Türkçe Bilgi

(Sözlük 648.124 İngilizce ve Türkçe terim içermektedir.)
Cuma 25-Temmuz-2008 11:07:21
Bulunduğunuz Sayfa: Anasayfa arrow Kitap Özetleri arrow H arrow Hadislerle Gerçekler
Hadislerle Gerçekler
Perşembe, 29 Mart 2007

Yazının Diğer Sayfaları
Hadislerle Gerçekler
Sayfa 2
Sayfa 3
HADİSLERLE GERÇEKLER

Yazar: İ. Lütfi ÇAKAN

KEMAL-İ İSLAM ÇAĞRISI

Allah Teala buyuruyor: “De ki; dininizi Allah'a mı öğretmeye kalkışıyorsunuz? Halbuki Allah göklerde ve yerde ne varsa hepsine vakıftır. Allah herşeyi hakkıyla bilir. (El- Hucurat, 49,16).

“Ey iman edenler, Allah'a, Allah'ın peygamberine, peygamberine indirdiği kitaba ve daha önce indirdiği kitaba inanmakta sebat gösterin. Kim Allah'ı, meleklerini, peygamberlerini ve ahiret gününü inkar ederse şüphesiz derin bir sapıklığa sapmış gitmiştir:' (En- Nisa 4,136.)

Bir bu kadarını daha zikredebileceğimiz yukarıdaki nasslar, mü'minlerin dine karşı takınmaları gerekli tavrı ve onların imanlarında aranan bütünlüğü ve tamlığı belirlemekte; islamın iman temeline dayalı tam bir inkıyad yada teslimiyet ile yaşanabileceğini göstermektedir.

Yani bu ayetler, kemal-i İslam çağrısıdır. Gerçek kurtuluş tam teslimiyettedir. Gerçek hürriyet yalnızca Allah'a kulluktadır. Müslüman kafasına göre müslüman değil, İslam’a göre müslüman olmak durumundadır.

HAYAT

El-Bera İbni Azib (ra)'den rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: uhud Harbinde Resulullah (sav)'e yüzü demir zırh ile kaplı bir kişi geldi ve

-Ya Resulullah, hemen harb edeyim de sonra mı müslüman olayım? diye sordu. Resulullah (sav):

- Önce müslüman ol, sonra savaş! buyurdu.

Adam müslüman oldu, savaştı, sonunda şehit düştü.

Bunun üzerine Hz. Peygamber;

- “Az çalıştı, çok kazandı” buyurdu.

Bu Hadis-i Şerifte en çarpıcı tablo, Uhud savaşında, sıkıntılı anlar yaşadığı hengamda Peygamber Efendimiz (sav)'in harbe hazır birisine “Önce İslam!” fıkrini telkin etmesidir. Demek oluyor ki, İslam’ın mü'minlere kazandırmak istediği dünya görüşü ve öncelik fikri, her hal ü karda “önce İslam” eksenlidir.

Diğer bir nokta da, bir rekat namaz kılmadan, abdest almadan, bir defa dahi secde etmeden cennete giren müslümanın gıpta uyandıran bu hali için Hz. Peygamber(sav), “az çalıştı, çok kazandı” buyurmaktadır.

İslam dünyası yeniden “önce İslam” fikrini yeniden elde ettiği gün az iş yapmış olsa da, çok kazanmış olacaktır.

MÜSLÜMANA ÖNCELÎK VERMEK

Aziz b. Amr (ra)'dan nakledildiğine göre, Resulullah(sav) şöyle buyurmuştur: “Îslam yücedir, onun önüne geçilmez.”

Bu hadis'in vürud sebebi şöyledir.

Mekke fethinden önceki akşam Ebu Süfyan ile birlikte Aziz b. Amr, Hz. Peygambere (sav) giderler. Bazı sahabeler Hz. Peygambere:

- “Bunlar Aziz b. Amr ve Ebu Süfyan'dır. İslam, (İslam olmayandan) daha izzetlidir. Îslam yücedir, onun önüne geçilmez!” buyurdu. Bu konunun anlaşılması için Aziz b. Amr'ı tanımak gerekir. Aziz b. Amr, hicretin 6. yılında müslüman olmuş, Rıdvan Beyatında bulunmuştu. Bu olay gerçekleştiğinde Aziz müslümandı. Bazı sahabeler sosyal durumu düşünerek, müşrik olmasına rağmen Ebu Süfyan'ın ismini önce söylemişlerdi. Peygamber (sav) Efendimiz bunu düzeltti. İslamın yüce olduğunu, öncelik hakkına sahip olduğunu öğretti.

Hadisimiz takdimde, tercihte, protokolde, hiyerarşide islamı ve müslümanı daima önde ve ileride tutmak lazım geldiğini, müslümanı müslüman olmayanlardan sonra anmak gibi bir hataya düşmemek gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır.

İSLAM KİMLİĞİ

Ebu Hureyre (ra) dan rivayet edildiğine göre, Resulullah (sav) şöyle buyurmuştur: hiç şüphesiz Allah, sizin üç şeyi yapmanızdan hoşnut olur; üç şeyi işlemenize de gazab eder: Hiç bir şeyi ortak koşmaksızın yalnızca kendisine kulluk etmeniz, topluca Allah’ın ipine sımsıkı sarılmanız, Allah’ın, yönetiminizi uhdesine tevdi ettiği kişiler hakkında samimi ve hayırhah davranmanızdan hoşnud olur (ve bunların yapılmasını size emreder.)

Dedi-kodu, mal zayii ve çok sual sormaktan hoşlanmaz (ve bunların yapılmasından sizi nehyeder.)

Gerek ferd, gerekse toplum olarak İslam kimliğinin teşekkülü ve tahakkuku her şeyden önce tevhid inancına bağlıdır. Bu sebeple, Allah Teala'nın razı olup emrettiği üç fıilin ilki, “hiç bir şeyi ortak tutmaksızın yalnızca Allah'a kulluk etmek” olarak ilan edilmiştir. Allah rızasını kazanmanın ilk ve temel şartı Tevhid'dir. Çünkü Tevhid, İslam kimliğinin alameti-farikasıdır.

“Allah’ın ipine sımsıkı sarılmak” İslam kimliğinin korunmasını sağlayacak temel prensiptir. Nitekim Allah Teala, Hz. Peygambere şu gerçeği ilan etmesini emretmiştir: “De ki; eğer Allah'ı seviyorsanız, bana uyun!” Efendimiz de Îslam kimliğini ve çizgisini sürdürebilmenin, Allah’ın kitabı ve Resulünün sünnetine sımsıkı sarılmakla sağlanabileceğini açıklamıştır.




 
< Önceki   Sonraki >

 ADnet Reklamları Siz de reklam verin