Türkçe Bilgi

Sık Kullanılanlar Listesine Ekle
Salı 02-Aralık-2008 23:27:12
(Sözlük 1.700.000 İngilizce ve Türkçe terim içermektedir.)
Bulunduğunuz Sayfa: Anasayfa arrow Kitap Özetleri arrow A arrow Ana Hatlarıyla Hadis
Ana Hatlarıyla Hadis
Perşembe, 29 Mart 2007

Yazının Diğer Sayfaları
Ana Hatlarıyla Hadis
Sayfa 2
Sayfa 3


2.BÖLÜM

Başlangıçtan Günümüze Kadar Hadis İlmini Geçirdiği Devreler

I - Edebiyat ve Eleman Olarak

Hadis ilimleri tedrici bir gelişme göstermiştir. Bu gelişmeyi belli dönemler içinde şöyle sıralayabiliriz.

A-Doğuş Dönemi

Bu dönem hicrin 1. Asrın sonuna kadar uzanan sahabe asrıdır .Bu devirde hadis çalışmalarını anlayabilmek için önce sahabeyi tanımak gerekir

Sahabe: Ashab-ı kiram hadis rivayeti bakımından iki kısma ayrılmaktadır. Binden fazla hadis rivayet etmiş olanlar Müksirun, binden az rivayet etmiş olanlar Mukirun diye tanımlanır. Muksirun 7 sahabe efendimizden oluşmaktadır. Ehli sünnet bilginlerince Rasulullahı görme mutluluğuna ermiş olan ashabı kiram, hadis rivayeti bakımından güven ve itimada layık kabul edilmiştir. Bunun için onlar tenkid(cerh ve tadil )dışı bırakılmıştır. Sahabe asrından oluşan bu ilk doğuş döneminde iki önemli olayla karşılaşmaktayız. Biri hadislerin ashabı kiram tarafından ezberlenmesi öteki ise hadislerin yazıya geçirilmesidir.

Sahabenin Hadis Ezberleme Sebepleri

-Zihinlerinin temizliği ve zekalarının kuvveti

-Dini savunma duygusu ve gayreti

-Hadisin islamdaki önemi

-Hadislerin üslubu ve kolay anlaşılması

   1. Hadislerin Yazıya Geçirilmesi (kitabül hadis)

Hadisin yazıya geçirilmesi meselesi Bilginin korunması ve gelecek nesillere nakledilmesinin önemli vesilelerindendir. Peygamberimiz ilk önce hadislerim yazılmasına izin vermemiş, sünnetin ezberlenemeyecek kadar çoğaldığını görünce yazılmasına müsaade etmiştir. Hem izin hem de yasağın gerekçesi olabilecek bir sebebe ihtiyaç vardır. Bu sebep ; Kur’an dan başka bir şeyin öğrenimine düşkünlük gösterilmesi ve bu yüzden Kur’an’ın terk edilmesi endişesidir

Açıkça ortaya çıkmıştır ki ilk asırda hadislerin yazılmasının hoş karşılanmaması Allah’ın kitabına bir başka şeyi eş tutmamak yada bir başka şey dolayısıyla Kur’an’la Meşgul kalmaktan uzak kalmamak içindir.

Hadislerin Yazıya Geçirilmesinin Bazı Faydaları

Söz konusu Faydaları üç noktada özetlemek mümkündür

   1. Hadislerin yazılması sonucunda şer’i delillerin kaybolması önlenmiştir
   2. Her bir hadis dolayısıyla Rasulullah’a selatu selam okunması tekrarlanmış olur.
   3. Hadislerin yazıya geçirilmesinin en büyük faydası da Rasulullah’ın “Sözümü dinleyip belleyen ve bellediği gibi başkalarına ulaştıranların Allah yüzünü ağartsın” duasına nail olmaktır.

B - Tekamül Dönemi

Bu devre 2. Asrın başından 3. Asrın evveline kadardır. Hadis ilmileri bu devrede tekamül etti. En önemlileri şunlardır:

-İnsanlarda hıfz melekesi zaafa uğradı.

-Senedler uzadı ve zamanın uzaması ve hadis ravilerinin çoğalması sebebiyle tarihler artı.

-Siyasi bakımdan Şii, revafız, havric itikadi bakımdan da mutezile, cebriye doğru yoldan sapmış .

Bu olumsuz gelişmeler karşısında İslam alimleri gayrete geldi ve muhtemel her zararın önüne geçebilecek tedbirler aldılar

-Resmi Tedvin : Ömer bin Abdulaziz eyaletlere hadis olarak ne biliyorlarsa yazmalarını ve zayi olmaması için bir araya toplamalarını emretti.

-Cerh ve tadil: Hususunda alimler daha geniş çalışmalar yaptılar.

-Ehli hadis olarak tanınmayan kişilerden hadis kabulünü durdular.

-Gizli illetlerini açığa çıkarmak için hadisleri inceden inceye araştırdılar. Her yeni şekil için yeni bir tarif ve hükmünü açıklayan bir tarif ortaya çıkardılar.

