Türkçe Bilgi

(Sözlük 648.124 İngilizce ve Türkçe terim içermektedir.)
Cuma 25-Temmuz-2008 10:49:41
Bulunduğunuz Sayfa: Anasayfa arrow Kim Kimdir? arrow M arrow Mehmet Uygun (1934 - 2006)
Mehmet Uygun (1934 - 2006)
Pazartesi, 31 Temmuz 2006

Yazının Diğer Sayfaları
Mehmet Uygun (1934 - 2006)
Sayfa 2
Sayfa 3
Sayfa 4
Sayfa 5
Sayfa 6


Yargıtay eski Başkanı Mehmet Uygun, geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi. “Hakimler, vicdanlarıyla cüzdanları arasına sıkıştırılmamalıdır” sözleriyle büyük yankı uyandırmış olan Uygun için 19 Temmuz 2006 günü Yargıtay’da bir tören düzenlendi.

Gaziantep’te 1934 yılında doğan Uygun, Gaziantep Hakim Adayı olarak mesleğe başladı. Sırasıyla; Uludere Cumhuriyet Savcılığı, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Asistanlığı, Oğuzeli Hakimliği, Gaziantep Ağır Ceza Mahkemesi Üyeliği ve Gaziantep Ceza Hakimliği ile Gaziantep Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı görevlerinde bulundu.

1979’da Yargıtay Üyeliğine seçilerek Dokuzuncu Ceza Dairesi Üyeliği görevinde bulunan Uygun, 1986’da Yargıtay Birinci Başkanvekilliğine, 1997’de de Yargıtay Birinci Başkanlığına seçildi.

1998-1999 adli yıl açılışında yaptığı konuşmada, hakimlerin durumuyla ilgili sözleri büyük yankı uyandıran Uygun, 01 Temmuz 1999’da yaş sınırı nedeniyle emekliye ayrılmıştı.


 

1997-1998 ADALET YILI AÇIŞ KONUŞMASI
Mehmet UYGUN – Yargıtay Birinci Başkanı

Onur günümüzü şereflendiren sizleri saygıyla selamlıyorum. Yüce ve kutsal çatımıza hoşgeldiniz... Ülkemizin ve ulusumuzun; aydınlık yarınlar için tüm yetkili ve görevlilerden, herkesten, haklı beklentilerinin olduğu bir dönemde 1997-1998 adli yılını açıyorum. Yargımızın bu beklentilerden üzerine düşenleri, şaşmaz ilkelerimizden ödün vermeksizin yerine getirme çabasında olduğunu, namusla teyit edilmiş bir taahhüt olarak yüce ulusumuza ilan ve tekrar ediyorum.Yeni bir adli yıla girerken; emeklilik nedeni ile aramızdan ayrılan meslektaşlarımıza, ulusum ve mesleğim adına esenlik dileklerimizi ve sonsuz minnetlerimizi sunuyorum. Ebediyyen kaybettiğimiz bütün meslektaşlarımızın aziz ve temiz ruhlarını şad ediyor, manevi huzurlarında saygı ile eğiliyorum.

DÜNYAMIZ Büyük acılarla dolu 2. Dünya Savaşı geçeli yarım asır olmasına karşın; insanlık hala ne tam anlamıyla yaşanılır güzelim bir dünyaya, ne de insanca yaşamın tüm beklentilerine ulaşmış değildir. çünkü; insan hakları ve özgürlükler konusu dünyanın gündeminde oldukça ağırlıklı olarak sorun olmaya devam etmektedir. Bu sorunlardan; savaşa, teröre, korkuya ve benzeri her türlü girişimlere insanlık adına DUR!... denilmelidir. Bunlara karşı bütün devletlerce yansız ve etkin ortak bir tavır konulmazsa, insanlık için yüz akı olmayan olayların süregittiği yılların tanıkları ve bahtsız yaşayanları olmaktan kurtulamıyacağız. Barış içinde birarada yaşama konusuna uluslararası kuruluşların gösterdiği çaba ve tutum saygıya değerdir. Ancak, insan hakları ihlallerine karşı önlem alınırken bazan hiçbir ciddi girişimde bulu nulmadığı, çok geç ve yetersiz kalındığı Bosna Hersek faciasında olduğu gibi sık sık görülmektedir. Buna karşın, Körfez Krizi'nde gözlendiği gibi, çok sert tepkilere başvurulduğu da bir ger çektir. İşte bu çifte standarttır. Dileğimiz; 21. Yüzyıl, tüm insanlar için; utancın olmadığı, hakkın ve adaletin gerçekleştiği, insan değerinin bilindiği, maddi ve manevi esenliklerin yaşanarak kucaklandığı bir

yüzyıl olsun. Türk Ulusu da böyle bir insanlık ailesinin, vazgeçilmez eşitlikleri ve paylaşımları olan bir bireyi durumunda bulunsun. Böylece yüce Atatürk'ün "Yurtta Barış, Cihanda Barış" biçiminde ifade ettikleri insanlığın özlemi gerçekleşip yaşama geçsin.

DEMOKRASİ VE HUKUK DEVLETİ
Demokratik hukuk devleti; bağlayıcı hukuk kuralları, erkler ayrılığı, yasal güvenceli hak ve özgürlükler, kesin yargı denetimi gibi nitelikleri olan bir devlet biçimidir. Yoğun çabalar ve acı kayıplar karşılığı kazanılan bu ilkeler, korunup geliştirilmelidir. Bu ; insanlığın kendi geçmiş ve geleceğine olan saygısının gereğidir...




 
< Önceki   Sonraki >

 ADnet Reklamları Siz de reklam verin