtrî, ilâhî inayet yüklü saflarla dolu çok mübarek bir harekettir.

İlâhî dinlerde yaşanan hicretler yaşanmasaydı, ilâhi dinler hiçbir zaman sosyal yapılaşmayı başaramayacak, belki de kısa bir süre belirip kaybolan, farklı bir inanç akimi gibi kalacaklardı.

Hz. Musa'dan önceki toplumlar, genelde klan toplumlardır. Ferdî düşünce ve kararların önü, bilhassa yöneticiler tarafından tıkanmış durumdadır. Bu yüzden peygamber gönderilen ilkel toplumların bir çoğu peygamberlerini kollektif olarak reddetmiş ve aralarından atma yoluna gitmiştir.

Hz. Musa'nın hicreti bir dönüm noktasıdır. Hz. Musa, tevhit inancı ışığında ordu kuran ve sosyal yapılaşmayı başaran ilk peygamberdir. 'İlâhi dinlerin temel kaynaklarında, Hz. Musa'dan sonra kavmi helak edilen bir peygambere de rastlanmamaktadır.

KUR'AN'A GÖRE HZ.MUSA'DAN

Önceki Hicretler:

Hz. İbrahim'in Hicreti: Hz. İbrahim'in kavmi putlara tapan bir kavim; babası ise put yapıp satan bir insandı. Hz. İbrahim, küçüklüğünden beri : putlara karşı çıkmış ve yapılan hareketleri tasvip etmemiştir. Zaman ilerledikçe bu tavrı belirgin bir hal almaya başladı. Bir gün halk şehirde yokken Hz. İbrahim putların hepsini parçaladı. Baltasını da en büyük putun omzuna astı. Halk şehre dönüp manzarayı gördükten sonra Hz. İbrahim'i çağırdılar ve bunları: "Sen mi yaptın" diye sordular. Hz. İbrahìm de "şu büyük puta sorun o yapmıştır. Kendinden başkasına ibadet edilmesini istememiş olmalı ki böyle davranmış olmalı." "Hele sen onların pekala konuşmadıklarını biliyorsun." "Öyle ise Allah'ı bırakıp hiçbir şekilde size ne fayda ne zarar verebilen bir şeye halâ tapacak mısınız?"

Daha sonra Nemrut'un karşısına çıkarılmış ve bir ispat oyunu oynamış.

- Hz.İbrahim (as): `Benim Rabbim, yaşatan ve öldürendir."

- Nemrut: "Ben de yaşatır ve öldürürüm" deyip. Zindandan iki kişi getirtip birini idam ettirmiş diğerini serbest bıraktırmış. Sonra `Ben de yaşattım ve öldürdüm" demiş.

-Hz. İbrahim(as): "Benim Rabbim, güneşi doğudan getirir. Sen de onu batıdan getir bakalım. Bunun üzerine inkarcı o anda apışıp kaldı. (Dili tutuldu, söz bulamadı.) Allah zalimleri hidayete erdirmez."

Ayrıca, bazı ayetlerden anlaşıldığı üzere Hz. İbrahim, Lut Peygamberle beraber Nemrut'un zulmünden kurtarılmış ve" İçinde cümle aleme bereketler verilen ülkeye " yani Kudüs çevresine hicret etmesi kendisine vahye dilmiştir.

Hz. İbrahim, karısı Sara ve kardeşi oğlu Lut'u da alarak, yanında çalışanlarla birlikte Nemrut'un baskılarıyla yurt ve yuvasını terk ederek güneye doğru göç etmiştir. Olumsuz şartlar karşısında hicret ètmesi vacip olmuş ve bu durum kendisine Allah tarafından bildirilmiştir. Hz. Musa'nın ve Hz. Muhammed (sav)'in hicreti ile çok önemli benzerlikler taşımaktadır. Ancak şurası var ki; Hz. Musa da, Hz. Muhammed(sav) de hicretlerinden sonra yepyeni bir toplum kurabilecek yepyeni bir kültür ve medeniyet sistemine temel olabilecek kadar bir mü'minler topluluğu ile birlikte hicret etmişlerdir. Hz. İbrahim hicret ederken peşinde böyle bir topluluk bulunmuyordu. Kur'an'da Nahl Suresi 120. ayetle "O tek başma bir ümmetti" diye yazmakta ve Bediüzzaman Hazretleri Hutbe-i Şamiyelerinde “Kimin himmeti milleti ise o tek başına bir millettir” şeklinde yazmıştır.

