Türkçe Bilgi

Pazar 07-Eylül-2008 03:20:30
(Sözlük 655.580 İngilizce ve Türkçe terim içermektedir.)
Bulunduğunuz Sayfa: Anasayfa arrow Kitap Özetleri arrow E arrow Etkili Ana Baba Eğitimi
Etkili Ana Baba Eğitimi
Pazartesi, 26 Mart 2007

Yazının Diğer Sayfaları
Etkili Ana Baba Eğitimi
Sayfa 2


4. ETKİN DİNLEME BECERİSİNİ KULLANABİLMEK

·Çocuğun sorunu olduğu zaman ana-babanın etkin dinlemesi için en uygun zamandır. Ama sorun ana-babadayken uygun değildir.

·Etkin dinleme,sorunu olan bir kişinin kendi çözümünü bulamazsa yardımcı ,olarak güçlü bir yöntem olur. Oysa ana-babaların çoğu çocuklarının sorunlarını üstlenmeye yatkındırlar bu ise çocukla aralarındaki ilişkinin kötüleşmesine neden olur ve çocuklarına etkili danışmanlık yapma şansını kaçırır.

Güzel Bir Etkin Dinleme Örneği

Çocuk: Tom bugün benimle oynamıyor. Benim dediklerimi yapmak istemiyor.

Anne: Tam kızgınım (Etkin Dinleme)

Çocuk: Evet. Bir daha onunla oynamayacağım. Arkadaşım olmasını istemiyorum.

Anne: Ona öyle kızgınsın ki onu bir daha görmek bile istemiyorsun.

Çocuk: Doğru. Ama o arkadaşım olmazsa oynayacak başka kimse kalmaz.

Anne: Arkadaşsız kalmak hoşuna gitmiyor.

Çocuk: Evet. Galiba onunla iyi geçinmeliyim. Ama ona kızmamda zor olacak.

Anne: Tomla daha iyi geçinmek istiyorsun. Ama ona kızmamak sana zor gelecek

Çocuk: Eskiden ona kızmazdım, çünkü ne istersem onu yapardı. Artık onu yönetmeme izin vermiyor.

Anne: Tom’u etkilemek artık kolay değil.

Çocuk: Öyle. Artık büyüdü. Ama şimdi daha çok eğleniyoruz.

Anne: Onu bu haliyle daha çok beğeniyorsun.

Çocuk: Evet. Ama onu yönetmekten vazgeçmek biraz bana zor geliyor. Öyle de alışmıştım ki. Arada bir onun istediğini yaparsak belki daha az dövüşürüz. İşe yarar mı dersin.

Anne: Ara sıra boyun eğersen ilişkinize yardımcı olabileceğini düşünü-yorum.

Çocuk: Evet deneyeceğim.

·Etkin dinlemede konuşmanın yarım yamalak kalmasında mahsur yok. Çocuk kendi çözümünü daha sonradan bulabilir.

·Çocuğun duygularının anlaşılması en çok gereksinim duyduğu şeydir.

·Bazı ana-babalar niyetleri kötü olarak etkin dinlemeye başladıkları için başarılı olamazlar.

Etkin dinlemeyi, çocuklarının kendileri gibi düşünmesi ve davranması yönünde etkilemek için kullanırlar.

·Çocuk etkin dinlemek istemediğini söz veya yüz ifadeleriyle belirtebilir. Israra gerek yoktur.

5. KONUŞAMAYAN BEBEKLER NASIL DİNLENİR

6. ÇOCUKLARIN SİZİ DİNLEMELERİ İÇİN NASIL KONUŞMALISINIZ?


·Bastırıcı iletiler (yargılamak,eleştirmek,suçlamak ad takmak,alay etmek,utandırmak, yorumlamak tanı koymak, analiz etmek, öğretmek, nasıl yapılacağını söylemek) kişinin yaşamı boyunca engellenmesinin tohumlarını atar. Su damlalarının mermeri delmesi gibi her gün kullanılan bu bastırıcı iletiler de yavaş yavaş hissedilmeden çocuklar üzerinde yıkıcı etki bırakırlar.

·Sen-İletileri ana-babanın duygularını iletmede yetersiz kalırlar.(Yapma şunu, yaramazlık yapıyorsun, daha iyi öğrenmelisin, çünkü çocuk bunları ya ne yapması gerektiği(çözüm îletme) ya da kötü olduğu (suçlama ve değerlendirme) şeklinde çözümleyecektir.

