| Sık Kullanılanlar Listesine Ekle Salı 02-Aralık-2008 23:04:18 (Sözlük 1.700.000 İngilizce ve Türkçe terim içermektedir.) |
| Ana Hatlarıyla Hadis |
| Perşembe, 29 Mart 2007 | |||||
Sayfa 2 toplam 3 I. BÖLÜM HADİS İLMİ ve BAZI ÖZELLİKLERİ A-Rivayetü’l Hadis İlmi : Peygamberimizin sözlerini, fiillerini, takririlerini ve hallerini, bunların rivayet ve zabt edilişini gösteren ilimdir. Bu ilim dalı hadis naklinde hatadan uzak kalmak temeli üzerine yapılmış çalışmaları sergilemektedir: B- Dirayetü’l Hadis İlmi:Sened ve metn durumlarını anlamaya imkan veren kaideler ilmidir. Bu ilmin amacı Peygamberimizin (s.a.v)hadislerini karıştırılmaktan, tedlisten ve iftiraya uğramaktan korumaktır. Bu ilim sayesinde: - İslam dininin tahrif ve tebdilden korunması tam olarak sağlanmıştır. - Tespit ettiği kaideler, hadis rivayetinde gerekli titizliğin gösterilmesini sağlamıştır. - Zihinleri hurafeden arındırmakta büyük faydalı sağlamıştır. C- Hadis İlminin Gelişmesini Sağlayan Sebepler 1. Tebliğ Görevi: Hadis ilmi ve branşlarının oluşması ve gelişmesi, şüphesiz Hadisin İslam sistemi içindeki yerine ve önemine bağlı olarak tebliğ görevi zaruriyetinden kaynaklanmıştır. Ashab-ı Kiram efendilerimiz gelen vahyi öğrenmek için gösterdikleri iştiyak, unutulmamalıdır ki daha çok onu yaşama ve onunla amel etmek içindir. Bilginin unutulmaması içinde uygulamaktır. İşte günümüz müslümanı ve arı saadet müslümanı arasındaki en büyük fark budur Hz. Peygamberin tebliğini öğrenen ve amel olarak işleyen ashab için en zevkli iş, öğrendiklerini bir başkasına anlatmak, böylece sünnetin yayılmasına ve yaşanmasına yardımcı olmaktı. Kuran’ın müslümanlar tarafından iyice anlaşılmasından sonra hadislerin yazılmasına müsaade edilmesi, herkesin bildiğini birbaşkasına tebliğ etmesine dair ilk müslümanlar arasındaki alışkanlık ve Hz. Peygamberin konuya ait teşvik ve tavsiyeleri hadislerin müslümanlar arasında sözlü-yazılı nakledilmesi gibi bir ilmi faaliyeti başlatan ve nesiller boyu sürdüren gerçek sebep olmuştur. 1. Peygambere Yalan İsnad Etmeme Dikkati Hadis ilimlerinin doğup gelişmesine vesile olan bir başka husus Resulullah’ın “Bile bile her kim bana isnad ederek yalan uydurursa cehennemdeki yerini hazırlasın” şeklindeki tehdididir. Bir başka ifade ile Hz. Peygambere söylemediği bir sözü isnad etmeme dikkatidir. Bu tehdit hadis uyduranları tamamen önleyememişsede bunları engelleyen bir sebep teşkil etmiştir. Çünkü hadisin sahihini zayıfından ayırt etmeye imkan verecek ilmi tedbirlerin alınmasını başka bir ifade ile yeni ilim dallarının gelişmesini sağlamıştır. Sahabe efendilerimiz üzerinde yukarıda zikredilen hadisin etkisi çok fazla olmuştu. Birçok sahabe hadis rivayet temekten kaçınmıştır. Bunun sebebi tebliğ yapmaktan kaçmak değil Peygamberimizin bu tehdidiyle karşı karşıya gelmemektir. Her sahabi efendimizin rivayet ettiği hadis sayısında haliyle faklılıklar vardır. Bunun birçok tabii sebebi vardır. Şu unutulmamalıdır ki ashab-ı kiramın sünnet bilgisi rivayet ettiği hadis sayısıyla ölçülemez. Hadisler Kelimesi Kelimesine Aynen Rivayet Edilmiştir Lafzan (kelimesi kelimesine aynı) rivayet edilmiş olmak, mana olarak rivayet edilmiş olan hadise tercih sebebidir. Ancak gerek sahabi efendilerimiz gerek sonraki nesilden ravilerin çoğunlukla hadisleri manen rivayet etmiş oldukları bir gerçektir. Aslında bu konuda