| Atatürk ve Tıbbiyeliler |
| Cuma, 22 Haziran 2007 | |
|
KİTABIN ADI : Atatürk ve Tıbbiyeliler KİTABIN YAZARI : Metin Özata YAYIN EVİ VE ADRESİ : Umay Yayınları , www.umayyayinlari.com , (tel: 0 232 422 31 14 , fax: 0 232 464 41 37, E-mail: Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır ) BASIM YILI : 2007 Haziran , 460 Sayfa Kitabın Konusu:Bu kitapta Atatürk'un ömrü boyunca arkadaşlık yaptığı, görev verdiği tıbbiyelilerin gerçek hikayesini bulacaksınız. Çanakkale ve İstiklal savaşına katılan tıbbiyeliler ile kuvayi milliyeci tıbbiyeliler de bu kitapta ilk kez anlatıldı. Kitabın Özeti: Mustafa Kemal’in genç subaylik döneminden ölümüne kadar arkadaşlık yaptığı, birlikte çalıştığı, görev verdiği veya çeşitli nedenlerle karşılaştığı Tıbbiyelilerle, vatanın kurtuluşu için çeşitli cephelerde kahramanca görev yapan hekimlerimiz vardır. Bu Tıbbiyeliler hem Atatürk’ün sağlık sorunlarını gidermeye çalışmış hem de ülkenin bağımsızlığı için mücadele etmişlerdir. Cumhuriyet döneminde ise Türk Devrim’inin gerçekleştirilmesinde ve özellikle tarih ve dil çalışmaları alanında Atatürk’ün yanında görev yapmış tıbbiyeliler vardır. 57 yıllık ömrünün 12 yılını cephelerde savaşarak geçiren Mustafa Kemal’in streslerle dolu yaşamında hastalıklar yakasını hiç bırakmamış, ancak O bunlara hiç aldırış etmeden ülkesini bagımsızlığa kavuşturmuştur. Ülkeye adanan bu yaşam süresince Atatürk’ün 16 yasında yakalandığı ve uzun süre O’nu rahat bırakmayan sıtma hastalığı ve arkasından böbrek rahatsızlığı olmuş daha sonra da kalp krizleri geçirmiş ve sonunda siroz hastalığına yakalanmıştı. Bu kitapta insan Atatürk’ün yürekleri titreten yaşam mücadelesini simdiye kadar yazılmamış bir açıdan vermeye çalistim hem Atatürk’ün bugüne kadar pek az değinilen düşünür yanına hem de doktorlarla olan ilişkilerine vurgu yaptım. Mesleği icabı insan sağliğıyla uğrasan ve onları ölümden kurtarmaya çalısan Tıbbiyeliler, vatan işgale uğrayınca Müdafaa-i Hukuk teşkilatlarında başkan veya üye olmus, gizli görevle silah temin etmiş, hatta müfrezeler kurarak Kuvayi Milliye emrinde savaşmıştır. Bazı Tıbbiyeliler, Mustafa Kemal’in emri üzerine, Meclis’te görev yapmak için hemen Ankara’ya koşmuş, bazıları da İstanbul’dan Anadolu’ya kaçarak Kurtuluş Savaşı’na katılmıştır. Tıbbiye, vatan işgale uğrayınca ulusal direnişin en güzel örneklerini vermiş ve işgale karsı İstanbul’da yapılan mitinglerin öncüsü olmuştur. Kuruluşundan itibaren bilim ve teknolojinin ülkemize yerleşmesinde büyük katkıları olan Tıbbiye, bağrından çıkan vatansever ögrenci ve hekimler sayesinde işgal yıllarında bağımsızlık ateşinin alevlendiği bir ocak olmustur. Osmanlı döneminden itibaren ülkemize her yeniliğin girişi Türk Silahli Kuvvetleri ve Tıbbiye sayesinde oldu ve halen de bu iki güzide kurumumuz çağdaş anlamda Batı ile boy ölçüsecek özelliklerini devam ettirmektedir. Mustafa Kemal Atatürk, 1922 yılında bir gece sabah saat üçe kadar Halide Edip ve Dr. Adnan Adivar’la Türkiye’nin gelecek günlerdeki modernleşmesini konusurlarken Dr. Adnan Adivar’a söyle der: ‘’- Adnan, sen Tıbbiye ile Ordunun en önce garplılasmasından dolayi ilerlediğini söylerdin. Biz şimdi bütün memleketi garplılastıracağız.’’ Refet Paşa da Tıbbiyelilerin mücadelesini takdir ettiğinden İstanbul’un kurtulusunda Tıbbiye’ye gelerek öğrencilere şöyle seslenmistir : ‘’Böyle bir fakülteye sahip olmak yalnız bu milletin tekeli altındadir. Nasıl ki yeryüzünün en yüce milleti Türk ise yeryüzünün en cesur gençleri de sizlersiniz. Gıpta ile söylüyorum, ben sizin cesaretiniz önünde eğilmek istiyorum. Tıbbiyeliler uzun senelerden beri pek çok seyler için öldü. Bu milletin tüm halkının canı sürüklenirken tek isyan sesi bu ocaktan yükselmiştir’’ Metin Özata |
|
| Son Yenileme ( Cuma, 06 Temmuz 2007 ) |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| ADnet Reklamları | Siz de reklam verin ![]() |
|