Türkçe Bilgi

Pazartesi 08-Eylül-2008 15:14:06
(Sözlük 655.580 İngilizce ve Türkçe terim içermektedir.)
Bulunduğunuz Sayfa: Anasayfa arrow Kitap Özetleri arrow E arrow Eğitimde Bediuzzaman Modeli
Eğitimde Bediuzzaman Modeli
Pazartesi, 26 Mart 2007

Yazının Diğer Sayfaları
Eğitimde Bediuzzaman Modeli
Sayfa 2
Sayfa 3
Sayfa 4
Sayfa 5
Sayfa 6

İKİNCİ BÖLÜM

BEDİÜZZAMAN’A GÖRE GERİ KALMANIN ANA SEBEPLERİ


Osmanlı’nın mevcut şartlarını düzeltmek için Batı’nın insanlık, barış ve refah gibi yararlı yönlerini almakta bir sakınca görmeyen Bediüzzaman, Batı’nın sefahatine, başıboşluğuna ve toplumu dejenere eden keşmekeşliğine karşı çıkar:

‘Bunun içindir ki, medeniyet yolunda bizim örnek tutacağımız millet, Japonlardır. Onlar Avrupa medeniyetinin bütün güzelliklerini aldılar. Fakat, bekalarının temeli olan milli adetlerini muhafaza ettiler’ diyerek Japon’ları örnek gösterir.

Şu tespitleri ise çare konusunun bir başka yönünü ortaya koymaktadır:

‘Şimdi hüküm ferma şecaat-i imaniyye ve akliyye ve fenniyyedir. Bazen bir münevverü’l-fikir yüze (yüz kişiye) mukabildir. Ecnebiler size bu şecaatle galebeye çalışıyorlar. Yalnız, şecaat-i Kur’aniye cevherinden yapmalısınız’.

Gerilemede en büyük sebep; cehalet, zaruret ve ihtilaf. Bediüzzama’a göre bütün kötülüklerin davetçisi ve acil çare bekleyen hastalığı cehalettir:

‘Ben vilayet-i Şarkiyye’de aşiretlerin hal-i perişaniyyetini görüyordum. Anladım ki, dünyevi bir saadetimiz, bir cihetle fünun-u cedide-i Medeniyye (Medeniyyetin yeni fenleri) ile olacaktır. ‘ Elbette nev’i beşer ahir vakitte ulum.

Bediüzzaman ‘zaruret’ sözü ile, müslümanların karşı karşıya bulunduğu maddi ve teknik yöndeki geri kalmışlığını anlatmak istemiştir. İslam alemini saran bu fakirlik illetinden çabuk kurtulacağını ve hatta ilim ve teknikte Batıya yetişip, önüne geçeceği yönündeki kanaatini belirtir. ‘Hayat bir faaliyet ve harekettir, şevk ise matiyyesi (bineği)’dir veya sa’y-i insaninin (çalışmanın) baharıdır. Çalışmanın sevabı servettir, ataletin cezası sefalettir.

Bediüzzaman’ın cemiyet bünyesindeki ihtilafın boyutuna matematiksel bir mantıkla yaklaştığı görülür:

‘Cemiyette vahid-i sahih olmazsa cem ve zam, kesir darbı gibi küçültür. Bu hususu şöyle izah eder; ‘Hesapta malumdur ki, darp ve cem (çarpma ve toplama) ziyadeleştirir. Dört kere dört onaltı eder. Fakat kesirlerde darp ve cem bilakis küçültür. Sülüsü sülüs ile (üçte biri, üçte bir ile) darbetmek tis’i (dokuz da biri) olur. Aynen onun gibi, insanlarda sıhhat ve istikamet ile vahdet olmazsa, ziyadeleşmek küçülür, bozuk olur, kıymetsiz olur’.

‘Hayat ittihaddadır (birleşmededir)’ diyen Bediüzzaman ‘İttifakta kuvvet var; ittihatta hayat var; uhuvvette saadet ver’ görüşleriyle de, toplum dinamizminin can damarlarını nazara vermektedir.

Geri Kalmamızda Diğer Altı Hastalık

1-Ye’s

2-Sıdk’ın ölmesi

3-Adavete muhabbet

4-Ehl-i imanı birbiriyle bağlayan nurani bağları bilmemek

5-Çeşit çeşit suri (bulaşıcı) hastalıklar gibi intizar eden istibdad

6-Menfaat-i şahsiyyesine himmetini hasretmek.

Bu hastalıkların tedavi metodları ise:

1-el-Emel (ümitli olmak)

2-Ye’sin (ümitsizliğin) öldürülmesi.

3-Sıdk (doğruluk)

4-Muhabbete muhabbet, husumete husumet (sevgi duygusuna sevgi, düşmanlık duygusuna düşmanlık)

5-Himmetli (gayretli) millet olmak,

6-Meşveret-i şer’iyye (istişare meclisi)

Şer-i hükümlere tam uyulmaması ve bu yöndeki ölçülerin sebeplerle kaçırılmış olması, toplumda meydana gelen gerilemeye ve çöküntüye sebep olarak gösterilir.




 
< Önceki   Sonraki >

 ADnet Reklamları Siz de reklam verin  adnet