| İla-yı Kelimetullah Ve Cihat |
| Pazartesi, 26 Mart 2007 | ||||||
Sayfa 1 toplam 4 İLA-YI KELİMETULLAH VE CİHADYazar : Fethullah GÜLEN Yayınevi : Nil Baskı : İzmir / 1996 / 178 shf. GİRİŞ Cihad, bugün hemen herkesin anladığı şekliyle i’la-yı kelimetullah yolunda mücadele etmenin adıdır. Gün olur, mal-mülk her şey feda edilerek bu vazife yerine getirilir, zaman gelir yollar gider bir can pazarına ulaşır ve can alını verir. Bediüzzaman Hazretleri “medenilere galebe ikna iledir” diyerek cihad kavramına yeni bir buud kazandırmıştır. Cihad, İslam’a inanan ve mükellefiyet şartlarına haiz bulunan kadın-erkek herkes üzerine düşen bir sorumluluktur. Cihad, Allah Resulü’nün kutlu beyanlarında “büyük cihad” ve “küçük cihad” diye ikiye ayrılmıştır. Büyük cihad, insanın kalbi ve ruhi hayatı itibariyle insanlığa yükseltilmesi ameliyesidir. Küçük Cihada gelence; insanın malı ve canı ile Allah yolunda olması, mukaddeslerini koruması ve gerekliğinde düşmanlarıyla yaka-paça olmasıdır. Cihad erleri önce kendi nefisleri ile olan cihadlarını tamamlama gayreti içinde olmalı ve dünya hayatını yaşarken adeta, ahiret menzillerine seyahat ediyormuşçasına uhrevileşmeli, sonra da hak ve hakikate muhtaç gönüllerin imdadına koşmalıdır. Bir yerde Allah’ın adı unutulmuş, emir ve yasakları ayaklar altında çiğneniyor ise, orada iman adına mücadele etmek, inanan herkesin üzerine farzdır. Hele toplum, bütün kurum ve kuruluşları ile bu düşünceye esir düşmüşse cihad farzlar üstü farzdır. CİHAD KAVRAMI ÜZERİNE 1-CİHAD NEDİR ? Cihad “c-h-d” kökünden türemiş, bütün gücünü kullanma manasına gelen Arapça bir kelimedir. Diğer bir açıdan o, insanın güç ve takatını sonuna kadar sarfederek her türlü meşakkati göğüsleyip belli bir hedefe yürümesi manasına ihtiva eder ki, bu tarif cihadın şer’i manasına daha yakındır.”Cihad” sözcüğü, İslam’ın zuhuruyla ayrı bir hususiyet kazanarak Allah yolunda kavga vermenin adı olmuştur. 2-CİHAD ALLAH’IN EMRİDİR Cihadın Allah’ın emri oluşunu tarihi seyri içinde bu emre ilk muhatap olan Sahabe-i Kiramın tavrı ile birlikte kısa izah edecek olursak: Onlara hicret izni verilmişti. Zaten bir süre sonra hicret, cihadın kendisi olacak ve bey’at etmek isteyen herkese, ilk şart olarak hicret etmesi emredilecekti. Medine devrinde cihad, başka bir seyir takip etmeye başladı. Cihada izin verileceğe kadar müslümanlar tecavüz karşısında bile mukabelede bulunmuyorlardı. Hicretten sonrada bir müddet böyle devam etti. Nihayet cihadın diğer cenahına izin veren ayet nazil oldu. Bir müddet sonra cihad, izin olmaktan çıktı ve bir emir oldu. Bundan böyle müminler, kılıçlarıyla cihad etmeye mecburdular. 3-CİHADIN ÇEŞİTLERİ a) Büyük Cihad - Küçük Cihad Cihad-ı asgar (küçük cihad), sadece cephelerde eda edilen bir cihad şekli değildir. Bu şekilde bir anlayış, cihad ufkunu daraltmak olur. Aile, yakın ve uzak akraba, komşu ve belde, derken daire daire bütün dünya sathında yapılan her cihad, cihad-ı asgardır. Cihad-ı asgar, bir manada maddidir. Manevi cepheyi teşkil eden büyük cihad (cihad-ı ekber) ise, insanın iç alemiyle nefsiyle olan cihadıdır ki, bunların ikisi birden ifa edildiği zaman istenen denge tesis edilmiş olur. Mümin ağaç gibidir; meyve verdiği sürece canlılığını korur; meyve vermediği zaman da kurur gider. Ve o, cihadı bıraktığı anda öleceğini bilir. Küçük Cihad, dinin emirlerini fiilen yerine getirme ve o mevzuda mükellefin bekleneni eda etmesidir. Büyük cihad ise; kin, nefret, hased, enaniyet, gurur, kibir ve fahir gibi nefis mekanizmasına ait ne kadar yıkıcı, tahrip edici ve insani kemalattan alıkoyucu duygu ve düşünce varsa, bütününe karşı birden kavga ilan etmedir ki, hakikaten zor ve çetin bir cihaddır. Bu sebeple ona “büyük cihad” denilmiştir. İşte zorlardan zor olan bu duruma işaret için Efendimiz, bir gazadan dönerken küçük cihaddan büyük cihada dönüldüğünde aşağıdaki ifadeleri işaret buyurmuşlardır. “Küçük cihaddan büyük cihada dönüyoruz.” Sahabe “büyük cihad nedir?” “Nefis ile cihaddır.” |
||||||
| Son Yenileme ( Perşembe, 29 Mart 2007 ) | ||||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| ADnet Reklamları | Siz de reklam verin ![]() |
|