Türkçe Bilgi

Sık Kullanılanlar Listesine Ekle
Cumartesi 22-Kasım-2008 02:03:45
(Sözlük 1.700.000 İngilizce ve Türkçe terim içermektedir.)
Bulunduğunuz Sayfa: Anasayfa arrow Kitap Özetleri arrow A arrow Anadolu Ve Balkanlarda Alevi Yerleşmesi
Anadolu Ve Balkanlarda Alevi Yerleşmesi
Çarşamba, 04 Nisan 2007

Yazının Diğer Sayfaları
Anadolu Ve Balkanlarda Alevi Yerleşmesi
Sayfa 2
Sayfa 3
ANADOLU VE BALKANLARDA ALEVİ YERLEŞMESİ

Yazar : Nejat BİRDOGAN
Yayınevi : Alev
Baskı : İstanbul / 1992 / 290 shf.


MÜSLÜMANLIĞIN İLK YILLARINDAKİ BÖLÜNMELER

İSLAMIN DOĞUŞU:

İslam; toplumsal yaşamı Bedevilik, siyasal durum soy gütme temeline dayalı bir kavim arasından çıkarmıştır. Peygamberlik ve ilk iki halifenin gelişi ilk anda Araplardaki aşiret ruhunu İslam’ın heyecanıyla uyuşturmuştur ancak daha sonraki yıllarda (Peygamber döneminde) kimi sorunlar baş göstermiştir. Bu sorunlar:

1-Peygamberin ürettiği çözümlere karşı kendi akıllarını kullanan kişilerin gizli oluşturdukları Akliyyun topluğu.

2-Beni Haşim ve Ümeyye oğulları arası çekişmenin dindarlık, adam kayırma, saygısızlık biçimlerinde iyice gelişmesi.

Haşimoğullarının bu çekişmedeki dayanakları Şiilik; yani peygamber çocuklarına ve Ali yandaşlarına sevgi duymaktı. Böylece Müslüman olan herkesi yanlarına çekmek istiyorlardı.

Emevilerin herşeye kıyan soyguncu yönetimlerine karşı hoşnutsuzluk vardı. Bu durum peygamberin amcası soyundan olan Abbasoğullarını yönetime getirdi. Abbasiler tüm Müslüman öğeleri bir arada tutan bir anlayışı başarı ile sergilediler. Şiilik; ilk Abbasi halifelerinin kendilerini yönetime getiren Ebu Selem ve Ebu Müslim’in alçakça öldürülmeleriyle acı duygularla gömüldü. Bu katliam sonucu halifeliğin Abbasilerde değilde, peygamberin kızından doğan çocuklarda değişimini öngören fikirler güçlendi. Bu çocuklar haksızlığa uğramış kişiler olarak şiileri tuttular.

Bu arada Abbasilerde baş gösteren bazı problemler şunlardır:

1- İran’ın baş kaldırması. İmam Rıza’nın öldürülmesi.

   2. Şuubilerin devleti olmak istemesi.
   1. Arap-İran çekişmesi olurken Türklerin yargıyı ele geçirmesi.
   2. 11 beyliğe parçalanma.
   3. Bu parçalanmayla Bizans ve Ermenilerin harekete geçmesi, Fas ve Kaşgar’ın kan gölü olması.

6-Selçukoğullarının tarihi imparatorluğu Asya’da boy göstermesi.

Büyük Abbasilerin parçalanması İslam dünyasını bunalıma soktu. Ekonomik ve siyasi anarşi baş gösterdi. (Yolsuzluk ve kadınların yönetimde söz sahibi olması) Hatta İbnül Furat ve Müktefi gibi bazı halife ve vezirler halkın paralarına el koyuyorlardı. Bu acımasızlık toplumsal yaşamı da etkiledi. Kadınlar alınıp satılmaya başlandı. “Hoca”, “Cemaat” örneği Abbasi halifelerinin yeminlerini bozmasıyla da yeni mezhepler gelişti:

1-Siyasal amaçlı.

2-Yöntemsel amaçlı.

Siyasal amaçlı Marika Ali düşmanlığını; Şia Ali yandaşlığını savunuyordu. Ali’ye tanrılık verenlerde oldu. (Galiyye mezhebi)

Akliyeciler kadercilere savaş açmışlardı. Akılcı mezheplerin en büyüğü “Mu’tezile” idi. Kadercilik yandaşları tehlikeli bir yol tutmuşlardı. Ne yazık ki, Halife Mütevekkil dönemindeki gericilik ve bağnazlık Mu’tezile akımını durdurdu.

Mozdek dinine bağlı Sembodin mezhebine göre, Ebu Müslim öldürülürken bir güvercin donu ile kaçmış ve şimdi madenden bir kulede mehdi ile oturmaktaymış.

Batıniliğin kurucusu Mecusilerdir. Bunlar Kur’andaki Taha, Tahsin, Şad, Elif Lam Mim gibi ayetlere anlamlar veriyorlardı. Gıyas El-beyan kitabıyla bunları topladı.

Sünni sayılan Maturidiliğin aslında Sünni kurallarla alakası yoktur. Akıl, görüş ve düşünmeye önem verir. Mezhep çekişmelerini bir kenara bırakıp bilim ve tekniğe el atmışlardır.

Birara kadılar saçlarını dağıtıp Hüseyin aşkına saçlarını dağıtıp Gadir-i Hum bayramı yapınca Sünnilerde 28 Zilhicceyi bayram yaptılar.

Buğra Han Batıniliği ortadan kaldırdı. Dindar Türkistan hanları adil yönetimleriyle dini basamak yapanlara izin vermiyorlardı. Bu dönem ortaya Fahreddin Razi çıktı.

8. yy.da Süfilik doğdu. Ebu Haşim ilk zaviyeyi kurdu. İlk Süfiler keşişler gibi yaşıyorlardı. Tartışmazlar, mürid toplamazlar ve ayin yapmazlardı. Bunların izlediği yola “Tarik” denirdi. Her tarikat kendini peygambere ulaştıran bir soy kütüğü düzenledi. Bu soyağaçları Cehar Yar-ı Güzin’e aşılanıyordu. Sonraları Ömer ve Osman unutuldu.

Tasavvufun baş yapıtları Sünni görünmesine karşın; aslında Sünnilere reddiye olan tarikatlarda ve Anadolu Aleviliğinde verilmiştir.

Yaşamın heyecan atılımlarını çürütüp insanları uyuşturan tasavvufi bilgisiz yapı ve temsilcilerle tembellik kaynağı oldu. Kandırmacı şeyler türedi. Bunlar uyuşturarak saltanat elde ettiler. Bunlara baş eğen sultanlar dahi oldu.

Sünni tarikatlarının oluşumu; asıl olarak her açık gözün bir vakıf sağlamak ve zengin olmak istemesi idi. Sayıları çoktur. (Nakşilik, Sadilik, Halvetilik…)

İşte Anadolu Aleviliğini oluşturan Oğuzlar ve Kürtler Horasan’dan Anadolu’ya indiklerinde İslam dünyası acıklı bir görüntü çiziyordu.




 
< Önceki   Sonraki >