| Sık Kullanılanlar Listesine Ekle Salı 02-Aralık-2008 23:25:04 (Sözlük 1.700.000 İngilizce ve Türkçe terim içermektedir.) |
| Ana Hatlarıyla İslam Ekonomisi |
| Çarşamba, 04 Nisan 2007 | ||||
Sayfa 1 toplam 2 ANA HATLARIYLA İSLAM EKONOMİSİYazarı : Prof. Dr. Servet ARMAĞAN Yayınevi : Timaş Yayınları Baskı : İstanbul / 1991 / 186 shf. BİRİNCİ BÖLÜM Genel Olarak İslam Ekonomisi İslam dini dünyaya ait fiiller içinde ibadetler ve ahlak kaideleri yanında “muamelat” tabir edilen muamele ve fiilleri de kapsar. Muamelat tabiri ise İslam dini terminolojisinde “İslam Hukuku” veya “İslam Fıkhı” şeklinde açıklanabilir. İslam ekonomisi de İslam Hukukunun ekonomi ile ilgili olanlarını kapsar. İslam ekonomisi olarak ele almak asrımızın şartlarına uygundur. İslam ekonomisinin iki ana konusu vardır. Zekat ve Faiz. Üstad’ın tabiri ile vücub-u zekat ve hurmet -i ribadır. Ayrıca vakıflar İslam ekonomisinde önemli yer teşkil ederler. Bunda başka devletin müdahalesi, bankacılık, sigorta, enflasyon, işçi-işveren ilişkileri İslam ekonomisini ilgilendiren konulardır. İKİNCİ BÖLÜM İslam Bankacılığı Günümüzde bankalar faizle kredi vermenin dışında 20’den fazla iş yapıyorlar ve bunlara insanlar ihtiyaç duymaktadırlar. Madem ki İslam evrenseldir, öyle ise insanların bu ihtiyaçlarını karşılayarak müesselerin oluşmasına cevaz vermelidir. Burada sadece faizin olmaması lazımdır. Bundan dolayı da İslam bankacılığı, müslümanları faizden kurtaran müessedir ve önemlidir. İslam bankası, bankacılık işlemlerini İslam ekonomisi esaslarına uygun olarak yapan bir kuruluş olarak tanımlayabiliriz. İlk İslam bankası 1974’deMısır’da kurulan “Nasır Sosyal “bankasıdır. Üç ip islam bankası vardır: i)Kalkınma bankası: Tek örneği İslam Kalkınma Bankasıdır. ii)Sosyal gayeli bankalar. iii)İslami esaslı ticaret bankaları. İslam Bankacılığında üç mevhum 1)Mudarabe: Bir tarafın para, diğer tarafın ise emeğini koyarak ortak bir ticari faaliyet yapılmasına denir. Emek-sermaye şirketi denebilir. Zarar edilirse para koyan parasını emek koyan da zaman ve emeğini kaybetmiş olur. Bugünkü İslam bankacılığında çok kullanılır. Geçerli olabilmesi için a)Sermayenin geçerli bir para olması b)Sözleşme anında sermayenin emek sahibine teslim edilmiş olması c)Karın oranlı olarak tesbit edilmiş olması lazımdır. Herhangi bir kayıt yoksa emek sahibi her işlemi yapabilir. Fakat sözleşme ile sınırlanabilir. Eğer emek sahibi sözleşmeye uymaz ise sermayeyi iade eder, kar varsa kendine kalır. Zarar varsa, emek sahibinden bu tanzim edilemez ve böyle bir hüküm sözleşmeye konamaz. 2)Müşareke: İki tarafın ortaklık kurmasına denir. Sermaye sahibi ve emek sahibinin işi beraberce gerçekleştirmesine denir. Sermaye sahibi işin gerçekleştirilmesi aşamasında söz sahibi olur. Emek sahibi de bir miktar sermaye koyar. İşletmenin başındaki kişi yönetime katkısından dolayı bir pay alır ve geri kalan kar sermayenin oranına göre dağıtılır. Eğer zarar olursa sermayeye göre önceden belirtilen şekliyle yansıtılır. 3)Murabaha: Bir malın peşin alınıp, üzerine kar konulup vadeli satılmasına denir. ÜÇÜNCÜ BÖLÜM İşçi-İşveren Münasebetleri İslam Hukukunda işçi-işveren münasebeti kira(icar akdi hükümleri çerçevesinde düzenlenmiştir. Kira akdinin mevzuu 4 şey olabilir: a)Gayri menkul b)Menkul c)Hayvan d)İnsan emeği. Mecellenin 413. Maddesinde şöyle denir: “Ecir(işçi) nefsini kiraya veren kimsedir.”İşverene kiracı(Müstecir) işçiye ise mücir(ecir)-kiraya veren- anlamına gelir. A-)İşçi Hakları(İşverenin borçları) i)Ücretin geciktirilmeden verilmesi lazımdır. Peygamberimiz(sav) “İşçiye ücretini kurumadan veriniz” ve “Ben kıyamette üç kişinin hasmıyım. Bana söz verip sonra sözünden dönen kimse, hür birisini satıp parasını yiyen ve işçiyi çalıştırıp ücretini vermeyen kimse”buyurmuşlardır. ii) İşyerinin sağlık şartlarına uygun olması. 3. Dinlenme ve izin hakkı. 1. İş kazası ve meslek hastalığı sebebiyle tazminat hakkı. B)İşçinin borçları (işverenin hakkı) i)İşe bizzat devam etmek.(Özel işçi vekil bırakamaz, genel işçi bırakabilir ama yine de kendisi sorumludur) ii)Belirli bir müddet fiilen çalışmak. iii)Akit şartlarına uygun olarak işverenin emir ve talimatlarına uymak. iv)İşverene ait eşyaları korumak. v)İşi iyi yapmak buna “itkanu’l amel” denir. İslam dini insanları daima çalışmaya teşvik etmiştir.”İnsan ancak, çalıştığına erişir”(Necm 39),”Hiç kimse emeğiyle kazandığından daha hayırlı bir lokma yememiştir.”gibi ayet ve hadisler çalışmayı hep teşvik etmişlerdir. Ayrıca islamiyette “Emek” de”Sermayede” önemlidir. Sendikalar işçilerin hukukunu işverenin kötü davranışına karşı savunan kurumlardır. Bu bakımdan islami açıdan bir sakınca yoktur. Ama grev hakkının olmadığı savunulur. Gerekçeleri: 1)Sözleşmeye göre işçi işveren hesabına çalışmak durumundadır. Grev ise bunun ihlalidir. 2)Grev işvereni zorlamaktadır. Halbuki karşılıklı rıza ile akit olur. İslam hukukunda 3)Grev zamanı içinde işçiler para isterler. Halbuki işçi çalışarak para alabilir. 4)İşverenin zararı söz konusudur. Sendikalar hak olarak kabul edilir ama grev hak değildir. Eğer bir anlaşmazlık olursa mahkemeler bunu halledebilir. İşsizlik sosyal ve iktisadi bir hastalıktır. Ayrıca islam dini daima çalışmayı teşvik etmiştir. İşsizlik iki türlüdür.1)Cebri 2) İhtiyari ve keyfi. Cebri işsizlik konusunda devlet yardımcı olmalıdır. Keyfi işsizlik mevzuunda ise devlet bu kişilerle uğraşmalıdır. İş oluşturma mevzuunda yapılacak olanlar ise günümüz ekonomilerinde uygulanan sistemlerin tatbiki ile olur. |
||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|