Türkçe Bilgi

Cuma 29-Ağustos-2008 22:48:51
(Sözlük 655.580 İngilizce ve Türkçe terim içermektedir.)
Bulunduğunuz Sayfa: Anasayfa arrow Kitap Özetleri arrow I arrow İla-yı Kelimetullah Ve Cihat
İla-yı Kelimetullah Ve Cihat
Pazartesi, 26 Mart 2007

Yazının Diğer Sayfaları
İla-yı Kelimetullah Ve Cihat
Sayfa 2
Sayfa 3
Sayfa 4


5-CİHAD BEREKET İKLİMİDİR

Hayırlı bir iş yolunda bulunmak da hayırdır. Nitekim şer, kendisi şer olduğu gibi, ona götüren yolda şerdir.

Kendini hayra adamış ve hayırlı bir işe vakfetmiş insan için gün, yirmidört saat değildir, senelerdir. Yatarken, kalkarken, yerken, içerken, gezerken ve hatta uyurken hep gönül verdiği dava ve hakikatin sevdasıyla yaşayan bir insan sınırlı bir ömürde sınırsızlığın sırrına erer.

Müracaatlar, hep hayır yolunu araştırma istikametinde oluyor ve bu uğurda adeta birbirleriyle yarışıyorlardı. Bu sebepledir ki, o devirde genç, ihtiyar, kadın, erkek herkesi kendini hayırdan uzaklaştıracak şeylere karşı ciddi bir tavır ve karanlık içinde görürüz.

Cihad, onlar için bir dertti, bu derdin dermanı da, yine o derdin içindeydi.

Cihad bir hayır kapısıdır; o kapıdan giren iki hayırdan birine mutlaka kavuşacaktır. Evet, ya şehid olup ebedi bir hayat, ya da gazi olup hem dünya, hemde ukba nimetlerine ulaşacaktır. İşte cihadda bir de böyle bir bereket var.

6-CİHAD ÖLÜMSÜZLÜK KAYNAĞIDIR

Canını Allah Yolunda feda ederek şehid düşen kimselerin bizim anladığımız manada ölmedikleri bir gerçektir. Buna dalalet eden hem bir çek ayet, hem birçok hadis-i şerif hem de sayısız tarihi hadiseler vardır. Mesela; Mus’ab Şehid olduktan sonra Allah(cc), Mus’ab’ın yerine melek koyup savaşmıştı; nasıl Hz. Hamza Efendimiz’in büyük kavgasını kıyamete kadar devam ettiriyordu; aynen öyle de, Batı’nın sinesine doğru Resulü Ekrem’in adını götürmek isteyen Süleyman Şah vefat edince, Allah, onun hizmetini de devam ettiriyordu. Çünkü, Kur’an ifadesiyle şehidler ölmez.

Biz şehidlerin arkasından ağlar, geriye bıraktıkları yetimleri için göz yaşı dökeriz; onlar ise, geriye dönüp dünyadakilerin perişan hallerine ağlarlar. Bizi Rabbimizden uzaklaştıran şeytanın, O’nunla bizim aramıza girmesine sebep olan şu hayat, hakikaten ağlanılacak bir hayattır ve katlanmak çok zordur bu hayata. Ne acı ki biz, bu hayatı yaşıyoruz, hem de severek ve isteyerek yaşıyoruz!...

CİHAD- MÜMİN -KAİNAT MÜNASEBETİ

1-CİHAD HER MÜMİNİN VAZİFESİDİR

Hiçbir şeyin kararında kalmadığı, servetlerin pay-i mal olup ümranların harabeye döndüğü ve insanlara ötede, ancak buradan gönderdiklerinin fayda vereceği şu dünyada herkes, kendi durumuna göre mutlaka birşey yapmalı ve gitmeden ötelere birşeyler göndermelidir. Şu katiyen bilinmelidir ki, ölümle herkesin amel defteri kapanacak ve herkes yaptığıyla kalacak, ancak, dinine, milletine, ırzına namusuna ve diğer korunması şeylere zarar gelmesin diye kendini Allah yoluna adayanların ve her şeyleriyle yüce İslam davasına hizmet edenlerin defterleri asla kapanmayacaktır. Bir hadis-i Şerif bunu ne güzel izah eder.

“İnsanın ölmesiyle her ameli kesilir; ancak Allah yolunda mücadele edenin ameli, bundan müstesnadır: Onun ameli, kıyamet gününe kadar nem alınır, ve kabir fitnesinden de emin olur.”

Acizlik, fakirlik, yaşlılık ve kadın olma gibi mazeretler, onların ayaklarına bağ olup, kendilerini fiilen sefere çekmekten alıkoymuşsa; cihad sevabından mahrum kalmayacaklar gibi, mükafatından da mahrum bırakılmayacaktır ve Cenab-ı Hakk, niyetleri sebebiyle onları aynen gazaya çıkanlar gibi buyuracaktır.