C-Hadis İlimlerinim Ayrı Ayrı Telif ve tedvin dönemi

Hicri 3. Asırdan 4. Asrın yarısına kadar sürer. Bu devre tasnif asrıdır, hadis edebiyatının altın çağıdır. Çünkü bu asırda sünnet ve sünnetle ilgili ilimler tam anlamıyla tedil ve tasnif edilmiş, hadis kitaplarının en değerlileri Kütübü Sitteler bu devrede telif edilmişlerdir.

Kütübü Sitte ve Müellifleri

Bu dönemde görülen musannif eserlerin en meşhuru ve en muteberi hiç şüphesiz, başta Buhari’nin Sahihi olmak üzere Kütüb-ü Sitteye dahil diğer kitaplardır.

Buhari, Müslim El Hacca Bin Kuşeyri (El camiul sahih), Ebu Davud (Sünen), Tirmizi, Nesai (Mücteba), İbni Mace .

D - Bereketlenme Dönemi

   1. asrın ortalarından 7. Asrın başlarına kadar uzanır. Bu dönem de ulema, geçmiş alimlerin ilk tedvin devri eserleri üzerine eğildi. Bir branşta yazılmış olan muhtelif eserlerde ki bilgileri birleştirdiler, öncekilerin ihmal ettikleri konuları tamamladılar. Bunu yaparken de bilgileri senedleriyle tam bir itimad içimde naklettiler.

İşte bu devirde hadis ilimlerini içine alan eseler telif edilmiş ve hadis ilimleri konusunda tedvin faaliyetleri iyice gelişmiştir.

E-Olgunlaşma Dönemi

Bu devre 7. Asırdan 10. Asra kadar devam eder. Bu dönemde hadis ilimlerine ait eserler tam kemaline ulaşmıştır. Bu ilmin bütün nevilerini içine alan eserler ortaya konmuştur. Buna ibarelerin tehzibi ve meselelerin dikkatle yazılması da ilave edilmiştir.

F-Duraklama Dönemi

Bu dönem 10. Asırdan 14. Asra kadar sürer. Bu dönemde ilmi meseleler üzerinde çalışma tasnif ve yenilikler getirilmemiştir. Nazım ve nesir olarak hadis ilimlerinde özet çalışmalar çoğalmıştır. Bu dönem alimlerini, konuların derinliklerine girmeksizin önceki müelliflerin sözleri üzerinde lafzi münakaşalar meşgul etmiştir

G-Uyanış ve Müsteşriklere Cevap Teşkil Eden Çalışmalar dönemi

14 asırdan günümüze kadar dönem içinde, İslam dünyasının şark ve garp ile temasının neticesinde ortaya çıkan tehlikeler, hele hele askeri istilalarla meydana gelen fikri istilaların her türlü tehlikenin fevkine çıkarttığı fikri tehlikeler karşısında müslümanlar uyandı. Sünnet etrafında müsteşrikler tarafından ortaya atılan ve ecnebi hayranları tarafından da aynen iktibas edilen ve benimsenen birtakım desiseler ve şüpheler baş gösterdi. Bu ecnebi hayranları bahis konusu şüpheleri mırıldanmaya ve nakletmeye başladılar. Şüphe belirtilen bahisler etrafında eserler yazmak, onların yanlış ve iftiralarını reddetmek gerekmekteydi. Keza mevcut hadis ilimleri hakkında telif usulü de yenilemeyi gerektiriyordu. Binaenaleyh ulema bu gerekleride yerine getirdiler ve faydalı ve gerçekten orijinalitesi olan eserler artmaya başladı.

Özet bilgi vermek ve anlaşılır olmak, takdir edileceği gibi zorluğu yanında konunun bazı noktalarının ihmali bazılarına da şöyle bir temas edip geçivermeyi gerekli kılar. Kanaatimiz odur ki Hadislerim çağdaş ihtiyaçlara cevap verebilen yeni ve sıhhatli değerlendirmeler ne kadar yapılabilirse o kadar faydalı olacaktır. Zira korkunç bir süratle İslam dışı bir yaşayışa kaymakta olan insanımızı sünnet çizgisine çekebilmek, sünneti yaşanabilir bir yorumla topluma takdim etmekle mümkün olabilecektir. Gerçekten günümüzün en ciddi meselesi, sünnet bilgisine sahip olmaktan çok sünneti yaşama iradesini gösterebilmektir. Unutulmamalıdır ki “Sünnete sarılmak” bir inceliktir, kabalığa ve katılığa alet edilemez. “ Alemlere rahmet olarak gönderilmiş” bir peygamberin sünnetini yaşayanların yada bu davada olanların, herşeyden önce her konuda dikkat etmesi gereken husus nezaket ve zarafettir. Tekrar edelim ki fikri temeller dayanacak her fikri hareket, yeni baştan sünnet eğilmek, onu yeniden yorumlamak ve uygulamakla mümkün olacaktır. Bunun yolu da çokça hadis okumak ve onu anlamaya ve yaşamaya çalışmaktır. Çünkü “Sözlerin en güzeli Allah’ın sözleri, yolların en doğrusu Hz.Muhammed’in yoludur”
Yorumlar (0)Add Comment

Yorum yaz

busy



Son Yenileme ( Perşembe, 29 Mart 2007 )
 
< Önceki   Sonraki >