Hz. Peygamberin bizzat izni vardır “Manayı bozmadığınız, helali haram, haramı helal kılmadığınız sürece hadisi mana olarak rivayet etmenizde bir sakınca yoktur” Bu müsaade hadis rivayetini lafzi olması mecburiyetinden kurtarmış ve mananın bozulmaması kaydına bağlamış, öylece işi oldukça kolaylaştırmıştır. Hadisi mana ile rivayet edebilme imkanına rağmen sahabe öteki nesillerden ravilerin hadis rivayetinde gösterdikleri dikkat ve titizlik onların bu konuya verdikleri önemi gösterir. Bugün artık kimse manen hadis rivayet etmeye kalkışamaz. Kitaplara geçmiş lafızlara kullanmak zorunluluğu vardır. D-Keşfedilen Medoloji: İsnad Sistemi İsnad, hadisi ilk söyleyene yükseltmek yani bu irtibatı sağlayan ravileri sırasıyla ve haddesena, enbeena, ahberena, an, enne gibi rivayete mahsus terimlerle saymak demektir. İsnadın zıddı irsaldir. İrsal, hadisi arada vasıta olmasına rağmen vasıta yokmuş gibi doğrudan söyleyene ulaştırmak demektir. İsnadı “ medar-ı ilmi hadis “( hadis ilminin üzerinde döndüğü temel ) diye tanımlamışlardır. Nitekim Abdullah İbn Mübarek de “İsnad dindendir .Eğer isnad olmasaydı her rasgelen aklına eseni rivayet etmeye kalkışırdı”demiş hadis ilminde her şeyin sağlam temel üzerine oturtulduğunu ifade etmiştir İsnadın hicri I.asrın ikinci yarısında yavaş yavaş aranmaya başlanması sonucunda daha çok tabiilerce ve az da olsa sahabilerce hadislerin tahkiki ve Resulullah dan duyandan duymak maksadıyla “rıhle” denen ilim yolculukları başlatılmıştır. Ebu Eyüp el-Ensari’nin kendi bildiği bir hadisi Resulullah’tan duyan kişi olarak tanıdığı Ukbe b. Amir’e sormak, yani ilk raviden dinleyip bilgisini tahkik etmek için Medine’den Mısır’a gitmesi bu noktadaki sahabilere ait hassasiyeti ifade eder. İsnad sistemi kabul etmek gerekir ki rivayet anarşisine karşı alınmış köklü ve bilimsel bir tedbirdir. Öyle bir tedbirdir ki hiçbir uydurmacı ve yalancı yakasını kurtaramamış mutlaka açığa çıkmıştır. Ancak bir noktayı belirtmeden geçemeyiz ki İsnad sistemi sadece hadislerin hadis kolleksiyonlarında yazılmasına kadar işletilmiş, daha sonra terk edilmiş bir sistem değildir. Ayrıca hadis alimleri hadisin sadece sened kısmıyla uğraşmamış metn kısımlarıyla da ilgilenmişlerdir. Öte yandan ilmi zihniyetin tam bir belirtisi sayılması gerekli olan “isnadı sahih olan bir hadisin gizli bir kusuru bulunabileceği ve işin ehli olmayanların bir hadisin senedini sahih görmekle hemencecik metninin de sahih olduğuna hükmedivermemesi gerektiği fikri” hadislerin ortaklaşa benimsedikleri bir görüştür Bununla beraber, sened tenkidine oranla hadisçilerin metin tenkidini daha sınırlı tuttuklarını söylememiz gerekmektedir. E - İslami İlimler ve Hadis İlmi Hadis ilminin belli başlı bazı özelliklerine ayırdığımız bu bölüme başlamadan önce, onun öteki islami ilimler arasındaki yerine değinmek istiyoruz. Zira hadis ilmi geçekten İslam dünyasında doğup gelişen ilim dallarına gerek metod gerekse malzeme ve kaynak olarak büyük ölçüde tesir etmiştir 1. Hukuk ve Hadis İlmi: Peygamberimizin hayatı nutuk ve konuşmaları hareketleri takrirleri ve hatta pasif davranışı Kur’an’ın yanı başında genç İslam imparatorluğu için ikinci ve önemli hukuk kaynağı teşkil etmekteydi. Bu nokta göz önüne alınacak olursa “Hadis olmasaydı, hiç kuşkusuz fıkıh bir ilim olmazdı “ sözü gerçeğim bir ifadesi olmuştur. 