2-CİHADA HERAN HAZIR OLMALIYIZ

İnanan insanlar, gelecek adına ve endişe edici ciddi tehlikeler karşısında daima hazırlıklı olmalı, ihtiyat akçası gibi sıhhatlerinin, gençliklerinin bir miktarını mutlaka bu işe ayırmalı ve hayat düzenlerini ona göre dizayn ayarlamalıdır ki, her türlü gaile karşısında paniğe kapılmasın ve şaşırıp kalmasınlar.

3-CİHAD MÜ’MİNİN HER AN BÜTÜNLEŞTİĞİ AMELDİR

Maddi ve manevi cihad, İslami hayatın en büyük müeyyide ve müeyyidesidir. Müminlerin hayatında cihad ruhu söndüğü zaman, yavaş yavaş iman ve İslam aşkı da söner. Ayrıca, kalplerden cihad arzu ve iştiyakının silinmesi nisbetinde vahyin bereketi, ilahi maksadı anlama aşk ve şevki de kaybolur gider. Böylelerinin geceleri de karanlıktır, gündüzleri de.

Sokaklar, müminin cihadıyla ışığa ere ve aydınlanır. Dünyayı kana boğan anarşi, ancak müminin cihadıyla aşılabilir. İnsanlığın huzuru, mutluluğu müminin cihadıyla yeryüzüne iner. Muhabbet fedailerinin kuracakları dünya, bütün insanlığa huzur ve sulh getirecek, teminatın kaynağı, esası ve mesnedii olacaktır.

4-HAKİMİYETİN MÜMESSİLLERİ RABBANİLER

Gerçek mücadeleleri ancak rabbani olanlar verebilir. Onlar ki, Allah yolunda başlarına gelen her gaile, her dert ve musibete katlanırlar. gevşeklik göstermez. gök şak şak olsa başlarına dökülse, zemin yarılsa onları yutsa, binbir musibet değirmen taşları gibi başlarında dönüp dursa; ihtimal ki onların azmine zerre kadar tesir etmeyecek ve onlar yine hakk bildikleri yolda azm-i rah edip yürüyeceklerdir. Zira onlar birer sabır ve metanet kahramanıdırlar.

Allah tarafından sevilmek, O’nun rızasına nail olmak mı istiyorsunuz? İşte size yol: Gelin rabbanilerden olun...!

5-CİHAD YERYÜZÜ HAKİMİYETİNİN VESİLESİDİR

Müminin elinde olan, daima doğru yolu gösteren, izzet ve şeref kaynağı bir kitap; önünde de mukteda-yı küll bir rehber olan Hz. Muhammed (sav) vardır. Zaten mümin “Allah Rabbim, Hz. Muhammed (sav) rehberim, Kur’an düsturum, cihad yolum; bu uğurda ölmek ise, en tatlı ümniye ve idealimdir.” diyen insandır.

Cenab-ı Hakk, dinini yücelteceğini vaad ediyor. Allah’ın dinine sahip çıkanlar da ona el atmakla yücelip aziz olacaklardır.

CİHADIN KAZANDIRDIKLARI

1-İÇ VE DIŞ HUZURUN GARANTİSİDİR

Her millet, belli bir güce sahiptir. Eğer o millet kendisindeki bu potansiyel gücü dışa karşı harcamaz ve cihan hakimiyeti uğrunda kullanmazsa, iç bünyede anarşi ve huzursuzluk başlar. Günümüzde her türlü anarşi ve terör, diş mihraklıdır. Dış güçler bu vesile ile bu cennet vatanı bir kaos cehennemine çevirmek istemektedir. Anarşi ve terörle zaafa uğratılan bir devlette her türlü teklife boyun eğdirmekten daha kolay bir şey yoktur.

Görülüyor ki, ister içten içe kokuşmanın hasıl edeceği huzursuzluk, ister dahili anarşi ve terörün getirdiği kaos, ister dıştan gelen tecavüzlerin doğurduğu ızdırap ve sıkıntı ve isterse müslümanlara arız olan daha başka dertler... Evet, her türlü meselenin halledilmesi için tek bir çare vardır. O da, maddi-manevi cihad yapmaktır. Kısaca cihad, bizim dahili ve harici huzur ve sükutumuzun yegane garantisidir. Cihadın olmadığı bir dünyada, Hiç kimsenin hiçbir şeye karşı, huzur ve sukün adına garantisi yoktur.



Son Yenileme ( Perşembe, 29 Mart 2007 )
 
< Önceki   Sonraki >

 ADnet Reklamları Siz de reklam verin  adnet