| Sık Kullanılanlar Listesine Ekle Salı 02-Aralık-2008 23:58:23 (Sözlük 1.700.000 İngilizce ve Türkçe terim içermektedir.) |
| Din Eğitiminde Mükafat Ve Ceza |
| Pazar, 25 Mart 2007 | ||||
Sayfa 2 toplam 2 Çocuğun dünyaya gözlerini açtığında karşısında bulduğu iki önemli varlık ana ve babası yani ailesidir. Dolayısıyla ilk eğitimini onlardan almaktadır. Bu çocukluk döneminde verilen din eğitimi ve öğretimi ferdin üzerinde hayat boyu etkili olmaktadır. Bu realite eskiden beri bilindiği gibi bugün de ‘Çocuk Psikolojisi’ ve ‘Din Psikolojisi’ tarafından desteklenmiştir. Yapılan araştırmalarda çocuk üzerinde en önemli etkiyi anne babanın davranışlarının yaptığı müsbet davranışların doğrudan çocuğa yansıdığı ve onun dini yaşantısına olumlu yönde katkıda bulunduğu ortaya konulmuştur. Öğrencilere çocukluk yıllarında ailesince gerçekleştirilen din eğitimi ve öğretimi verilme oranını belirlemek amacıyla yöneltilen soruya öğrencilerin % 932’sine dini eğitim verildiği % 6.3’ünün de bundan mahrum bırakıldığı anlaşılmıştır. Ailelerin din eğitimi verirken takip ettikleri yöntemi tesbit etmek için sorulan sorular, öğrencilerin verdikleri cevaplardan ilk sırayı % 48.4 ile hoşgörü ve ilgi uyandırılarak seçeneği ikinci sırayı % 24.2 ile ibadetlere katılımı sağlayarak ardından sohbetle anlatarak seçeneği almıştır. Bu sonuçlar da gösteriyor ki eğitimin en verimli yolu hoşgörü ile ve ikna ederek yapılanıdır. Ailede Din Eğitimi ve Öğretiminde izlenmesi Gereken Prensipler: 1-İlk dini bilgiler ailede verilmeye başlanmalıdır. 2-Anne ve baba, dini prensipleri bizzat yaşayarak örnek olmalıdır. 3-Çocuk psikolojisi iyi bilinmelidir. 4-Allah sevgisi esas olmalıdır. 5-Hoşgörülü ve müsamahalı olmalıdır. 6-Zaman zaman mükafatlar verilmelidir. 7-Çocuk fiziki cezalara maruz kalmamalıdır. 2-Yaygın Din Eğitimi ve Öğretim: Gerek Diyanet işleri Başkanlığı’nın gözetim ve denetimindeki Kur’an Kursları ve camilerde, gerekse gayr-i resmi yoldan çeşitli kuruluşlarca gerçekleştirilmektedir. Bu eğitim kurumlarına olan ilginin yüksek düzeyde olduğu söylenebilir. Öğrenciler üzerinde yapılan anket neticesinde İmam Hatip Liselerine gelen öğrencilerin % 95.49’unun daha önce herhangi bir yaygın din eğitimi kurumuna gittiği anlaşılmaktadır. Yaygın din eğitimi ve öğretimi kurumlarında da öğrencileri motive edip daha iyi performans gösterebilmeleri için mükafatlar verilmektedir. Bu mükafatların yapılan anketler sonucunda daha çok manevi mükafatlar olduğu anlaşılmıştır. Güzel sözle övmek takdir ve tebrik etmek gibi. Mükafatın yanında bu eğitim kurumlarında öğrencilere bazı alışkanlıklar kazandırmak ve disiplini sağlamak için birtakım cezaların verildiği bilinmektedir. En çok başvurulan cezalandırma biçimi tekit ve uyarıdır. 3-Örgün din eğitimi ve öğretiminde mükafat ve ceza: Milli Eğitim Bakanlığı’nın gözetim ve denetimindeki İmam Hatip Liselerinde görülmektedir. Bu bölümde İmam Hatip Liselerinde gerçekleştirilen din eğitimi ve öğretimi esnasında gerek başarıyı artırmak ve teşvik etmek gerekse olumlu davranışları pekiştirmek amacıyla verilen mükafatlar. Örgün din eğitiminde mükafatı iki kategoride değerlendirmemiz gerekmektedir: 1-Öğrencilere göre: Yukarıda isimlerine zikrettiğimiz dört İmam Hatip Lisesinde öğrencilerine uygulanan anket sonucunda öğrenciler dini-mesleki derslerde verilen mükafatları oran, sıklık, tür ve etkileri bakımından değişik şekillerde değerlendirmişlerdir. 1-Mükafat alma oranı ve sıklığı % 40.3’ü zaman zaman mükafatlandırıldıklarını söylemişlerdir. 2-Alınan mükafat türleri: Sorulan sorulara öğrenciler verdikleri cevaplarla en çok kullanılan mükafat türünün güzel sözle övgü, takdir ve tebrik olarak belirtmişlerdir. Maddi ödüller ise oldukça sınırlı kalmıştır. 3-Mükafatların öğrenci üzerindeki etkileri: Sorulan sorulara öğrencilerin % 65’i olumlu etkisi oldu cevabını vermişlerdir. % 2.41’i ise olumsuz etkisi oldu verilen mükafatlar beni şımarttı ve derslerimi gevşettim cevabını vermiştir. 