·Ben İletileri ise çocuğun ana-babanın kabul edemediği davranışını değiştirmesinde daha etkili olduğu gibi, çocuk ana baba ilişkisi de daha sağlıklıdır. (Yorgun olduğum için canım oyun oynamak istemiyor. Akşam yemeğini zamanında yetiştiremeyeceğimden endişeleniyorum. Tertemiz mutfağımın kirlendiğini görünce üzülüyorum)

7. BEN İLETİLERİNE İŞLERLİK KAZANDIRMAK

·E. A.E. yi yeni öğrenen ana-babaların yaptığı başka bir yanlış da Ben iletilerini yalnızca olumsuz duyguları iletmek için kullanmak, olumlularda kullanmamaktır.

·Çocuklarımıza günlük olaylarda "ders vermeye" olan isteğimiz, onlara çok daha önemli konularda ders verme şansımızı kaybettirir.

·Genellikle ana babaların çocuklarına olan kızgınlığı ikincil duygudur. Yani birincil duyguyu yaşattığı için ders vermek, cezalandırmak için takınılan bir tavır. Aslında kızgınlık her ne kadar gerçek bir duyguysa da daha gerçek olan bilir şey varsa insanın kendi kendini kızdırdığıdır.

·Bazen çocuk ben iletileriyle davranışının ana-babasının üzerindeki etkilerini gördükten sonra bile değiştirmek istemeyebilir. Bu durumda ilişki zor anlar yaşayacaktır.

   8.ORTAMI DEĞİŞTİREREK KABUL EDİLMEYEN DAVRANIŞI DEĞİŞTİRMEK

1-Ortamı zenginleştirmek,

2 Ortamı yoksullaştırmak,

3-Ortamı yalınlaştırmak,

4-Ortamı kısıtlanmak,

5-Ortamı çocuğa uygun hale getirmek,

6-Bir uğraş yerine başkasını koymak,

7-Çocuğu ortamdaki değişikliğe hazırlamak.

8-Daha büyük çocuklarla geleceğe yönelik düzenlemeler yapmak.

9. ANABABA ÇOCUK ÇATIŞMALARI:KİM KAZANMALI?

·Verilen işleri yapmaya yanaşmayan çocukların ana babaları, aslında işbirliği için çocuklarına şans tanımazlar. Çocuğu bir şey yapılmaya zorlayarak hiç bir zaman işbirliği elde edilemez.

·Ana-babalar güç ve otoritelerini kullanarak çocuğu bir şey yapmaya her zorlayışlarında kendini denetleme ve sorumluluk edinmeyi öğrenme şansını elinden aldıklarını bilmeliler.

1O. ANABABA GÛCÛ: GEREKLİ Mİ, HAKLI GÖRÜLEBİLİR Mİ?

·Ergenler ana-babalarına değil onların gücüne isyan ederler. Ana-babalar çocuklarını yetiştirirken güce dayanmayan yöntemleri kullanırlarsa çocuklar ergen olduğunda, isyan edecek bir şey bulamazlar. Çocuklarını güç kullanarak eğitmeye çalışan ana-bâbalâr güçlerini düşündüklerinden de erken bir zamanda yitirme riskiyle karşı karşıyadırlar;

·Ana baba gücünün çocuk üzerindeki etkileri: Karşı koyma, meydan okumak, başkaldırma olumsuz davranma küskünlük, kızgınlık, düşmanlık, saldırı, öç alma, tokada tokatla karşılık verme, yalan söyleme, duyguları saklama başkalarını suçlama dedikodu yapma aldatma

·Ana babalar çocuklara kendi ana babaları onlara aynı şeyi yaptığından dolayı hükmetmek ister.

·Çocuklar ödüllü ve cezası bol bir ortamda yetiştirilince "iyi" görünme ve kazanma ya da "kötü" görünmekten ve kaybetmekten kaçınma gereksinimi duyabilirler. Olumlu değerlendirmeleri çok yapan ,para ,armağan türü ödülleri bol veren ana babaların evlerinde bu geçerlidir.

·Ödülün alandan çok alamayana zararı vardır.

·Ana baba gücünün çocuk üzerindeki etkilerin devamı yağcılık,uysallık,boyun eğme,yeni bir şey denemekten korkama , içe dönme, kaçma hayal kurma ve geri çekilme.

·Çocuklar ana babasına kabul edilemez gelen davranışını değiştirebilmek için onların bu davranışla ilgili durumlarını bilmek ister. Ancak otorite kullanıldığı zaman davranışı değiştirmek istemezler. Kısaca çocuklar davranışlarının değiştirilmesini ya da kısıtlanması gerektiğini

anlarlarsa bunu kendileri yapmak ve yetişkinler gibi davranışları üzerinde kendi otoritelerini kullanmak isterler.

