| Sık Kullanılanlar Listesine Ekle Salı 02-Aralık-2008 23:17:25 (Sözlük 1.700.000 İngilizce ve Türkçe terim içermektedir.) |
| Akaid |
| Pazartesi, 26 Mart 2007 | |||||
Sayfa 1 toplam 3 AKAİDYazar : Ömer NESEFİ Yayınevi : Otağ Baskı : İstanbul / 1971 / 196 shf. 1-BÖLÜM: İSLAMIN VARLIK TELAKKİSİ: A) İslam'a göre eşyanın varlığı bir realitedir, ilim de bu eşya realitesine göre nüfuz eder. İslam'ın tavsiye ettiği iman; kainat varlığının tetkiki ve müşahedesi neticesinde fertte hasıl olan imandır. Maddenin ve canlı varlığın uyduğu ilk kanun; yaratılma, devam etme ve yok olmadır. Kainatta seyyarelerin hareketi, canlı varlığa dönüşmesi, kainatın büyük bir nizam ve intizam içinde hareket ettiğini gösterir. B) Eşyanın realitesinin inkar Yunan felsefesinde temellerini bulur. Eşyanın var olduğunu veya mevcut olmadığını anlayamayız diyenler septiklerdir. Kainatı, rasyonel izahın ilk denemeleri de Yunan da başlamıştır. Buradan Hint, İran ve Mısır'a geçmiştir. Yunan felsefesinde kainatın izahı, bir ilk sebebe irca düşüncesi ile ortaya çıkmış, ide, madde, irade gibi mefhumlar kainatın ilk sebebi olarak anlaşılmış, materyalizm ve ruhçuluk arasında asırlardır süren farklılıklar buradan neşet etmiştir. Ruhçu görüş, kainatın maddi varlığını bir hayal olarak kabul etmiş ve görülen ve var olan kainatı, ide'nin gölgesi olarak tanımlanmıştır. Bu görüş daha sonra yeni Eflatunculuk olarak Farabi, İbn-i Sina ve İbn-i Rüşd'ü etkilemiştir. Daha sonra buna alternatif olarak materyalizm ortaya çıkmış ve kuvvetlenmiştir. Avrupa’da Hiristiyanlığın zayıflaması ile materyalizm hakim hale gelmiştir. C) İslam'a göre kainat yoktan var edilmiştir ve zamanı gelince yok olacaktır. O ne subjektif ide (ferdin hayali) ve ne de objektif ide(insandan önce mevcut olan ideler alemi) değildir. İnsan beyninin icat ettiği bir varlık olmadığı gibi, insandan evvel ve ondan müstakil olarak vardır. Alem-kainat ayan ve arazdır. 2.BÖLÜM: İslam'da Bilgi Telakkisi: Yaratıklar için ilmin kaynakları hiss-i selim, akıl, doğru haberdir. A) Akıl ile ilk bakışta hasıl olan bilgi zaruri bilgidir. Bir şeyin tamamının parçasından büyük olduğunu bilmek gibi. İstidlalen sabit olan ilim iktisabidir. Akıl, islam alimlerine göre bir nurdur. Bazılarına göre ise bir kuvvedir. mahalli için ise, bazıları dimağda, bazıları kalpte demişlerdir. Hz Ali'nin görüşü (yeri kalptir, ziyası ise dimağdır.) şeklindedir. Doğrusu da budur. B) Aklın güzeli ve çirkini bilip bilemeyeceği ise çok tartışmalara sebep olmuş, akaid ilminin mühim meselelerindendir. Mutezileye göre;. -İyilik ve kötülüğe hakim olan akıldır. Bunun için nakle yani, kitap ve sünnet gibi dini delillere ihtiyaç yoktur. -Dini deliller farz veya haram olan şeyleri bildirmeseler bile akıl ile bunlara hükmedilebilir. -Aklın idrak edemediği, hakkında iyi veya kötü hükmü veremediği konularda, dini delillerin hüküm vermesi kabul edilemez. Ahirette Allah (cc)'nın görülmesi gibi. -Mutezile günah veya küfür gibi şeylerin Allah'a izafesi caiz değildir, çirkindir. -Mutezile' ye göre akıllı olan kim olursa olsun iman etmesi farzdır. EŞARİLERE GÖRE; Eşyanın farz veya haram kılınmasının mucip sebebi sadece şer'i delillerdir, akıl değildir. Eşyanın Güzel, veya kötü olduğunu dinin delilleri ile bilinir. Bir kavme peygamber gönderilmeden azap edilmeyecektir. MATURİDİLERİN GÖRÛŞÜ; Akıl iyi-kötü, haram-helali bilmek için vasıtadır: Eşyayı güzel-çirkin, fiilleri farz veya haram kılan Allah’tır akıl olmadan dinin emirleri anlaşılamaz. Allah'ı bilme hususunda akıl muteberdir. Akıllı küçük bir çocuk, sadece aklı sebebiyle dinin emir ve yasaklarına uymak zorunda değildir. Aynı çocuk İslam' a veya küfre inansa, bu inancı muteber ve sahih olur. Akıl ile nakil çatıştığında akıl esas alınır, nakil tevil olunur sözü nakil müteşabihat-ı zanniyeden olduğu zamandır aksi halde, akıl, nakil üzerine tercih edilemez. C) Tevatürün şartları üçtür; sağlam bir hisse dayanmak, nakledenlerin arasında ittifak bulunması, kat'i naslara aykırı olmamasıdır. Bu şartlar muvazenesinde yalan üzerine ittifaklan düşünülmeyen bir topluluğun naklettiği haber bilgi kaynaklarındandır. D)İslam'a göre ilham bir şeyin sıhhatinin bilme sebeplerinden değildir Mutasavvıflar, ve Rafiziler ilhamı bir ilim kaynağı kabul ederler. |
|||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|