2-Öğretmenlere göre: 1-Mükafat verme oranı 2-Verilen mükafat türleri 3-Verilen mükafatların öğrenci üzerindeki tesirleri: ‘Verilen mükafat, öğrenciyi hangi yönde etkiliyor?’ sorusuna öğretmenler şu cevabı vermişlerdir: a-Genellikle olumlu yönde etkiliyor. Derslere ilgisinin ve başarısının artmasına sebep oluyor (% 90) b-Bu mükafatlar öğrenciyi olumsuz yönde etkiliyor. Şımarmalarına ve derslerde gevşeklik göstermelerine sebep oluyor. 4-Mükafatların öğrenciye veriliş biçimi 5-Öğrencilik yıllarında alınan mükafatların öğretmenliğe etkisi: Öğretmenler, sorulara ‘Öğrencilik yıllarında aldığım mükafatlar beni etkilediği için ben de öğrencilerimi mükafatlandırıyorum’ diye cevap vermişlerdir. Örgün Din Eğitimi Ve Öğretiminde Ceza: Bu eğitim kurumlarında teşvik edip başarıyı artırmak için nasıl mükafat veriliyor ise, olumsuz davranışlara engel olmak ve disiplini sağlamak için de cezaya baş vurulmaktadır. Ceza da mükafat gibi öğrencilerin ve öğretmenlerin görüşlerine başvurularak ortaya konulacaktır. Bu bölümde de ceza verilme alanları istatistiki olarak ortaya konmaktadır. Verilen ceza türleri cezaların öğrenci görüşlerine yer verilmiştir. Bu araştırmanın bir sonucu olarak yaygın ve örgün din eğitimi kurumlarında ideal bir din eğitimi için gerekli olan şu maddeleri sıralamamız mümkündür. 1-Öğretmen ve öğreticide sağlam bir kişilik ve karakter a-Öğrencilere iyi örnek olmak b-Öğrencilerle diyalog kurmak c-Sevgi şefkat ve merhametle davranmak d-Tutarlı bir disiplin anlayışına sahip olmak e-Notu bir koz olarak kullanmamak f-Meslek şuuruna sahip olmak ve bunu öğrencilere de kazandırmak 2-Öğretmen ve öğreticide mesleki ve pedagojik formasyon yönüyle yeterlilik. a-Öğretmen ve öğretici branşında iyi yetişmiş olmalıdır. b-Öğrenci psikolojisine vakıf olmalıdır. c-Disiplin sağlama konusunda çeşitli metodlar denenmelidir. 3-Fiziki kapasite yönüyle yeterlilik 4-Sosyal kültürel faaliyetlerde yeterlilik 5-İdare, öğretmen, veli işbirliğinde yeterlilik 6-Disiplin kurulunun işleyişinde yeterlilik. Şer’i aktivite, aynı zaman kesitinde, her alanda aynı yükselişi sağlayamaz. Öyleyse, bazı alanlarda diğerlerinden üstün olan medeniyetlerden bahsedilebilir. Modern Dünya ve Yokluk Duygusu 'Korku, endişe, tedirginlik' manalarını içeren 'angoisse' sözcüğü, özellikle varoluşun mebde ve meadında bir anlama ulaşamama kainatta boşluk ve yokluk tarafından kuşatılma, müteal bir nizama götürücü makul bir sisteme, Cosmos'a çıkamama; neticede de insanın yoklukla kuşatıldığı hissi ve bundan duyulan ürperti, bir tür fizik ötesi oluşla ilgili bir bunalımdır. Hatta nereden gelip nereye gittiği belli olmayan bir gemi enkazındaki insanın, hiçlik duygusuyla karşılaşması devrimizin alın yazısıdır, kaderidir. Kur'an'ın Zamana Bakış Açısı Kur'an nizamında ise, zaman, kendisine takılıp kalınacak bir sürekliliğe sahip değildir. Yani o, nihai durak ve sınır olamaz. Yaratılış sahasındaki yeri, yaratılmış olmaktır. Gerçi insanın yaratılışından önce, 'dehr'den bir zaman diliminin kendisine sebket ettiği, aynı adı taşıyın süremin ilk ayetinde mealen: "Gerçekten insan üzerine 'dehr'den bir zaman geçti ki, o vakit insan anılır, (insanlıkla tanınır) bir şey değildir. "Dehr" mebde ile kıyamet arasındaki müddet için kullanılan bir deyimdir. Zaman-Hayat ilişkisi: Hayatla beraber düşünüldüğünde zaman yenilmeyi mümkün kılan, davranışa müsaade eden, soru sormayı, tecrübe etmeye imkan verendir. Eylem, zaman içinde yaşayabilecek; yine zaman içindedir ki, kuvvetlerimin sunabileceğim, kendimi hür bulacağım ve hürriyetimden kendimi sorumlu tutacağım. Zaman insanın tüm imkanlarının şartı olduğundan, insan için zamandışılık sözkonusu olamaz.
Favori olarak işaretleyin
Bookmark
Bunu e-posta ile gönder
Yorumlar (0)
![]() Yorum yaz
|
||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|