| Sık Kullanılanlar Listesine Ekle Salı 02-Aralık-2008 23:39:52 (Sözlük 1.700.000 İngilizce ve Türkçe terim içermektedir.) |
| İktisadi Kalkınmanın Kültür Temelleri |
| Çarşamba, 04 Nisan 2007 | |||||
Sayfa 2 toplam 3 5) TEKNOLOJİ, KALKINMA ve YABANCI DİL Kalkınma gayretleriyle beraber teknoloji transferi, bilgisayar ağının genişlemesi, kısaca bir teknoloji kültürü ile teması kaçınılmazdır. Evrenselleşen kültürün bu bölümü olan maddi kültürle ilgili bu saha, ister istemez teknolojinin milletler arsı dolaşımında bilhassa ön plana geçirmiştir. Yabancı dil bilmenin gerekli oluşu, yüksek öğretimde yabancı dille eğitim ve öğretimi gerektirmez. Bunları birbirine karıştırmamalıyız. Milli dili gelişmemiş ve uzun yıllar sömürge yönetimi altında kalmış milletler için bu yol geçerli olabilir. Aslında zengin olan Türkçeyi daha da geliştirmek istiyorsak gerek sosyal, gerek tabii ilimlerde öğrenimi Türkçe yapmalıyız. 6) KALKINMADA İTİCİ GÜÇ: MİLLİYETÇİLİK Birbirine sık sık karıştırılan ve karıştırılmasında fayda umulan iki kavram vardır; “Milliyetçilik” ve “Irkçılık”. Irkçılık, kendi soyu dışında bulunan diğer soy ve ırklara hayat hakkı tanımamak ve onların varlığını, kendine tabii bir köle olarak görmektir. Milliyetçilik, diğer milletlerin varlığını kabul ederek kendi kendine yaşama ve var olma hakkı tanımak ve tanıtmak, diğer milletler gibi hür ve insan haklarına saygı esasına dayanarak milli varlığı sürekli kılmaktır. Gökalp’e göre “Türk olmak için yalnız Türk kanı taşımak, Türk ırkından olma kafi değildir. Türk olmak için her şeyden evvel Türk harsı ile terbiye görmek ve Türk mefkuresi için çalışmak şarttır. Bu şartlara haiz olmayanlara kanca ve ırkça Türk olsalar bile “Türk” ünvanını veremeyiz.” Milliyetçilik, cihan şümul din olan İslamla çatışmaz. İyi müslüman olabilmek için Türk’ün Türklüğünü, Arab’ın Araplığını, İranlı’nın Acemliğini, İslamı kabul etmiş bir Almanın Almanlığını terk etmesi gerekmez. Bu farkla bir zenginliğin ifadesidir ve takva yolunda rekabete müslümanları zorlar. İslam, kavimleri değil kavim taassubunu, Irkçılığı kabul etmez. İslam farklılıkları reddetmeden, onların üzerinde birlik arayan yüce tevhit dinidir. 7) KALKINMADA İNSAN GÜCÜ ve BEYİN GÖÇÜ Kültür ve kalkınma arasında gerekli bağı kuramamış, kültür politikasını ihmal edip kültürsüz bir maddi kalkınmayı gerçek kalkınma zannedenler yetiştirdikleri elemanları zamanla kaybetmişler, coğrafi ve coğrafi olmayan nitelikte eleman göçüyle karşı karşıya kalmışlardır. Beyin göçünü üç ana başlık altında ele alabiliriz. 1. Az gelişmiş ülkelerden gelişmiş ülkelere akın 2. Gelişme gayreti içindeki ülkelerden gelişmelere doğru akın 3. Gelişmişlerden yine gelişmişlere doğru beyin göçü Bunlardan 1.si ve 3.sü fazla önem taşımaz ve zararları telafi edilebilir. Ancak gelişme gayretleri içinde olan ve çeşitli imkanlara sahip bir ülkenin eleman kaybı önemli sonuçlar doğurmakta ve o ülkenin sosyal ve ekonomik kalkınması durmaktadır. Beyin göçü sadece coğrafi manada bir hareketlilik olarak da algılanmamalıdır. Coğrafi anlamda yer değiştirmeksizin beyin göçüne konu olan nitelikli insan gücü her zaman söz konusu olmuştur. Beyin göçünü doğuran bazı sebepler şunlardır. 1. Sayı ve nitelik olarak bazı dallarda eğitilen insan gücü ile talep edilen insan gücü arasındaki dengesizlik 2. Yaratıcı gücün teşvik edilmemesi, araştırma ve inceleme konusunda imkanların yetersizliği 3. Milli ideallerin eğitim ve kültür politikaları yoluyla gençlik ve aydınlar arasında da yer edememesi 4. Alıştırma ve telkin yoluyla gelişmiş ülkelerin cazip gösterilmesi için sürdürülen kültürel baskı ve yüksek öğretimde yabancı dille öğretim |
|||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|