2. Tefsir İlmi ve Hadis: Kur’an’ın ayetlerinin anlaşılmasını hedef alan tefsir ilmi başlangıç itibariyle sadece hadise dayanmaktaydı. Bu gerçeğin devamı niteliğinde olmak üzere ve zorunlu olarak müfessirler ve Kur’an’ın tefsir ve tevilinde sünnete başvurmuşlardır. Tefsir müstakil bir ilim dalı haline gelinceye kadar, hadisin bir parçası olarak yaşamıştır. Tarih, coğrafya ve eski Arap edebiyatı dallarının esas kaynağı Kur’an ve hadis olmuştur. Unutulmamalıdır ki hadis Fıkıhtan lügate kadar uzanan ilmi ve edebi branşlara sadece malzeme olarak değil her şeyden önce inkar edilemez biçimde USUL bakımından tesir ve öncülük etmiştir. Çünkü hemen her ilim isnad sistemini kullanmayı hadisten ve hadisin kriterlerine göre almış ve kullanmıştır. Bu yüzden hadisin belli bir tesirinin bulunmadığı hiçbir islami ilim yoktur Öte yandan İslam düşüncesini modern çağın ihtiyaçlarına ve anlayışına göre yeniden kurmakta yine Kur’an ve bilhassa hadise dayanmakla mümkün olabilecektir. Çağın ihtiyaçlarına verilecek islami cevap, hadisin (daha geniş ifadesi ile sünnetin) yeniden yorumlanmasına dayanan ilmi branşların geliştirilmesiyle kabildir. Aksi halde Kur’an ve hadis asıllarına dayandırılmayan teşebbüsler akim kalmaya, teşebbüs sahipleri de boş yorgunluğa ve başarısızlığa mahkumdurlar. Her çağda yeni, her zaman taze her yerde dinamik olan islam, ancak Kur’an ve hadise dayandırılmış çağdaş gayret ve yorumlarla geçmişte olduğu gibi- ilim alanında üstünlük ve egemenlik sağlayabilecektir. HADİS İLİMLERİ Hadis İlmi içinde mevcut bilgi alanlarından, müstakil araştırmalara mevzu teşkil edecek muhtevada olanlarının bir kaçını kısaca tanıtmakta - konu bütünlüğü açısından-fayda görmekteyiz. A. Cerh ve Tadil İlmi Bu ilim dalında hadis ravilerinin kusurları ve meziyetleri özel terimlerle incelenir. Yani ravilerin doğruluk ve güvenirlik yönlerinden durumları ortaya konur. Bu dal, hadis ilimleri içinde aşağı yukarı en gelişmiş bir branştır. B. Hadis Hadis Ravileri İlmi. Bu ilim ravilerin hadis rivayeti bakımından tanıtımını yapar. Bu bir anlamda raviler tarihi demektir. C. Hadislerin Vürud Sebepleri İlmi Bu ilim hadislerin vürud sebeplerini yani niçin neden dolayı söylenmiş olduklarını tespit etmeye çalışır. Nüzul sebeplerini bilmek Kur’an ayetlerini anlamak bakımından ne kadar lüzumlu ise, vürud sebeplerini bilmekte hadisleri doğru anlamak ve değerlendirmek bakımından o kadar lüzumlu ve önemlidir. D-Garibu’l Hadis ilmi bu ilim, hadis metinlerinde geçen, az kullanıldığından dolayı anlaşılması zor kelimelerin açıklanmasından bahseder. Bu, bir çeşit hadis lügat niteliğindedir. Hadislerin kapalı kalan açıklanmasını sağlar. E -İlelu’l Hadis İlmi Dış görünüş itibariyle sahih denebilecek herbir hadisin sıhhatini zedeleyen ve ancak konunun mütehassısları tarafından anlaşılabilecek gizli kusurlardan bahseden bir daldır. Bu gizli kusur hadisin senedinde, metninde veya her ikisinde birden olabilir. F-Muhtelifu’l Hadis İlmi Bu Hadisler arasında görülen mana ihtilaflarını inceleyen bir ilim dalıdır. İhtilafların bir kısmı bağdaştırılabilir cinsten bir kısmıda bağdaştırılamaz cinstendir. Hadis ilimlerinin en çetrefili olduğu kabul edilen bu branşın her İslam bilgini tarafından bilinmesinin gereğine de ayrıca işaret edilmiştir. |
|||||
| Son Yenileme ( Perşembe, 29 Mart 2007 ) | |||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|