| Sık Kullanılanlar Listesine Ekle Salı 02-Aralık-2008 23:35:35 (Sözlük 1.700.000 İngilizce ve Türkçe terim içermektedir.) |
| Gurup İlişkileri |
| Cuma, 30 Mart 2007 | ||||
Sayfa 2 toplam 2 d) Liderler ve Liderlik: Liderlik, grubun üyeleri arasındaki hem mevki hem de davranışsal farklılıkları kapsar. Bir lider grubuna rehberlik eder ve grubun davranışını kolaylaştırır. “Liderleri lider yapan onları diğer insanlardan ayıran vasıftır” Bir yaklaşıma göre bir çerçevede en etkili lider, o çerçeve içerisinde grubunu hedeflere ulaştırmada en iyi şekilde techizatlanmış olan kişidir. (Brown) Lippite ve White, liderlikte liderin kim olduğundan çok liderin nasıl davrandığı önemlidir görüşünü savunur. Karşımıza üç lider tipi çıkmaktadır: 1-Otokratik davranan lider: Etrafındakilere ne yapması gerektiğini söyleyen, gruba soğuk davranıp, yapılan iz üzerinde yoğunlaşan lider. 2-Demokratik davranan lider: Grup içerisindeki bütün karar ve faaliyetleri üyelerle tartışma ortamı getirmiş ve üyelerin kendi çalışma eşlerini kendilerinin seçmesine izin vermiştir. 3-Sembolik lider: Grubu kendi haline bırakmış ve çok az araya girmiştir. Yapılan araştırmalarda demokratik liderler diğer iki tip liderlerden daha çok sevilmiştir. Bu gruplarda hava çok arkadaşça, grup merkezli ve kabul edilebilir oranda verilen işle meşgul olma eğilimi göstermiştir. Otokratik liderlerin olduğu gruplarda üyelerin daha saldırgan, lidere daha fazla bağımlı ve yapılacak işten ziyade kendileriyle meşgul oldukları görülmüştür. Sembolik liderin olduğu gruplarda liderler oldukça sevilmekte üyeler birlikte iş yapmaktan ziyade oyun oynamışlardır. Ortaya çıkarılan işin ölçüsü açısından da farklılıklar görülmektedir. Otokratik liderin olduğu gruplar en fazla çalışan gruplar olmakla beraber bu çalışma temposu liderin bizzat bulunduğu şartlarda görülmüştür. Lider ortamı terk ettiği zaman hemen hemen hiç iş yapılmamıştır. Demokratik liderin olduğu gruplar daha az üretken olmakla birlikte liderin yokluğundan pek etkilenmemiştir. Sözde liderin olduğu gruplarda ise liderin odayı terk ettiği zamanlarda üretkenliğin arttığı gözlenmiştir. Sosyal Etki: Bir insanın bir başka insanın yargı, tutum ve fikirlerine maruz kalması sonucu tutum ve fikirlerinde, yargılarında ortaya çıkan değişikliklerdir. Uyma Davranışı: Kişinin kendi görüşünü, grubun görüşü doğrultusunda değiştirmesi olgusuna işaret eder. Önemli olan kişinin tek başına kaldığında da aynı fikri rahatlıkla söyleyip söylememesidir. Normatif Sosyal Etki: Kişinin, bir başka kişinin kendisiyle ilgili olumlu beklentilerine uyum göstermesidir. Azınlığın Etkisi: Azınlıklar, grubun baskısına maruz kalan basit birer pasif temsilci değildirler. Faal temsilciler haline gelebilirler. Dolayısıyla sosyal etki üst üste gelen iki yönlü bir süreç olarak ele alınmalıdır. Gruptan sapan kişi hem çoğunluğun etkisi altında kalmakta hem de çoğunluğu etkileyebilmektedir. Sosyal Karşılaştırma Teorisi: Kutuplaşamaya sebep olan kişinin kendisiyle diğerleri arasında yaptığı kıyaslamadır. Eğer kutuplaşmanın temelinde olumlu değerlendirilen bir uca doğru kayması söz konusu ise bu olumlu değerlendirilen ucun daha da belirgin hale getirilmesi kıyasların miktarını aktaracaktır. 7 İkna Edici Tartışma Teorisi: Grup tartışması esnasında üyelerce ortaya bir takım görüşler, iddialar atılır. Tartışma ilerledikçe bunlar ortaya çıkıp belirginleşecektir ve her üye o sırada tartışmaya hakim olan görüşü destekleyen fikirlerle ve bu fikirlerin sayısı kadar çok olmasa da onlara zıt bir kaç görüşle aşinalık kazanıp tanışacaktır. Sosyal Kimlik Teorisi: Grup kendi içerisinde tartışırken aynı konuda tartışan bir başka grupla karşılaştığında grubun üyelerinin kimliği ön plana çıkar. Bu da grup içi normların öteki grubun normlarından daha belirgin bir şekilde farklılaşmak için abartılı bir hale gelmesine yol açar. Grup Halinde Düşünmenin Sebepleri: 1- Üyelerin grubun doğru karar alacağına dair tartışılmaz inanç duyması. 2- Grubun baskısı 3- Grubun ortak görüşünden sapanların kendi kendilerini sansür etmesi. Fikirlerini toplantı esnasında bildirmemeleri. 4- Alınan kararların yegane geçerli karar olduğu ilizyonu üyelerin diğer başka ihtimalleri göz ardı etmelerine yol açar. Gruplar Arası Davranış: Şerife göre gruplar arasındaki davranışı belirleyen etmen, grupların elde etmek istedikleri hedefe yönelik davranışlardır. Bir arada olucu davranışlarla kişiler grup üyeliğiyle hareket ederek bir başka grubun üyeleriyle rekabete girer ve tarafgirlik düşüncesi yerleşir. Kişiler kendilerini ait oldukları gruplara göre tanımlayıp değerlendirirler. Grup, üyelerin kimlik imajlarını korumak için değer yüklenmiş karşılaştırma boyutunda kendini diğer bir grupla karşılaştırabileceğini algıladığı zaman kendini diğer gruba göre daha olumlu bir şekilde farklılaştırmaya çalışır. Gruplar Arası Çatışmanın Azaltılması: Yapılan araştırmalara göre gruplar arası ayırt ediciliğin ve rekabet edici davranışın gelişimi için gerekli ve yeterli şartın sosyal kategorizasyon olduğu insanları iki farklı grup halinde sınıflamanın grup içine grup dışından daha fazla tarafgir olma davranışını ortaya çıkarır. İnsanları birbirinden farklı iki grup halinde sınıflamak, grup içinde algılanan benzerliklerin ve gruplar arasında algılanan farklılıkların ön plana çımasını sağlayacaktır.
Favori olarak işaretleyin
Bookmark
Bunu e-posta ile gönder
Yorumlar (0)
![]() Yorum yaz
|
||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|