2. Hz Lut'un Hicreti: Hz.Lut , bilindiği gibi Hz. İbrahim'in kardeşinin oğlu idi. Daha sonra Ib a Sodom ve Gomorra halklarına peygamber olarak görevlendirildi. Sodom halkı kendilerinden önce hiçbir halkın yapmadığı fuhşu yapıyor, kadınları bırakıp erkeklere gidiyorlardı. Artık onlara Allah katından azabın gelmesi hak olmuştu.

Allah bu iş için iki melek gönderdi. Elçiler önce yine o civarda yaşayan Hz. İbrahim'e uğradılar. O'na kendilerinin Lut Kavmi'ni helak etmek üzere gönderilen birer melek olduklarını söylediler. Ayrıca Hz. İbrahim'i ertesi yıl doğacak olan İshak'la ve O'nun oğlu Yakub'la müjdelediler. Hz.İbrahim, bu işe engel olmak için çok yalvardı. Fakat Lut Kavmi'nin affa kabiliyeti kalmamıştı. Melekler, Lut Kavmi'nin yaşadığı yere varıp, meydan yerinden geçerek Hz.Lut'un evine doğru yöneldiler. O'na misafir olacaklardı. şehrin bütün ayak takımı peşlerine düşmüşlerdi. Zira melekler:genç, yakışıklı delikanlılar idi. Hz.Lut, kavminin onlara tecavüzünden korkuyordu. Gerçekten kavmin azgınları kısa sürede evin etrafını doldurmuş ve misafirlerin kendilerine verilmelerini istemeye başlamışlardı.

Melekler, "Ey Lut, biz Rabbin elçileriyiz. Onlar Sana asla dokunamazlar. Sen gecenin bir kısmında ailenle beraber yola çıkıp yürü. Karından başka hiç biriniz geri kalmasın. Çünkü onlara gelecek olan azap şüphesiz ona da isabet edecektir. Onlara vaad olunan azap zamanı sabahtır. Emrimiz gelince onların altını üstüne getirdik. Çamurdan pişirilip istif edilmiş bir çeşit taş yağdırdık."

Ümmetsiz hicrete mecbur olan nebiler sadece Hz.İbrahim ve Hz.Lut'tan ibaret değildir.

3. Hz. Hud'un Hicreti: Hz. Hud, Ad Kavmi'ne gönderilen bir peygamberdir. Onlara yalnız Allah' a tapmalarını, putlardan geçmelerini, Allah'tan başka ilah olmadığını söylüyordu. Kavmi: "Demek sen, Allah'a kulluk edelim ve atalarımızın taptıklarını bırakalım diye mi geldin. Eğer doğrulardan isen bizi tehdit ettiğin; azabı bize getir." dediler. Hud(as) onlara, "Artık size rabbbinizden azap ve hışım inmiştir" Ayette, "Emrimiz gelince Hud'u ve onunla beraber iman edenleri bizden bir rahmetle kurtardık, onları çok ağır bir azaptan kurtuluşa erdirdik."

4. Hz. Salih'in Hicreti: Hz. Salih peygamber, Semud Kavmi'ne gönderilmiştir. O da, Semud Kavmi'ne "Allah'a kulluk etmelerini, Allah'ın bir olduğunu, Allah'ın kendilerini topraktan yaratıp nimetler içinde yaşattığını, O'na yönel-melerini, mağfiret dileyip tövbe etmelerini" söyledi. Hz. Salih'in davetini reddettiler. Hz.Salih onlara deve mucizesini gösterdi. Deveyi kestiler. Üç gün sonra korkunç bir sesle yok edildiler. Hz. Salih ve iman edenler bu musibetten kurtuldular. Başka bölgeye hicret ettiler.

5. Hz. Şuayb’ın Hicreti: Kur'an'da Hz. Suayb, Hz. Musa'nın kayın babasıdır. Medyen halkına peygamber olarak gönderilmiştir. Toplumlarda hile ve sahtekarlık aldatmacılık çok yayılmıştı. Onlara nasihatçi bir elçi olarak gönderilmişti. Kur'an'da: "Medyenlilere de kardeşleri Şuayb'ı gönderdik. Size Rabbinizden apaçık delildir." A'raf suresinde de "Bakın bozguncuların sonu nasıl olmuştur." Halk söylenen sözlere ve ikazlara itimat etmedi, derken şiddetli bir deprem oldu ve helak oldular.



Son Yenileme ( Perşembe, 29 Mart 2007 )
 
< Önceki   Sonraki >

 ADnet Reklamları Siz de reklam verin