·Paradoksal olmakla birlikte gerçek durum şudur; Ana-babalar güç kullanarak çocukları üzerindeki etkilerini kaybederler. Güç kullanmaktan vazgeçtiklerinde ise etkileri artar.

11. ÇATIŞMALARI ÇÖZMEK İÇİN "KAYBEDEN YOK" YÖNTEMI

·Ana baba ve çocuğun gereksinimlerinin çatıştığı bir durumda karşılaştıklarını varsayalım.

Ana baba her ikisince kabul edilebilecek bir çözümü birlikte aramaları için çocuktan katılım ister.

Biri ya da ikisi de çözümler önerebilir. Çözümler, değerlendirirler ve sonunda ikisine de uygun gelen birinde anlaşırlar. Hiçbiri çözüme gelmeyeceği için güç kullanarak birbirlerine boyun eğdirmeye çalışmazlar.

.İnsanlar alınmasında katkıları olan kararları uygulamaya kendilerine zorla kabul ettirilen kararları uygulamaktan daha çok istekli olurlar.

·Kaybeden yok yöntemi çocuklara karşı, büyüklere davrandığımız gibi davranması ve onların gereksinimlerini de kendilerimiz kadar önemli görmeyi öğretir.

·Kaybeden yok yöntemine bir örnek: "5 yaşındaki oğlumuz tv'deki bilim-kurgu fılmine pek düşkündü. Onları izledikten sonra kabus görmesi bizi endişelendiriyordu. Aynı saatte yayınlanan başka bir program hem eğitici hem de korkutucu değildi. Bu programı da seviyor ama onu pek tercih etmiyordu. "Kaybeden yok" yöntemiyle bu programlan dönüşümlü izlemesine karar verildi.

12. ANABABALARIN KAYBEDEN YOK YÖNTEMİYLE İLGİLİ KAYGILARI VE KORKULARI

·Ana babalar da yetenek ve bilgilerini ortaya koyarak çocuklarının saygılarını kazanabilirler.

13. "KAYBEDEN YOK" YÖNTEMİNE İŞLERLİK KAZANDIRMAK

·Kaybeden yok yöntemini başarı ile başlatanlar; önerileri ciddiye alarak oturup çocuklarına bu yöntemi ayrıntıların ile anlatan ana babalardır.

·Kaybeden yok yönteminin 6 basamağı:

1- Sorunu tanımlama

2- Olası çözümler üretme

3- Çözümleri değerlendirme

4- En iyi çözüme karar verme

5- Kararın nasıl uygulanacağını belirleme

6- Çözümün uygulanışını değerlendirme için izleme

·Çocuğun her iki tarafın gereksinimlerini karşılayacak bir çözüm bulmak size katılmasını isterken çok açık olmalı, yoksa çocuklar içten olmadığınıza inanacaklardır.

·Sorun çözme sırasında yoğun duygular yaşanabileceği için Etkin Dinlenme bu duyguların boşaltılıp sorun çözmenin sağlıklı olarak sürdürülmesinde çok önemli bir rol oynar.

·Kabul edilebilir bir çözüm bulunamaz ise gerekirse ikinci toplantı veya daha çok çaba gösterme ısrar etme (çözüm bulmamız için başka yollar olmalı).

·Alınan kararları birlikte uygulama ceza gerekirse ana babalara da ceza verme.

·Kaybeden yok yönteminde ana babalar çocuklarının kararı yerine getireceğini ummalıdırlar.

·Çocuklar ârasındaki çatışmada da kaybeden yok yöntemi uygulanabilir.

14. ANABABA "İŞTEN ATILMAKTAN" NASIL KURTULUR?

·Çocuklar ana babalarını çok sık işten atarlar. Ergenlik çağına erişince anne ve babalarını defterden siler, onlarla olan ilişkilerine son verirler. Oysaki çocukların karşı geldikleri esas şey büyüklerin kendileri değil, onların

özgürlüklerini ellerinden alma çabalarıdır. Onları değiştirme ya da kendi kafalarındaki kalıba sokma çabalarına, bezdirmelerine kendi doğru yanlışlarına göre davranmaya zorlamalarına isyan ederler.

·Ana-babalar çocuklarına değerlerini baskı yaparak değil, onlara uygun yaşayarak öğretebilirler. Kuvvetle inanıyorum ki, bugünün gençlerinin yetişkinlerin değerlerinden çoğunu reddetmelerinin başlıca nedenlerinden biri, yetişkinlerin dediklerini yaptıklarıyla geliştiğini fark etmeleridir.



 
< Önceki   Sonraki >

 ADnet Reklamları Siz de reklam verin  adnet