| Sık Kullanılanlar Listesine Ekle Salı 02-Aralık-2008 23:16:01 (Sözlük 1.700.000 İngilizce ve Türkçe terim içermektedir.) |
| Su Kirlenmesi |
| Çarşamba, 28 Kasım 2007 | |
|
Sayfa 8 toplam 8 8) Radyoaktif Kirleticiler Bazı sedimentlerde oldukça kuvvetli radyoaktif çekirdekler bulunabilir. Bu radyoaktif çekirdeklerin yaydığı ışınlar canlılar için çok zararlı hatta bazen öldürücüde olabilir. Çünkü sediment içindeki bu çekirdekler sindirim ve solunum sistemine geçer. Orada oldukça uzun süre kalır ve ışın yaymaya devam eder. Zararın derecesi radyoaktif çekirdeğin cinsine, miktarına, vücutta kalma süresine ve kana karışıp karışmadığına bağlı olarak yayılan ışınlar canlı dokularına büyük zararlar verirler. Her radyoaktif çekirdeğin kendine özgü bir ışın yayma hızı vardır. Bu hız genellikle çekirdeğin yarılanma ömrü ile ifade edilir. Bu yarılanma ömrü birkaç saniye olabildiği gibi birkaç yıl da olabilir. Yarılanma ömrü çok uzun olan çekirdekler çevrelerine çok fazla zarar vermezler. Fakat yarılanma ömrü orta uzunlukta olanlar (20-30 yıl gibi) çevreleri için çok zararlıdırlar. Yarılanma ömrü çok kısa olan çekirdeklerin zararı da yarılanma ömrü orta uzunlukta olanlara oranla azdır. Bazı radyoaktif çekirdekler yer kabuğunda doğal olarak bulunurlar. Bazıları da yapaydır. Bugün üzerinde en çok durulan ve yer kabuğunda bulunan radyoaktif madde uranyumdur. Bunun sebebi uranyum eldesinin zor olması ve değişik yerlerde kullanılmasıdır. Uranyum eldesi ve sebep olduğu çevre kirlenmeleri özet olarak aşağıdaki gibidir. Uranyumun Elde Edilmesi Uranyum çeperleri genellikle %0.1-0.2 U2O3 ihtiva ederler. Dolayısıyla kullanılabilecek kadar uranyum elde etmek için tonlarca uranyum cevherinin işlenmesi gereklidir. Bunun için uranyum cevheri önce çok ince öğütülür. Daha sonra asit ile alkali işlemlere tutulur. Bu şekilde çözeltiye alınan uranyum bileşiği çöktürme ekstraksiyon iyon değiştirme kromotografisi gibi metotlarla saflaştırılır. Çözeltiye alındıktan sonra geriye uranyumu alınmış çok ince dağılmış yüzlerce ton uranyum atığı kalır. Bu da çevre açısından tehtid unsurudur. Çünkü bu atıkların içerisinde hem uranyum hem de uranyumdan türeyen diğer radyoaktif maddeler bulunur. Bunlardan iki tanesi Toryum(Th 230) ve Radyum (226) dur. Birincisinin yarılanma ömrü 80 yıl ikincisinin 1600 yıldır. Bunlar yağmur sularıyla sürüklenerek ve çözünerek içme suyu barajlarına kadar gelir. Hem Toryum hem de Radyum kimyasal özellikleri bakımından Ca'a benzer. Bu metallerle kirlenmiş sular içildiğinde bunlar kemiklerde toplanır. Böylece radyoaktif madde içeren atıkların etkileri azaltılmak için üzeri yeşillendirilerek bitki örtüsü ile kaplanarak etkisi azaltılır. Bu radyoaktif maddeleri yok etmez kafat çevreye yayılmasını önler. Nükleer bombalar Radyoaktif çekirdeklerin kullanıldığı bir başka yerde nükleer bombaların yapımıdır. Böyle bir bomba yer yüzünde patladığı zaman kullanılan radyoaktif çekirdeğin dışında yeni bir çok radyoaktif maddeler meydana gelir ve atmosfere yayılır. Bunlar atmosferde dolaşmaları esnasında disperse olmakla daha küçük radyoaktif partiküller haline dönüşmekle ve böylece daha da tehlikeli hale gelmektedir. Dispersiyon sonucu atmosfere yayılan radyoaktif partiküller zamanla yeryüzüne döner ki bunlara fallout da denir. Yeryüzüne dönen bu partiküllerde çeşitli yollarla insana ulaşır ve kana karışırlar. Bunlardan en tehlikelisi Stronsiyum 90'dır. Cs 137'dir. Birincisinin yarılanma ömrü 28 diğerinin 30 yıldır. Stronsiyum 90 kimyasal özellikleri bakımından kalsiyuma benzer dolayısıyla kemiklerde ve dişlerde birikir. Kemiklerde biriken Stronsiyum kansızlığa ve kan hastalıklarına sebep olur. Bilindiği gibi kan hücreleri kemik iliklerinde üretilirler. Sezyum 137'nin kimyasal özellikleride potasyumunkine benzer. Bilindiği gibi potasyum hücrelerde bulunur. Sezyum 137 insan vücuduna yediği etle, içtiği sütle, çayla ve yapraklı sebzelerle geçer. Bunun sonucu olarak ta insanın özellikle adalelerine yerleşir ve halsizlik meydan gelir.
Favori olarak işaretleyin
Bookmark
Bunu e-posta ile gönder
Yorumlar (0)
![]() Yorum yaz
|
| < Önceki |
|---|