| Sık Kullanılanlar Listesine Ekle Cumartesi 22-Kasım-2008 02:17:48 (Sözlük 1.700.000 İngilizce ve Türkçe terim içermektedir.) |
| Hedefe Yürürken |
| Pazartesi, 05 Mart 2007 | |||||||
Sayfa 1 toplam 5 HEDEFE YÜRÜRKENYazar : R. Şükrü APUHAN Yayınevi : Timaş Yayınları Baskı : İstanbul / 1995 / 280 shf. “Gıybet, alçakların otladığı bir otlaktır.” Birinci Bölüm: Atlar ve Sinekler Dünya çapında büyük adam olmak dünya çapında sorumluluk duymakla mümkündür. Darwin’in eseri fırtınalara sebep oldu. Fakat o eserini ihtiyatlı bir yaklaşımla kaleme almıştı. Kitabının sonraki basılışlarında şöyle der: “Bazen bir konuyu yıllarca inceledikten sonra gayet delice bir doktrine varan, sonra da bu doktrinin doğruluğuna hem kendilerini hem de başkalarını inandırmaya çalışan bazı insanları düşünüyorum da kendimin de bu manyaklardan birisi olmamdan korkuyorum.” Böyle bir insan olmak için kendisi bir katkıda bulunmadı. Fakat sonraki yıllarda bilhassa Allah’sız bir cemiyet peşinde koşan yarım akıllı bir çok yarım aydın O’nu “O manyaklardan biri haline getirdiler.” Darwin’in ilmi çalışmaları için gösterdiği çalışma, yaptığı araştırmalar, katlandığı zorluklar, bugün bize araştırmaları sonunda vardığı neticeden daha doğru ve güzel şeyler söylüyorlar. Darwin’in teorilerinin yanlışlığı bugün tamamen ispat edilmiştir. Bu ispatı yapanlar da din adamlarından çok ilim adamları olmuştur. “Bir gün bir ağacın kurumuş kabuğunu gördüm. Orada iki tane hiç rastlamadığım böcek buldum. Derhal birini bir elimle, diğerini de diğer elimle yakaladım. Fakat tam o sırada başka bir cinsten seyrek rastlanır üçüncü bir böcek daha gördüm. Bu böceği kaybedemezdim. Onu yakalayabilmek için hemen sağ elimdeki böceği ağzıma attım. Fakat böcek dilimi soktu. Dilim yanmaya başladı. Çaresiz böceği tükürdüm. Hem o kayboldu. Hem ağacın üzerindeki üçüncü böcek kaçtı.” Şu üç şey: irade, çalışma ve başarı, bizim bütün hayatımızı kaplar. İrade, parlak ve mesut bir mesleğin kapılarını açar. Çalışma, eşiği atlayıp ilerlememize yardım eder. Yolculuğun sonunda erişeceğimiz başarı da bütün gayretlerimizi mükafatlandırır. “Allah” inancı, her esere can veriyor, her eseri “büyük” yapıyor. Büyük eseri idrak etmek için büyük olmak gerekir. Büyük dinleyiciler olmasaydı büyük bestekarlar olmayacaktı. Charles François Gounod en önemli eserinin adını “Ölüm ve Hayat” koymuştu. Ölümü hayattan önce düşünmesinin sebebini soranlara şu cevabı veriyordu: “-Ölüm hayat denilen hayal devresinin sonu olabilir ama o gerçek hayatın başlangıcı, ruhun ölümsüz hayatının başlangıcı demektir.” Bir öğleden sonra masasında çalışırken başı öne düştü. Ölmüştü. Karısı hemen ev halkını susturdu. ‘Aman’ dedi: “-Rahatsız etmeyin. Ölüm hayatın başlangıcı demişti. Beethoven yenilik peşinde koşmasını kıyasıya eleştirenlere karşı şöyle diyordu: “-Bir kaç sineğin ısırması, yarışı kazanmaya azmetmiş bir atı durduramaz.” 1685-1750 yılları arasında yaşayan ünlü besteci Johann Sebastian Bach, Avrupa’da büyük besteciler devrinin başlangıcı olarak kabul edilmektedir. Bach şöyle diyordu: “Allah herşeyi bir ahenk içinde yaratmıştır. O’nun kulu Bach da eserlerini aynı esasa göre vermelidir. Onun için müzikte armoni önemlidir. Bach’a göre müziğin gayesi şudur: “Müziğin tek gayesi Allah’ın hoşnutluğunu kazanmaktır. Dinine bağlı herhangi bir kimse çok çalışırsa en az benim kadar başarılı olabilir.” “Allah’a bağlanan kimseler çok çalışmalıdır. İnsan, yeryüzünde çok çalışmazsa Allah’ın huzuruna rahat çıkamaz. Çok çalışmak ne demektir? Çok çalışmak ağır yükü yerden kaldırıp omuzlara almaktır. Allah’a dolu omuzlarla gidilmelidir.” |
|||||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|